KOCAELİ Hava Durumu

KOCAELİ KOCAELİ
Temizlik

VİDEO GALERİ Tüm Galeriler

  • Bisiklet hırsızı kameralara yakalandı
  • Komşuda feci yangın: 3 çocuk can verdi
  • Tepetarla'da otomobil bariyerlere ok gibi saplandı
Bisiklet hırsızı kameralara yakalandı

Bisiklet hırsızı kameralara yakalandı

  • "RTÜK'ÜN BİR AN ÖNCE BU DİZİYİ KALDIRARAK BU TARTIŞMANIN UZAMAMASINI DİLİYORUM"
  • ASLANLA AYNININ MÜTHİŞ KAVGASI
  • MAYMUN İLE DOVUZ AVLAYAN YERLİ KABİLE
"RTÜK'ÜN BİR AN ÖNCE BU DİZİYİ KALDIRARAK BU TARTIŞMANIN UZAMAMASINI DİLİYORUM"

"RTÜK'ÜN BİR AN ÖNCE BU DİZİYİ KALDIRARAK BU TARTIŞMANIN UZAMAMASINI DİLİYORUM"

  • Çok sağlıklı ve çok pahalı
Çok sağlıklı ve çok pahalı

Çok sağlıklı ve çok pahalı

  • Haber Videoları
  • Magazin
  • Sağlık
Dükkan ilanı Taşdemir İnşaat
İhbar hattı
Radyo Çağdaş
1 Sayfa
12 Sayfa

Röportaj

‘AK Parti masayı devirmekle hata etti’

Yazar Mehmet Tıraş, “Kürt sorununun çözülmeden iç barışın sağlanamayacağını belirterek çözüm süreci masasını deviren Erdoğan’ın yaptığı doğruların bir anda yerle bir olduğunu söyledi

16 Ocak 2016 Saat: 12:17
‘AK Parti masayı devirmekle hata etti’
‘AK Parti masayı devirmekle hata etti’

1985 yılında yazarlıkla yolu kesişen işçi emeklisi Yazar Mehmet Tıraş ile ülke gündemini değerlendirdik. Yazarlık kimliğini nasıl kazandığından ülke sorunlarına dair birçok konuyu ele aldığımız Mehmet Tıraş, ülkede tam bir kaosun yaşandığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık değil diktatörlük istediğini ifade etti. Tıraş, Kürt sorununun çözülmeden iç barışın sağlanamayacağını belirterek çözüm süreci masasını deviren Erdoğan’ın yaptığı doğruların bir anda yerle bir olduğunu söyledi. Ayrıca hatırlatmakta fayda var, Mehmet Tıraş, 17 Ocak Pazar günü saat 14:00’da Ankara’da ATO Merkezi’nde gerçekleştirilecek TÜYAP Fuarı’nda imza gününe katılacak. Sokak kitapları standında okurlarını bekleyecek olan Tıraş ayrıca Nisan ayında İzmir kitap fuarında olacak.

6 KİTABA İMZA ATTI

Kendinizi biraz anlatır mısınız?

1956 Kırşehir doğumluyum. 1978 yılından beri İzmit’teyim. Petrol Ofisi’nden işçi emeklisiyim. 1985 yılından beri yazıyla iç içeyim. Piyasada 6 tane kitabım var. 5 yıldır internette yazıyorum. Çeşitli ulusal basında yorum yazıları yazdım. Evli ve iki çocuk babasıyım.

KİTAPLARIMI YAYINLAMADAN MEHMET ALTAN’A OKUTURUM

Yazarlık fikri nereden çıktı?

Yazar olmak için yola çıkmadım, yazarlık benim yoluma çıktı. Ben teorisini pratiğinden türeten biriyim. Diplomalı değil, alaylıyım. Böylece daha çok araştırıyorum. En çok etkilendiğim yazarlar Yaşar Kemal ve Maksim Gorki’dir. Yaşar Kemal’de benim gibi ikinci sınıfta bırakmış okulu. Gorki’nin de okula gittiği süre 3 aydır. Edebiyat ve sanatta okul çok öne çıkan bir şey değildir. Bu yetenekle alakalıdır. İyi bir yazar olmak iyi bir okur olmaktan geçiyor. Günde 5-6 saat okumazsanız yazar olamazsınız. İşinizi ciddi yaparsanız birileri mutlaka sizi bulacaktır. Para pul peşinde koşmayacaksınız. Kitaplarımı basmadan önce Mehmet Altan’a okutur öyle yayınlarım. 2003 yılında ilk kitabım olan ‘Küreselleşen Dünyada Özgür Birey Zengin Toplum’ kitabını çıkardım. Kitaplarıma aldığım olumlu ve olumsuz tepkiler var.

İÇ BARIŞ, KÜRT SORUNU ÇÖZÜLÜNCE SAĞLANIR

Geçtiğimiz yıl büyük bir kararlılıkla başlayan Kürt sorunu şimdilerle rafa kaldırıldı. Sizce bu sorun nasıl çözülür?

Türkiye’nin korkusunu yenmesinin tek bir yolu var. Gerçeklerle yüzleşmesi. Yani özgür Kürt hareketiyle masaya oturmak zorunda bunu başka türlü çözemez. Yoksa ülke çok ciddi anlamda çizgi anlamında bölünmez ama duygu anlamında ciddi bir kopuş var. Bunu ülkenin bürokrasisi de söylüyor. Zaten bu yöntemle çözmeniz mümkün değil. 2005’ten 2015’e kadar PKK ile görüştün. Oslo ile Dolmabahçe bildirisi senin ortak bildirindi. Öz yönetim açıklaması bildirinin devamıdır. Sen görüşünce PKK terör örgütü olmuyor da sen görüşmediğin zaman mı terör örgütü oluyor. Sen görüştüğün zaman zaten terör örgütü olmaktan çıkarmışsındır PKK’yı. Kürt sorununu çözmediğin zaman iç barışı sağlayamazsın.

TRT ERDOĞAN’IN PROPAGANDASINI YAPIYOR

Medyanın son dönemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Maalesef basın özgürlüğü kısıtlanıyor. Basının özgür olmadığı bir ülkede nasıl haber alacaksınız? Kendisi bir medya oluşturmuş. TRT’nin 15-16 kanalı 24 saat Tayyip Erdoğan’ın propagandasını yapıyor. Bu darbeler döneminde bile böyle olmamıştır. Darbecilerin bile bir hukuku vardı. En azından kanun devleti çerçevesinde hareket ediliyordu. Cumhuriyet tarihinde hiçbir hakim tutuklanmamıştır. Bu adar baskı ve şiddetin olduğu bir ülkede özgürlük olur mu? Biz yolsuzluğu rüşveti sandıkla mı ölçeceğiz. ‘Halk ban yüzde 49 oy verdi’ deyip yargılanmayacak mısın? Bunlar faşist uygulamalardır. Şimdi üç beş kişinin bir araya gelip yürüyüş yapması bu ülkede yasak oldu. Öyle bir topluluk görüldüğünde tomalarla saldırılıyor. Böyle bir ülkede yaşıyoruz.

HALK, İSTEDİĞİNİ DEĞİL ÖNÜNE KONULANI SEÇİYOR

AK Parti 1 Kasım seçimlerinden açık ara farkla birinci parti çıkarak başkanlık ve yeni anayasa için gerekli sayıda milletvekilini aldı. Bu

durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Halk aradığını değil de önüne konulanı seçiyor. 15-20 kanalla muhalif basının susturuyor. Kamu kuruluşlarına, devletin uçağına basını almıyorlar. AKP iktidarında bu zaman kadar 18 bin işçi katledildi. Bu ülkenin sendikalarından Türk İş ve Hak İş kongrelerinde Tayyip Erdoğan ayakta alkışlanıyor. Bir tanesi bunu protesto etmiyor. Roboski’den tutun Soma, Ankara katliamına kadar bunların hepsine yayın yasağı getirildi. Bu cinayetlerin üstü örtüleceği anlamına geliyor. Tahir Elçi faili devlette gizli bir cinayettir. Öldürüleceği kararlaştırılmıştı sadece tarihi belli değildi. Rus uçak krizinden sonra hem turizm hem de ticari anlamda sıkıntıya girdik. Bugün Sultan Ahmet’te bomba patlıyorsa siz bu ülkeye güvenli diyemezsiniz.

GSMH, 2 YILDA 90 MİLYAR DOLAR DÜŞTÜ

Ülkede yaşanan gelişmelere bakarak sizce ekonomi nasıl bir seyir izler?

Türkiye’nin ekonomisi ilk 20 içerisinde gösteriliyor ama bu vasfını bir yıl içerisinde kaybedebilir. Son iki yıl GSMH 80-90 milyar dolar düştü. Bölgeler arasında büyük bir gelir dağılımı eşitsizliği var. Bir Kocaelili bir Ağrılı’dan 12 kat daha iyi eğitim, sağlık vb. hizmetlerden yararlanıyor, daha iyi besleniyor. 20 markette yapılan araştırmada 17-18 marketin ballarının gerçek al olmadığı tespit edilmiş. Böyle bir ülkede insana değer verilmez.

Ülkedeki demokratikleşme çabaları karşısında ülkemizdeki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

HIRSIZ POLİSİ KOVALAR OLDU

Ülkenin demokratikleşmeyle ilgili bir sorunu var. Bu sorun demokratikleşmeye karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dayattığı başkanlık sistemi var. Bu ne Amerika ne de AB düzeyindedir. Tamamıyla tek adamlığa dayanıyor. Kendisi de bunu belirtiyor. Bu kapsamda medya, birey hak ve özgürlükleri ve hukuk özgürlüklerinin üzerinde durmak lazım. Bu ülkede hukuku savunmadan hiçbir şeyi çözemezsiniz. 17-25 Aralık Tayyip Erdoğan tarafından bu ülkeye yapılmış bir darbedir. Tayyip Erdoğan’ın, çocuklarının ve bakanları suçüstü yakalanmıştır. Hırsızın polisi kovaladığı bir dönem yaşıyoruz. Bu çağın gücü bilgiden geçiyor. Böyle bir çağda bireyi yok sayamazsınız. Artık sınırlar delindi.

BAŞKANLIK DEĞİL DİKTATÖRLÜK İSTİYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık sistemindeki duruşunu” nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir kere Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine sorulan hiçbir soruya ‘Bu benim ilgi alanım değil’ demiyor. Her şeyin muhatabı benim diyor. Kendini artık başkan görüyor. Yargı kararları muhalefete uygulandığı zaman ‘Yargının kararı yapabileceğimiz bir şey yok’ diyor. Kendisine uygulanacağı zaman ise ‘Bana darbe yapıyorlar’ diyor. Öyle bir süreci yaşıyoruz. Tek yetkili ben olacağım diyor. Bu başkanlıktan çok diktatörlüktür. Abdullah Gül bile ‘Böyle başkanlık olmaz’ diyerek karşı çıkıyor başkanlık sistemine. Bugün Cumhurbaşkanı’nın giderleri Sayıştay’ca kontrol edilmiyor. Türkiye darbeler döneminde bile böyle belirsizlikler yaşamadı. Ülkenin bu durumdan kurtulması toplumsal mücadeleye bağlı. Bunun için sandığa gidip seçilmiş insan olmak gerekmiyor.

MHP AK PARTİ’NİN CAN SİMİDİ

Siyasi gelişmeler içerisinde muhalefetin tavrı için neler söyleyeceksiniz?

HDP’nin Haziran’dan sonra siyaset yapılmasının önü açılsaydı durum çok farklı olabilirdi. Erdoğan ve PKK, HDP’nin siyaset yapmasına izin vermedi. HDP, 1 Kasım seçimlerinden sonra büyük bir sıkıntıya düştü. Zaten muhalefet olarak görev yapan bir tek HDP vardı. MHP siyaset yapmıyor. AK Parti’nin ve Erdoğan’ın can simidi, kurtarıcısı durumunda. CHP ise devlet refleksinden çıkamıyor. ‘Sosyal demokratım’ diyor. Mesela ana dilde eğitime karşı çıkıyor. Kürt sorununu çözmen için temel hak ve özgürlükleri kabul etmen lazım. CHP, devletçilik ile olaya bakıyor bireysel bakamıyor.

AK PARTİ DOĞRU BİR ADIM ATTI AMA…

7 Haziran’dan sonra karışan ülkede yaşanan savaş halini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tayyip Erdoğan 1 Kasım’dan Doğu’da savaş ilan etti. İlçeler abluka altında. İnsanlar cenazesini defnedemiyor, sokakta ölenleri morga kaldıramıyor. Siz bebek katili dediğiniz insana görüştüğünüz zaman akil insan diyordunuz. Bir öğretmenin ‘Çocuklar ölmesin’ diye terör propagandası yaptığını iddia ediyorsanız bu iki olaydan hangisinin doğru olduğunu anlatamazsınız topluma. AK Parti barış sürecini başlatmakla çok doğru yaptı. Bunlar yok sayılamaz. AK Parti, HDP’nin kendisini başkan seçtirmemesi konusunda izlediği politikayla 180 derece dönüş yapıp masayı devirerek savaş ilan etti. Ülkenin birinci sorununu terör olarak sunuyorlar ama öncelikli sorun terör değil. Türkiye, Ortadoğu’dan sonra Suriyeleşme tehlikesi ile karşı karşıya. Kürtlere karşı açtığı savaş var ülkede. İç barışı tehdit eden savaş komşuluk ilişkilerine kadar her şeyi bozdu. Demokraside yer alan güçlerin bu konuda görüş ayrılığı gözetmeksizin birlikte hareket etmesi gerekiyor. Yoksa bu ülkenin Güneydoğusunda süren savaşın bölgede sıkışıp kalması mümkün değil. Bu terör olaylarıyla daha genişleyip yayılabilir. Sultan Ahmet Meydanı’nda yaşanan olay da bunun işaretlerini veriyor. Bunun için bir an önce barış sürecine dönülmeli, diyaloğa girilmeli.

İLİMİZİN EN BÜYÜK SORUNU ULAŞIM VE HAVA KİRLİLİĞİ

İlimizde gördüğünüz başlıca sıkıntılar neler?

Kocaeli’de AK Parti’nin üstünlüğü var. Fakat Kocaeli’nin ciddi bir hava kirliliği ve ulaşım sıkıntısı var. Şehrin bir ucundan bir ucuna bir buçuk saatte gidilebiliyor. Merkez Bankası’ndan Belsa Plaza Otopark’ına 10 dakika gidiliyor. Toplu taşıma ayrı bir sıkıntı. Buna el atmaları lazım. Seçim dönemleri teleferikler yapıyorlar, tramvay yapıyorlar ama seçim dönemi bitince hiçbir şey yok. Muhalefet her yerde olduğu gibi burada da etkili olması lazım. Bizde de bir iktidar anlayışı var iktidar varsa muhalefeti pek ciddiye almıyoruz. n Ayşe AYDIN

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Periscope videolarının önüne reklam eklenecek

Periscope videolarının önüne reklam eklenecek

 

Çağdaş Kocaeli Gazetesi | Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız