TEST
SEMT KOCAELİ

VİDEO GALERİ Tüm Galeriler

  • Gözaltına alınan 7 kişi adliyede
  • Kocaeli Özel Harekatçılar Afrin'e Dualarla Uğurlandı
  • Hdp'li yöneticiler adliyeye sevk edildi
Gözaltına alınan 7 kişi adliyede

Gözaltına alınan 7 kişi adliyede

  • "RTÜK'ÜN BİR AN ÖNCE BU DİZİYİ KALDIRARAK BU TARTIŞMANIN UZAMAMASINI DİLİYORUM"
  • ASLANLA AYNININ MÜTHİŞ KAVGASI
  • MAYMUN İLE DOVUZ AVLAYAN YERLİ KABİLE
"RTÜK'ÜN BİR AN ÖNCE BU DİZİYİ KALDIRARAK BU TARTIŞMANIN UZAMAMASINI DİLİYORUM"

"RTÜK'ÜN BİR AN ÖNCE BU DİZİYİ KALDIRARAK BU TARTIŞMANIN UZAMAMASINI DİLİYORUM"

  • Çok sağlıklı ve çok pahalı
Çok sağlıklı ve çok pahalı

Çok sağlıklı ve çok pahalı

  • Haber Videoları
  • Magazin
  • Sağlık
İhbar hattı
Radyo Çağdaş
1 Sayfa
12 Sayfa
FAZİLE ÖZKURT
FAZİLE ÖZKURT

HENÜZ DEĞİL

11 Şubat 2018 Saat: 14:54

Yaşlı kadın, bir antika dükkânından aldığı yüzyıllık fincanı özenle salon vitrinine yerleştirdi. Fincanın biçimi, üzerindeki işlemeler, renkler onun bir sanat eseri olduğunu söylüyordu. Ödediği fiyatı hatırladı; hayır, hiç de pahalıya almamıştı.

Hayranlıkla fincanı seyretmeye devam etti. Derken, birden fincan dile geldi ve kadına “Bana hayranlıkla baktığının farkındayım. Ama bilmelisin ki, ben hep böyle değildim. Yaşadığım sıkıntılar beni bu hale getirdi. Yaşlı kadın şimdi hayret içindedir. Önündeki kahve fincanı konuşuyordu…!

Kekeleyerek: "Nasıl? Anlayamadım?" diyebildi yaşlı kadın. “Demek istiyorum ki, ben bir zamanlar çamurdan ibarettim ve bir sanatkâr geldi. Beni eline aldı, ezdi, dövdü, yoğurdu. Çektiğim sıkıntılara dayanamayıp "Yeter! Lütfen dur artık!" diye bağırmak zorunda kaldım. Ama usta sadece gülümsedi ve; "Daha değil!" diye cevapladı beni.

"Sonra beni alıp bir tahtanın üzerine koydu. Burada döndüm, döndüm, döndüm. Döndükçe başım da döndü. Sonunda yine haykırdım: "Lütfen beni bu şeyin üzerinden kurtar. Artık dönmek istemiyorum!" Ama usta bana bakıp gülümsüyordu "Henüz değil!"    

"Derken beni aldı ve fırına koydu. Kapıyı kapayıp ısıyı arttırdı. Onu şimdi fırının penceresinden görebiliyordum. Fırın gitgide ısınıyordu. Aklımdan şöyle geçiyordu: Beni yakarak öldürecek" Fırının duvarlarına vurmaya başladım. Bir taraftan da bağırıyordum: "Usta usta! Lütfen izin ver buradan çıkayım!" …"Pencereden onun yüzünü görebiliyordum. Hala gülümsüyor ve "Daha değil!" diyordu.

"Bir saat kadar sonra, fırını açtı ve beni çıkardı. Şimdi rahat nefes alabiliyordum, fırının yakıcı sıcaklığından kurtulmuştum. Beni masanın üstüne koydu ve biraz boyayla bir fırça getirdi. "Boyalı fırçayla bana hafif hafif dokunmaya başladı. Fırça her tarafımda geziniyor ve bu arada ben gıdıklanıyordum.  "Lütfen usta! Yapma, gıdıklanıyorum!" dedim. Onun cevabı ise aynıydı: "Henüz değil!"

"Sonra beni nazikçe tutup yine fırına doğru yürümeye başladı. Korkudan ölecektim. "Hayır! Beni yine fırına sokma, lütfeeen!" diye bağırdım. Fırını açıp beni içeri iteleyip kapağı kapattı. Isıyı bir öncekinin iki katına çıkardı. "Bu sefer beni gerçekten yakıp kavuracak!" diye düşündüm. Pencereden bakıp ona yine yalvardım, ama o yine "Daha değil!" diyordu.

Ancak bu defa ustanın yanaklarından bir damla gözyaşının yuvarlandığını gördüm.Tam son nefesimi vermek üzere olduğumu düşünüyordum ki, kapak açıldı ve ustanın nazik eli beni çekip dışarı çıkardı. Derin bir nefes aldım, hasret kaldığım serinliğe kavuşmuştum. Beni yüksekçe bir rafa koydu ve usta şöyle dedi  "Şimdi tam istediğim gibi oldun. Kendine bir bakmak ister misin?" Ona "Evet" dedim.

       Bir ayna getirip önüme koydu. Gördüğüme inanamıyordum. Aynaya tekrar tekrar baktım ve "Bu ben değilim. Ben sadece bir çamur parçasıydım."Evet bu sensin!" dedi usta. Senin acı ve sıkıntı diye gördüğün şeyler sayesinde böyle mükemmel bir fincan haline geldin. Eğer seni bir çamur parçası iken üzerinde çalışmasaydım, kuruyup gidecektin. Döner tezgahın üstüne koymasaydım, ufalanıp toz olacaktın. Sıcak fırına sokmasaydım, çatlayacaktın        Boyamasaydım, hayatında renk olmayacaktıAma sana asıl güç ve kuvveti veren ikinci fırın oldu. Şimdi arzu ettiğim her şey var üzerinde." Ve ben kahve fincanı, şu sözlerin ağzımdan çıktığını hayretle fark ettim:

"Ustam! Sana güvenmediğim için beni affet! Bana zarar vereceğini düşündüm. Beni benden fazla sevip iyilik yapacağını fark edemedim. Bakışım kısaydı, ama şimdi beni harika bir sanat eseri yaptığını görüyorum. Benim sıkıntı ve acı diye gördüğüm şeyleri bana verdiğin için teşekkür ederim. Teşekkür ederim."

USTA FİNCANI, YARATICI İNSANI ŞEKİLLENDİRİR..

Yeter ki acıdaki hikmeti görelim. Önemli olan, kahrın da hoş, lütfun da hoş demesini öğrenmek...

 

SAYGILARIMLA

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Çağdaş Kocaeli Gazetesi | Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

ÜLKEYİ SEVMEK 14 Şubat 2018 Saat: 15:33

O KAYIK HER ZAMAN BOŞTUR.. 7 Şubat 2018 Saat: 16:06

ADALETLİ OLMAK 31 Ocak 2018 Saat: 17:54

AZ VE ÖZ 28 Ocak 2018 Saat: 14:07

Tüm Yazıları