ADS ÇAĞDAŞ
Hüseyin Ayaz

VİDEO GALERİ Tüm Galeriler

  • "Engelli ve Yaşlılarımız İçin Büyük Hizmetler Yaptık.
  • AGD’li öğrencilerden Kudüs tepkisi
  • "4 büyük belediyesinin borçlarının olması normaldir"
"Engelli ve Yaşlılarımız İçin Büyük Hizmetler Yaptık.

"Engelli ve Yaşlılarımız İçin Büyük Hizmetler Yaptık.

  • "RTÜK'ÜN BİR AN ÖNCE BU DİZİYİ KALDIRARAK BU TARTIŞMANIN UZAMAMASINI DİLİYORUM"
  • ASLANLA AYNININ MÜTHİŞ KAVGASI
  • MAYMUN İLE DOVUZ AVLAYAN YERLİ KABİLE
"RTÜK'ÜN BİR AN ÖNCE BU DİZİYİ KALDIRARAK BU TARTIŞMANIN UZAMAMASINI DİLİYORUM"

"RTÜK'ÜN BİR AN ÖNCE BU DİZİYİ KALDIRARAK BU TARTIŞMANIN UZAMAMASINI DİLİYORUM"

  • Çok sağlıklı ve çok pahalı
Çok sağlıklı ve çok pahalı

Çok sağlıklı ve çok pahalı

  • Haber Videoları
  • Magazin
  • Sağlık
İhbar hattı
Radyo Çağdaş
1 Sayfa
12 Sayfa

Röportaj

Dilovası'na iki farklı bakış

İlimizin çevre sorunlarını sırtlayan Dilovası ilçesiyle ilgili HDP Dilovası Eş Başkanı Kamuran Onay ve Dilovası EKOSDER eski başkanı Ercan Teker ile röportaj gerçekleştirdik

14 Eylül 2015 Saat: 09:32
Dilovası'na iki farklı bakış
Dilovası'na iki farklı bakış

Verilen ortak mesajda Dilovası’nda ilçeye rant gözüyle bakılması nedeniyle ilçe nüfusunun azaldığı kaydedildi
2008 yılında Gebze’den ayrılıp ilçe konumuna gelen ve kanser riskinin dünya ortalamasının üç katı olduğu Dilovası’nda çevre, yerleşme, hava, ulaşım ve diğer sorunları masaya yatırdığımız röportajımızda HDP Dilovası İlçe Eş Başkanı Kamuran Onay ve Dilovası EKOSDER eski Başkanı Ercan Teker ile ilçenin geçmişi ve geleceği hakkında konuştuk.
‘İLÇEYE RANT GÖZÜYLE BAKILIYOR’
Sanayisinden sonra çöp alanı ile ilgili eylemiyle ulusal basında da yer bulan Dilovası’nda özellikle ilçenin derelerine kimyasal atık bırakan fabrikalar, bölgenin havasını da zehirlerken nüfusunun da azalmasına yol açıyor. Dilovası EKOSDER eski Başkanı Ercan Teker, bugüne kadar insan sağlığını düşünerek kaldırılması gündeme dahi gelmeyen fabrikalardan çıkan katminyumun (demir tozu) köprünün çelik halatlarına zarar veresi sebebiyle kaldırılmasının söz konusu olduğunu belirtti. Teker, “Köprünün tek başına 50 bin insandan daha değerli olduğunu anlamış olduk” dedi. İlçedeki sorunlar hakkında görüşlerini aldığımız HDP Dilovası İlçe Eş Başkanı Kamuran Onay ise ilçedeki en büyük sorunun yetkililerin halkın sıkıntılarına ciddiyetsiz biçimde yaklaşması olduğunu ifade ederek ilçeye rant gözüyle bakıldığının altını çizdi. İşte bir çevreci ve politikacının gözünden Dilovası:
Dilovası EKOSDER eski Başkanı eski Ercan Teker:
AVRUPA İSTEMEDİĞİNİ BİZE GÖNDERDİ
Dilovası’nın sanayileşme sürecinden bahseder misiniz?
Özellikle 1970’li yıllardan sonra başlayan liberalleşme politikalarıyla birlikte Türkiye’nin sanayileşmesi gerçekleştirilmeye çalışıldı. Fakat bu sanayileşme yapılırken Avrupa ve gelişmiş ülkelerin kendi bölgelerinde istemediği kirlilik oranı yüksek, kar oranı düşük sanayiler Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere tasfiye edildi. O dönemki politikacılar da bunu sanayi hamlesi olarak halka anlattı. Dilovası lokasyon olarak üretime uygun. Deniz yoluna, kara yoluna yakın. Burada üretim yapmak pazarlama konusunda sanayiciye çok uygundu. Bu da çok çarpık bir biçimde yapıldı. OSB mevzuatına aykırı yapıldı.
TÜRKİYE’DE BİR İLK YAŞANDI
EKOSDER nasıl kuruldu, çalışmalarından bahseder misiniz?
Çarpık üretimle birlikte kirlilik oranı artmaya başladı. Oluşan kirlilikle birlikte kanser başta olmak üzere bronşit, astım gibi hastalıklarla artış gözlendi. 2005 yılında Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’nun yapmış olduğu araştırma sonucunda Dilovası’nda kanserden ölüm oranları dünya sağlık oranlarının 3 katı. Bu durum, toplumsal tepkileri beraberinde getirdi. Biz de bu tepkileri daha organize hale getirmek için 2005 yılında Dilovası Ekoloji ve Sağlık Derneği’ni kurduk. Halkı bilgilendirmek adına, toplantılar, yürüyüşler yaptık. 2006 yılında Dilovası’ndaki hava kirliliğini ölçmek adına meclis araştırma komisyonu kuruldu. Bu Türkiye’de bir ilkti. Bizler bu komisyona danışmanlık yaptık.
MİNAREYİ ÇALAN KILIFINI DA HAZIRLAMIŞTI
Dilovası’nda çevre ve hava kirliliği ile ilgili yapılan araştırmalar sonuç getirdi mi, yetkililer bu konuda ne düşünüyor?
Araştırmalar sonucunda Dilovası havasıyla suyuyla kirliliğe doymuş olduğu sonucu çıktı. Ayrıca Dilovası’na hiçbir şekilde yeni bir sanayi kuruluşu gelmemesi ve var olanların da rehabilite edilmesi gerekiyor. Bu raporla birlikte umutlandık. Ama boşuna umutlanmış göz boyamak adına bir takım çalışmalar yapıldı. Var olan sanayi kuruluşları rehabilite etmek bir yana 2006 yılında çöp depolama alanı kuruldu. Gebze ileri teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Mehmet Korkmaz’ın çöp alanı ile ilgili bir raporu vardı. Çöp depolama alnının yanlış bir yer olduğu, hava sirkülasyonuna açık bir yer olduğu, yer altı sularına yakın olduğunu söyledi. Bizler bu raporla Büyükşehir Belediye Başkanı ile görüştük. Başkan bize kesinlikle kokunun yayılmayacağını söyledi. Ama biz haklı çıktık. Özellikle 2007 yazı Dilovası’nın hayatını cehenneme çevirmiştir. O dönemde açtığımız bütün davaları kaybettik. Çünkü tüm yasal prosedürler yerine getirilmişti. Yani minareyi çalan kılıfını uydurmuştu.
HDP, BÜYÜK ÇABA SARFETTİ
Çöp alanıyla ilgili Ramazan ayında yaptığınız eylem sonrası ne gibi değişiklikler yaşandı?
Haziran ayında HDP’nin öncülüğünde Dİlovası’ndaki STK’ların da desteğiyle uzun vadeli bir eylem gerçekleştirdik. Eylem sürecinde ve aldığımız artı sonuçlar itibariyle gerçekten HDP Dilovası İlçe Örgütü’nün büyük katkısı oldu. Çöp alanının önünde çadır kuruldu, çöp araçlarının içeriye girmesine izin verilmedi. Taleplerimiz ciddi anlamda kabul edildi. İlk defa somut anlamda bir başarı elde edildi. En büyük kazancımız da yeni bir lod alanının açılmaması oldu. Bu konuda HDP ilçe örgütünün ciddi bir özverisi, katkısı oldu. Geceli gündüzlü yöneticiler ve halk orda nöbet tuttu ve 3 günlük eyle sonunda çöp alanının genişletilmesi durduruldu. 2016 yılı sonunda da çöp alanının tamamen kaldırılacağı sözü yetkililer tarafından verildi.
BÜYÜKŞEHİR MASRAFTAN KAÇINIYOR, BİZ KOKUDA BOĞULUYORUZ
Dilovası halkı çöp alanındaki kokuya artık tahammül edemiyor. Haziran ayındaki eylemde de bu sonuç kendisini iyiden iyiye gösterdi. Peki yetkililer, kokunun giderilmesi adına neler yapıyor?
Çöpler depolama alanında biriktiği zaman alt kısımda da su birikiyor ve o su havuza aktarılıyor. Bu havuzun sütü açık bunların ivedilikle tahliye edilmesi gerekiyor. Ama Büyükşehir Belediyesi çoğu zaman maliyete katlanmamak adına suyu en üst seviyeye kadar biriktirip tahliye etme yoluna gidiyor. Başkanı eylemden sonra ziyaret ettik önerilerimizin yavaş yavaş faaliyete geçtiğini görüyoruz. Şuanda havuzun etrafının kapatılması ile ilgili çalışma var. Eğer çalışma tamamlanırsa koku mutlak surette giderilmiş olacak. Çöp alanının tamamen ortada kaldırılması 2016 yılının sonunda gerçekleşecek.
KÖMÜRCÜLER OSB’DEN KURTULABİLME ŞANSIMIZ VAR
Dilovası halkının büyük derecede rahatsız olduğu Kömürcüler OSB ile ilgili son durum nedir, anlatır mısınız?
Dilovası’nın bir başka sorunu da Kömürcüler OSB. Bu OSB’nin kuruluşu aşmasında da birçok eylem yaptık. İdare mahkemesine açtığımız dava reddedilince biz konuyu bölge mahkemesin taşıdık. En son olarak biz bunu Danıştay’a temyize götürdük ve nihayet dava temyiz edildi. Bir umut doğdu. Hukuki süreç tekrar başlayacak ve sonunda umuyoruz ki Kömürcüler OSB’nin iptali söz konusu olacak. Dilovası halkı da büyük bir beladan kurtulmuş olacak.
KÖPRÜ 50 BİN İNSANDAN DAHA DEĞERLİ
Dilovası’na büyük hareketlilik kazandıracak olan Körfez Geçiş Köprüsü ile son durum nedir? Köprü, bölge halkını ve fabrikaları nasıl etkileyecek?
Körfez Geçiş Projesi 3 Milyar 500 Milyon Dolarlık bir maliyetle yapılıyor. Köprünün altında bulunan fabrikalardan çıkan katminyumun (demir tozu) köprüyü tutan çelik halatlara zarar verdiğine dair Japon bilim adamlarının araştırması var. Köprünün dibindeki hattanelerin(demir cirolarının yüksek ateşte eritilerek demire dönüşmesi) ve fabrikaları kısa sürede taşıyabilirler. Köprünün zarar görmemesi için o çanağın sanayiden ayrılması söz konusu. Böylece köprünün tek başına 50 Bin insandan daha değerli olduğunu anlamış olduk. Taşınan fabrikaların yerine de lojistik depolama alanı yapılacak. Gelecek 10 yıl için bu planlanıyor. Orada 197 fabrika bulunuyor. Bunlardan 33’ünde kirlilik oranı çok fazla.
DENETİMDEN İŞÇİNİN BİLE HABERİ VAR
Ulusal ve yerel basında çıkan Dilovası’ndaki kanser oranı ve riski ile ilgili neler söyleyeceksiniz?
HDP Dilovası İlçe Eş Başkanı Kamuran Onay:
Dilovası’nda büyük bir kanser oranının olduğu açık. Kimyasal atıkları, kimyasalın etkileri zamanla insan vücudunda kendini gösteriyor. Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu Hoca diyor ki anne sütünde kanser teşhis edilmiştir. Bütün fabrikaları silip atalım götürelim değil de sanayi ile insanlar arasında bir örgü kurulabilir. Yeterli oksijen alanları oluşturulabilir. Fabrikaların zehirli atıkları yerinde tespit edilebilir. İllaki sanayi yapılacak diye her şey yok edilecek anlamına gelmiyor. Sağlık Bakanlığı’ndan denetçiler gelmeden önce bırakın fabrika müdürünü fabrikada çalışan işçilerin bile haberi oluyor. Özellikle Dilovası’nda belediyelerin fabrika üzerinde zerre kadar etkileri yok. Hatta kapıdan içeri almıyorlar. Çünkü belediye başkanları sanayicileri böyle alıştırıyor. ‘Bir şey yapacağız bize para verin’ dediklerinde alıyorlar o parayı. Ama bir şey de yapmıyorlar. Sanayici onun karşılığında bir şey alıyor. Aldıkları şey de bu halkın sağlığı.
CİDDİYETSİZ VE LAKAYİT ANLAYIŞ
İlçedeki sıkıntılardan birkaç örnek verir misiniz, bu sıkıntıları çözme noktasında belediye yetkililerinin rolü nedir?
İlçemizdeki önemli sıkıntılardan biri de Dilderesi’ne bırakılan kimyasallar. Dereden resmen kimyasal akıyor. Geçmiş dönem belediye başkanlarından biri ‘Biz orada balık tutacağız’ demişti. Ama ne balığı ne de kendisini görmedik. Meseleye ciddiyetsiz ve lakayit yaklaşıyorlar. Dilovası sahipsiz bırakılmış, nasıl olsa hesap soran kimse yok. Belediye zaten halktan değil, sistemden yana. Geçmiş bir belediye başkanı var şuanda kendisi milletvekili aday adayı olmuş. ‘Bizim görevimiz sanayicinin yolunu yapmak’ diye ibretlik bir açıklaması var. Sanayici zaten kendi yolunu yapıyor, sizin göreviniz halkın yolunu yapmak. Sanayici yerel belediyeden ciddi manada güç ve destek alıyor. Çok rahatlıkla çevreyi kirletiyorlar. Hiç umurlarında bile değil.
İLÇEYE RANT GÖZÜYLE BAKILIYOR
İlçedeki diğer sıkıntılar neler, sanayisi gittikçe güçlenen Dilovası’nda nüfus hangi seviyede?
İlçede büyük bir tapu sıkıntısı var. İnsanlar belediyeye emlak vergisi ödüyor ama tapuları yok. Yarın öbür gün burası sizin değil dediklerinde seslerini çıkaramayacaklar. 2B arazileri çetelerin elinde olan arazilerdir. Bu çetelerin içinde belediye çalışanları ve belediye başkanının kendisi de var. İnsanlara tapuları verilmediği için kendilerini buranın sahibi görmüyor. Sahibi görmedikleri için mücadele de etmiyorlar. Halk, ‘Buraları satarız’ diye tehdit ediliyor. Kocaeli’nin diğer ilçelerine bakın hepsi göç alıyor ama Dilovası gittikçe küçülüyor. Vatandaşın yüzde 90’ı buradan gitmek istiyor. Sahilleri olan bir ilçe ama insanlar piknik bile yapamıyor. Şuanda Adatepe Mahallesi’nde ağaç katliamı belediye yasal olarak bizim yapabileceğimiz bir şey yok deniliyor. Ağaçlar katledilip fabrika yapılacak. 158 hane var orada. Toplamda 200-300 oy oranı olduğu için çok da dikkate alınmıyor. Doğru düzgün servis aracı verilmiyor. İnsanlar fabrikalardan yürüyerek geliyor, pazarlarını dahi yapacak servis araçları yok. Diğer mahallelerde 7-8 bin oy varken Adatepe ile uğraşmıyorlar. Çünkü her şeye çıkar, rant ilişkisi olarak bakıyorlar.
ÖLÜMLERİ DURDURALIM
Son günlerde artan terör olayları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Can kayıpları olduğu zaman siyaseten söylenecek bir şey kalmıyor. Bu vicdan sahibi siyasetçiler için geçerli. Bazı siyasetçiler hiçbir şey yaşanmamış gibi maç seyredebiliyor. Biz seçimlerde Türkiye halklarına giderken barış gelecek dedik. Tam da barış iklime girmişken bir anda çatışmanın çıkması hiç kimsenin tasvip ettiği bir durum değil. Birbirimizi suçlamak yerine bir an önce bunu durdurmayı tartışmak gerekiyor. Kalkıp HDP’li binaları yakara, HDP’yi suçlu göstererek, HDP’lilerin konuştuklarını çarpıtarak değil çözüm sürecini başlatanlarla özeleştiriyi yapmalıyız. 80 darbesine karşı ayakta durmuş bir halk, saray darbesine karşı da ayakta durabilmeli, oyuna gelmemelidir. Vicdan sahibi medya basın etiğini uygulamalı. Muhabirler bölgede her şeyi açıkça görüyor ama servis ederken o gerçeğin tam karşıtlığı yayınlanıyor.
SÜRECİ ANCAK HALK BİTİRİR
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çözüm sürecini bitirmesinin artan olaylarla alakası olduğunu düşünüyor musunuz?
Bugün Ortadoğu’da, uluslar arası platformda Kürt sorunu tartışılırken Kürt sorunu yoktur demek inkardır. İnkardan sonra da imha politikası gelir. İşte Cizre’de yaşanan da tam da budur. Bu süreç halkın ise kafanıza göre ‘Bu süreci bitirdim, buzdolabına attım’ diyemezsiniz. Sanki herkes Erdoğan’ın ağzından çıkan sözlere biat edecek. 35 yıldır bu ülkede savaş var, ölen insanlar var. ‘Ben istemeden bu çözüm olmaz’ demek doğru değil. Buna karar vermesi gereken toplumun kendisidir. Kapanması zor yaralar açılıyor. Önümüzde bir seçim var. Yaşanan savaşın, olumsuzlukların temelinde yatan gerçek neden seçim ve iktidar olmak. 7 Haziran genel seçimlerinde AKP Dilovası’nda ciddi bir oy kaybı yaşadı. Aramızda 0.6 puanlık bir fark oluştu. AKP bunu kapatmaya çalışıyor. Çöp eylemini HDP’li olduğumuz için yapmadık.
ÖLÜMLERİ KOL KOLA PROTESTO EDELİM
Terör olaylarından sorumlu tutulan HDP’nin parti binaları yakılıyor, 1 Kasım seçimlerine yaklaşırken böyle bir ortamda neler söylemek istersiniz?
70 yaşında bir insan esmerdir, Kürttür diye linç ediliyor. 2015’in sonundayız. Hala buzdolabında bekletilen cenazeler, sokağa çıkma yasakları var. Ülke kamuoyu sadece polis ve asker ölümlerinde oluşmamalı. Cizre’de ölen 35 günlük bebek, Alanya’da Konya’da, Kocaeli’de yakılmak istenen HDP binaları için de oluşturulmalı. Ne Kürtler ne Türkler insanların öldüğü bu savaştan kazanım elde edemez. Umarım hepimiz amasız, ancaksız taşın altına elimizi sokarız. Şuanda 126 noktada parti binamız saldırılar var. Vatanseverlik böyle olmaz. En büyük ihtiyacımız karşılıklı sağduyudur. Bugün insanlar ölüyor ama meclisi tatildeyse meclis görevini yapmıyor demektir. O zaman halk görevini yapmalıdır. Barış AKP’nin, CHP’nin MHP’nin ve HDP’nin durumuna ruh haline bakılarak yapılacak bir şey değil. Barış onların iki dudağı arasında çıkacak bir şey değil. Evet halk sokağa çıkmalı ama HDP binalarını yakmamalı. Bu savaşı çıkartanları sorumlu tutmalı. Hiçbirimizin bu ölümlerden memnun olduğu yok. Sokağa kol kola çıkıp barışı haykıralım. Türkiye hükümetine barışı dayatalım.
SAVAŞI BİZ ÇIKARMADIK
1 Kasım erken genel seçimlerinde HDP, bir önceki seçime göre oy kaybı yaşar mı?
Oy kaybı yaşayacağımızı düşünmüyorum. Tam tersine oylarımız artacaktır. Çünkü Türkiye halkları kimin savaştan kimin barıştan yana olduğunu gördü. Seçimlerden önce de sonra da biz Türkiye halklarına yanlış yapmadık. Politikalarımızda ne varsa onu yaptık. Özür dilenecek bir hata yapmadık. Başından beri barışı savunduk ve barış dilini kullandık. Bize oy veren seçmenin hiçbir zaman hayal kırıklığı yaşamasına izin vermedik. Milletvekilleri tatil yaparken bizim vekillerimiz şuan bölgede. Tüm hedef göstermelere rağmen barış söyleminden asla vazgeçmeyeceğiz. Bir şahsın çıkarı ve makamı uğruna bu savaşın çıktığını artık herkes biliyor. Devlet Bahçeli bile ‘Bu savaşı AKP çıkarmıştır’ dedi. Halk bizi savaştan sorumlu tutmayacaktır.
O KOKUYU OY VERSİNLER DİYE ÇEKMEDİK
Kasım ayındaki erken genel seçimlerine yaklaşırken vatandaşlara bir mesajınız var mı?
Biz gittiğimiz yerlerde yerel anlamda çöp sorunundan hava kirliliğine kadar hepsin dile getirdik. Halkın sorunlarını görmezden gelmedik. 10 bin oy aldık diye sorumluluktan kaçmadık. Taziyesine düğününe kaçırmadan gitmeye çalıştık. Hiçbir şeyi tek başımıza yaptık diye bir şey söylemedik. Yönetim olarak parti olarak kim halkın sorunlarına koştuysa, kendilerine hangi parti yakında ona oy versinler. Yoksa biz çöp eylemi yaptık bize oy verin demiyoruz. Cumhurbaşkanının istediği kaos ortamıdır. Her şehit cenazesinde dakika başı anket yaptıran bir Cumhurbaşkanımız var. Bunu herkes biliyor. Halk sarayın oyununa gelmemelidir. Çünkü sarayın, meclistekilerin çocukları ölmüyor. n Ayşe AYDIN

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Lodos hayatı felç etti

Lodos hayatı felç etti

 

Çağdaş Kocaeli Gazetesi | Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız