ADS ÇAĞDAŞ

VİDEO GALERİ Tüm Galeriler

  • Güneşi gören sahile koştu
  • 'Su endişesi yaşamayın'
  • İzmit-Sabiha Gökçen seferlerine yeni otobüs
Güneşi gören sahile koştu

Güneşi gören sahile koştu

  • "RTÜK'ÜN BİR AN ÖNCE BU DİZİYİ KALDIRARAK BU TARTIŞMANIN UZAMAMASINI DİLİYORUM"
  • ASLANLA AYNININ MÜTHİŞ KAVGASI
  • MAYMUN İLE DOVUZ AVLAYAN YERLİ KABİLE
"RTÜK'ÜN BİR AN ÖNCE BU DİZİYİ KALDIRARAK BU TARTIŞMANIN UZAMAMASINI DİLİYORUM"

"RTÜK'ÜN BİR AN ÖNCE BU DİZİYİ KALDIRARAK BU TARTIŞMANIN UZAMAMASINI DİLİYORUM"

  • Çok sağlıklı ve çok pahalı
Çok sağlıklı ve çok pahalı

Çok sağlıklı ve çok pahalı

  • Haber Videoları
  • Magazin
  • Sağlık
İhbar hattı
Radyo Çağdaş
1 Sayfa
12 Sayfa
SADUN ÇETİN
SADUN ÇETİN

CHP’den adaylık ve Selman Yıldırım’ın ziyaretinden notlar…

12 Ekim 2017 Saat: 15:20

Elinde bir kutu çikolata ile gazeteye gelen Selman Yıldırım ile 2.5 saate yakın sohbet ettik. Sohbette köşe yazarımız Nurettin Kolaylı, Yazı İşleri Müdürümüz Orhan Balcı da bulundu. Sohbet dediysem kendini anlatan Yıldırım oldu. Biz daha çok dinleyici olduk. Son zamanlarda bu kadar uzun süre ile de hiç kimseyi dinlememiştim. Selman Yıldırım, CHP İzmit İlçe eski başkanı ve bu partiden 2019’da İzmit Belediye Başkanlığı’na aday adayı olmaya niyetli olup, bu uğurda çok çalışan bir siyasetçi. Ziyaretin özü aslında benim bugüne(aynı gün de il başkan adayları arasında ismini anıp, yapılan eleştirileri sıralamıştım) kadar yaptığım eleştirilere toplam bir cevap verebilmekti. Bunu bildiğim için bir 15-20 dakika kadar hal hatır sorup, sağlık konuları üzerine sohbet ettikten sonra ben önce neden kendisini eleştirdiğimi, CHP içinde kendisi ile ilgili yapılan eleştirileri neden köşeme taşıdığımı özetledim.

Sohbetin girişi şöyle oldu:

 “Selman Yıldırım benim seninle alıp, veremeyeceğim hiçbir şey yok. Senin hasmın değilim. Seni eleştiriyorum çünkü CHP adına İzmit Belediye Başkan adayı olmak istiyorsun. Bu nedenle seni sorgulamayı işimin ve mesleğimin bir gereği görüyorum. Ayrıca 70’li yıllardan beri aidiyet duygumun bulunduğu bir parti olması ayrı bir sorumluluk yüklüyor üzerime. 2014’te şantajcı bir gazeteci müsveddesi ile birlikte CHP İzmit’i dizayn etmeye, birlikte Sefa Sirmen’i tezgahlamaya çalıştınız. Bende böyle bir algı oluştu. Bu şantajcı yüzünden sana karşı antipatim oluştu. Daha sonra İzmit Belediye Başkanlığı adaylığına niyetlendin. Bu uğurda yaptığın çalışmalardaki tarzını çok itici buldum ve hala öyle buluyorum. Misal bir Fevziye Cami’ne yardımda bulunuyorsun(çatı izolasyonu) ama reklamın öne çıkıyor. Maşallah öyle isimler senin naklen yayınını yapıyorlar ki, bu yardım yardım olmaktan çıkıyor” Kendisini pek çok konuda eleştirdiğim için(Bütün yazılarımı okumuş hepsini biliyor) bu özetle yetinip, sözü Yıldırım’a bıraktım.

“İlçe başkanı iken destek verdin”

 “Sadun ağabey bana karşı senin eleştirilerin ve tepkilerin 2014’ten sonra başladı. Oysa ilçe başkanlığım sırasında hakkımda 11-12 yazı yazıp bana destek vermiştin”

O kadar yazı yazdığımı gerçekten hatırlayamadım. Dedim ki: “Benim sana karşı oluşan önyargımın nedenini anlattım. Benim seninle bir işim, bir alışverişim olmaz ve olmadı. Ayrıca seni çok yakından tanımıyorum. CHP İzmit Belediye Başkan aday adaylığına niyetli olmamış olsan, senin için niye kalem oynatayım ki?”

Fevziye cami’ne yardım…

“Sadun ağabey önce Fevziye Cami konusundan başlayayım. Bana gelen bir teklif üzerine yardım yaptım. Haluk Ercan(eski dernek yöneticisi) ve Recep Yıldız (yeni dernek yöneticisi ve AK Parti İzmit İlçe yeni yöneticisi) yaptığım yardımdan dolayı teşekkür etti. Ben başka camilere ve okullara da yardımlarda bulunuyorum. Bunu reklam olsun diye yapmıyorum. İmkanım çerçevesinde hayır işleri yapıyorum.”

“2014 anketini ben yaptırdım”…

“Ağabey bilgi eksikliğin var. 2014’teki anketi ben yaptırdım. Parasını ben verdim. Sonuçları alıp, 3 milletvekili (Haydar Akar, Mehmet Hilal Kaplan ve Hurşit Güneş-Güneş katılmamış yetkiyi Kuşkan’a vermiş) ve il başkanına(Yalçın Kuşkan) götürüp 3 teklifte bulundum: Bir: Uygun bulursanız ben aday olmak istiyorum. İki: Anketten çıkan Sefa Sirmen’i aday yapalım. Üç: siz birini söyleyin o aday olsun. Hiç birini kabul ettiremedim. O günkü süreç böyle işledi”

(Bu sürecin sonunda CHP, İzmit Belediye Başkan adaylığı için ön seçim yapmış ve kazanan Sefa Sirmen olmuştu)

“Gürcücülük yapmadım”…

“Bugüne kadar hiç Gürcücülük yapmadım. Ne Mehmet’in (Küçükkaya) ne Cengiz’in(Sarıbay) yönetimlerine hiç Gürcü önermedim: Benim ilçe başkanlığım dönemimde de Gürcü olmadı. Bir tek Engin Özcan buna örnek olarak verilebilir. Onun dışında kimse örnek veremez”

“Sirmen ve Erenkaya gibi”…

“Sefa beyin(Sirmen) ve Hikmet beyin(Erenkaya) döneminde olduğu gibi partiyi derli toplu bir arada tutmak amacı içinde olduk. Bunu 2012’den sonra biraz ama 2014’ten sonra daha fazla yapabildik. Nitekim 2014 yerel seçimlerinde İzmit’te alınan yüzde 42 ve 16 Nisan referandumunda hayır oylarının 900 küsur fazla çıkması bunun örneğidir. Bunu üç milletvekilimiz, İzmit İlçe Başkanımız ve il başkanımız birlikte gerçekleştirdik”

“Vekiller için ön seçim”…

 “Genel Merkez, milletvekillerimizin üçünü de yeniden isterse ön seçim olmaz. Aksi taktirde ön seçim olur. Parti tüzüğümüze göre 550 milletvekilinin yüzde 80’ni ön seçimle belirlenmesi gerekiyor. Geçen dönem bizde ön seçim olmadığı için bu dönem kaçınılmaz gibi görünüyor”

“Haydar ağabeyin niyeti yok”…

“Haydar ağabey(Akar) bu dönem milletvekilliğini düşünmüyor. Yeni dönemde genel merkezde görev yapmak istiyor” (Ben devreye girip nasıl yani Genel Başkan Danışmanı gibi mi diye soruyorum) Yıldırım da Nihat Matkap’ı (Eski Bakan) örnek verip Genel Başkan Yardımcılığı gibi bir görev düşündüğünü söylüyor.

“Karavar’a benzetmene üzüldüm”

Bundan birkaç ay kadar önce Selman Yıldırım ile Cuma Karavar’ı(CHP 5. Sıra milletvekili adayı) benzetip cahilce işler yapıyorlar. İkisine de akıl verecek bir ağabey lazım mealinde bir değerlendirme yapmıştım. Yazımı hatırlatıp,“Sadun ağabey beni Cuma Karavar’a benzetmene üzüldüm. Ben aynı kefeye konulacak biri miyim” diye sitem edince ben de “Selman Yıldırım, Cuma Karavar alelade biri değil ki, Genel Başkan Danışmanı” demekle yetindim.

“Hurşit Güneş Büyükşehir’e”…

“Büyükşehir’de CHP iddialı olamazsa ilçelerde zorlanır, ilçeleri yukarı çekemez. Hurşit Güneş Büyükşehir için uygun biri. Yerli ve iyi bir ismi var yani tanıtmaya ihtiyacımız yok. Kendisiyle görüştüm. Genel politikadan rotasını yerele çevirdiğini fark ettim. Belediye başkanlığına eskisi gibi çok soğuk bakmıyor. Meral Akşener’i bekleyip görmek istiyor. Eğer Akşener hareketi yüzde 10-15 bandında bir yere oturursa Kocaeli’nde AKP’yi aşağı çeker ve bizim seçim alma ihtimalimizi artırır diye bir görüş içinde. Bir de AKP’nin adayı da belli değil o nedenle henüz erken biraz zaman geçsin noktasında”

“İzmit Çankaya gibi kolay değil”…

“Ben İzmit Belediyesi’ni hiç çantada keklik görmedim. Başiskele ve Gebze ilçelerimiz kadar zor değil ama Ankara’nın Çankaya’sı İstanbul’un Kadıköy’ü, Beşiktaş’ı kadar da kolay değil”

“Sert muhalefetten yanayım”…

“Müteahhit olduğu için particilik yapıp AKP’yi eleştirmek istemiyor biçimindeki eleştirileri haksız buluyorum. Bunu yapanların sayısı bizim partide bir elin parmaklarını geçmez. 2004’te ve 2012-2014 arası ilçe başkanlığım sırasında iktidarı hem yerel de hem genelde en fazla eleştiren ben oldum. Hakkımda 30 dava açıldı hepsini kazandım. Ben yapı olarak ve siyasi duruşum gereği sert muhalefetten yana biriyim. Ben ilçemde Genel Başkanımı temsil ettiğim için çok mecbur kalmadıkça iktidar partisiyle aynı masada oturmam”

“İl Başkanlığı’nı iyi yaparım”…

“İl Başkanlığı’nı bugüne kadar hiç düşünmedim. Bu konu ilçelerle birlikte alınacak bir karardır. Ama ben niyetlensem iyi ve başarılı bir il başkanlığı yaparım. Ben sadece şu anda Belediye Başkan adayı olmaya niyetliyim ve bütün enerjimi bu yönde sarf ediyorum”

“Haluk Koç’u eski tanırım”…

Dedim ki; “CHP’liler arasındaki konuşmalara göre Haluk Koç ve Engin Altay gibi isimler senin bazı işlerinde önünü açıyorlarmış”

Yanıtı şöyle oldu: “Haluk Koç’u(Samsun milletvekili) 2007’de Genel Başkan adayı olduğunda desteklemiştim. O yıldan bu yana görüşürüz. Ankara’ya gittiğimde uğrarım, evine davet edecek kadar yakınımdır. İzmit’e geldiğinde de evimde ben ağırlarım. Bu denli yakınız ama yalnız ben değil mesela Alparslan ağabeyi(Seymen) de çok sever. Engin Altay Artvin’den göç etmiş Sinop’lu. Yalnız onlar değil Özgür Özel(Manisa), İzzet Çetin(Kocaeli eski milletvekili) ile de aram iyidir. Bu ilişkileri ben yıllardır özenle koruyup, sürdürüyorum. Bu ilişkilerde menfaat ilişkisi yok”

“Bilgimi arttırıyorum”…

“Başarılı belediye başkanlarımıza yaptığım ziyaretlerle bilgimi, görgümü arttırıyorum. Murat Karayalçın(Ankara eski Belediye Başkanı) ve Yılmaz Büyükerşen(Eskişehir Büyükşehir Başkanı) gibi. Büyükerşen hoca talimat verip beni ekibiyle buluşturdu. Onlardan AB fonlarından hangi projelere nasıl kaynak yaratıldığını öğrendim. Ben Belediye Başkan adayı olacağım diye niyetlendim ama bunun gereği olarak da başarılı örneklerden yararlanmak istiyorum”

“Her gün 3-4 saat politika”…

“Belediye Başkan adaylığına niyetlendim ama bunun gereğini de yapıyorum. Hiç yerimde oturmuyorum. Sabah erkenden işimin başına giderim. Her gün mutlaka 3-4 saatimi siyasi çalışmalara ayırırım. Mahalleleri, köyleri, muhtarları ziyaret ederim. Arkadaşlar bir program yapmış ise onlara katılırım. Çalışmadan, emek harcamadan bu işin olmayacağına inanırım”

“Delege yüzde 60 yenilendi”…

“Delege seçimlerinde arkadaşlara hep tek liste üzerinde buluşmalarını önerdim. Bazı yerlerde bu gerçekleşti bazı yerlerde ise 2-3 liste çıktı. İzmit’te 400 delegenin bugüne kadar 346’sı belli oldu. Bunun 207’si yeni yani yüzde 60 oranında partide bir yenilenme oldu. Bu muazzam bir dönüşüm ve yenilenmedir. Bunu hiçbir parti yapamaz”

“Şehir yatay büyüyemez”… 

“İzmit yıllardır hep yatay büyüyor. 4-5 yıl sonra imar izni verilecek yer kalmayacak. Şehrin geleceği planlanırken buna dikkat edilmeli. Hava, su, toprak yani çevre sorunlarımız ortada. Bir de bunun yanına ulaşım, trafik ve nüfus artışı sorununu koymamız gerekir. Bunlar için daha iyi şeyler üretmeliyiz. Şehrimizde üretken, kaynak yaratıcı belediyecilik özlenir hale geldiSirmen ve Erenkaya’yı örnek gösteriyor). İnsanlarımızın yaşamını kolaylaştıran daha iyileştiren projeler üretmeliyiz. Bunların hepsi belediyecilik anlayışımın temelini oluşturuyor”

Sonuç:

Nazik biçimde “Sadun ağabey iki saati aşkın süre beni dinlediğin için teşekkür ederim diyerek izin istedikten sonra “Sürç-i lisan eylediysek af ola” dedi. Ben de Selman Yıldırım’a “Buraya kadar geldin ayağına sağlık. Ben de teşekkür ederim” diye karşılık verdim. Siyaset yapma tarzını “itici” bulduğum Selman Yıldırım’ı yolcu ederken bendeki bu düşünce ve algının artmadığını gördüm. Aksine daha oturaklı, ne konuşacağına dikkat eden, para pul muhabbetinde daha özenli, adaylık niyeti doğrultusunda bilgi ve görgüsünü arttırmak için emek harcayan bir Selman Yıldırım ile karşılaştığımı söylemek isterim.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Çağdaş Kocaeli Gazetesi | Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları