Anket
Sizce Kocaeli'nin en büyük sorunu nedir?
  • Otopark
  • Eğitim
  • İşsizlik
  • Ulaşım
  • Sağlık

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Röportaj

‘Avukatlık kararımı ilkokulda verdim’

Gazetemize verdiği röportajda samimi açıklamalarda bulunan Kocaeli Barosu’nun ilk kadın başkanı Bahar Gültekin Candemir avukatlık mesleğine küçük yaşlarda karar verdiğini belirtti

20 Kasım 2018 Saat: 11:01
‘Avukatlık kararımı ilkokulda verdim’
‘Avukatlık kararımı ilkokulda verdim’

Röportaj: Kerim ÇELİK - Kocaeli Barosu’nun ilk kadın başkanı Bahar Gültekin Candemir ile mesleğe ilişkin hayallerini, mesleki tecrübelerini, seçim sürecindeki çalışmalarını ve başkanlığı sonrası yapmak istediklerini konuştuk. Candemir mesleğe ilk başladığı yıllarda ensest vakaların kendisini çok etkilediğini belirterek, “Belki geçtiğimiz yıllarda konuşulmuyordu ama son zamanlarda gerek sosyal medyada gerek yazılı ve görsel medyada paylaşılan vakalarda kimi zaman insanın, insanlığından utanası geliyor” sözlerini kullandı. Bu konunun aslında aynı zamanda bir eğitim meselesi olduğunu dile getiren Candemir, bu işin gerçekten ciddi sosyal politikalar üretmek suretiyle ortadan kaldırmaya yönelik, her türlü tedbirin alınması gerektiğini belirtti.Candemir ayrıca konuyla ilgili, “Bunun yalnızca cezalarla değil, başka önleyici tedbirlerle geliştirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Ardından yasaların evrensel hukuk ilkelerine bağlı bir şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Candemir, seçim sürecindeki çalışmalarını anlattı. Kocaeli Barosu’nun ilk kadın başkanı Candemir görüşmemizin devamında şu soruları yanıtladı.
Öncelikle tanımayanlar için biraz kendinizi tanıtır mısınız?
ÇEŞİTLİ GÖREVLERDE 16 YIL
1973 İzmit doğumluyum. Atatürk İlkokulu, İzmit Ortaokulu ve İzmit Lisesi’nden mezun oldum. Ardından Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yükseköğrenimimi tamamladım. 1995’te fakülteden mezun oldum. Avukatlık stajımı yapmak için geri döndüm. Avukat Oğuz Arı’nın yanında staj yaptım. Sonrasında 1996 yılı itibariyle mesleğe başladım. 2002 – 2006 döneminde yönetim kurulu üyesi olarak görev aldım. 2006 – 2010 arasında disiplin kurulu üyesi olarak çalıştım. 2010 – 2012 yılları arasında yine yönetim kurulu üyesi olarak görev aldım. 2012 ve devamında yani baro başkanı olana kadar geçen süreçte Türkiye Barolar Birliği(TBB) delegesiydim. Bu dönem içerisinde ceza ve izleme kurulu üyeliği yaptım. TBB delegesi olarak arabuluculuk kurulunda temsilcilik görevi yaptım. Çeşitli kurul ve komisyonlarda çalıştım. Evliyim. Bir kızım var. O da birinci sınıfta ve Hukuk Fakültesi’nde öğrenim görüyor.
‘HAYAL ETTİĞİM MESLEĞİ YAPIYORUM’
Avukatlık mesleğini ne zaman seçmeye karar verdiniz? Sizin için bir hayal miydi?
Benim için elbette bir hayaldi ve bunun kararını ilkokulda verdim. Tek kanallı televizyon dönemlerinde yayınlanan bir dizi vardı. Oradaki avukatın yaşamı, haksızlıklara karşı müdahale şekli beni çok etkilemişti. Hatta ilk cübbemi annem 23 Nisan için dikti ve onu giydim.Başarılı bir öğrenciydim. Hep fen ve matematik bölümü öğrencisiydim. Bu yüzden tıp fakültesinde okumam şeklinde yönlendirildim. Fakat kendi kendime düşündüğümde hayatımın geri kalanında ne yapmak istediğimi kendime sordum ve ben yapamayacağım, hukuk fakültesinde okuyacağım dedim. O yüzden bir yıl kaybettim. Fakat sonrasında şimdi hayal ettiğim mesleği yapıyorum. Avukatlık gerçekten çok büyük bir onur ve sevgiyle yaptığım bir meslek.
‘GELİR KAYGISI DUYMADIM’
Mesleğe başlamanızın ardından, davalara girmeye başladığınızda sizi en çok şaşırtan ya da etkileyen dava hangisiydi?
Aslında çok davaya girdim. İş hukuku davalarına daha çok giriyordum. Staj yaptığım dönemde iş kazazı ve meslek hastalıkları konularında daha çok ilgiliydim. Ama hayatınız boyunca en çok hangi davadan etkilendim derseniz, 1995 yılı yani staj dönemimden itibaren çocuk hakları komisyonu üyeliği yaptım. O yıllarda komisyonun başkanı Avukat Serpil Özok’tu. Çok ciddi çalışmalar yaptık. Mesela şiddet hattını kurduk. Ve takip ettiğimiz bir ensest vakası vardı. 11 yaşında bir erkek çocuğunun ensest vakasına komisyon olarak dahil olduk. O dosya beni çok etkiledi. Devam eden meslek yaşamımda da hep bu tip olaylara duyarlı olmam sonucunu doğurdu ve bu anlamda pek çok dosyaya da iştirak ettim. Yanlış anlaşılma olmasın. Her hangi bir gelir kaygısı olmadan bu konulara dahil oldum.
‘HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALMALIYIZ’
Kocaeli Üniversitesi’nde tedavi olan dosyalara dahil olduk. Sanırım o dosyalar beni çok etkiledi ve hala daha çok etkiliyor. Bu ülkede çocuklar bizim geleceğimiz ve çok daha iyi yaşam koşullarına sahip olmaları gerekiyor. Onların her anlamda istismara muhatap edilmesi beni gerçekten çok üzüyor. Belki geçtiğimiz yıllarda konuşulmuyordu ama son zamanlarda gerek sosyal medyada gerek yazılı ve görsel medyada paylaşılan vakalarda kimi zaman insanın, insanlığından utanası geliyor. Bu aslında aynı zamanda bir eğitim meselesidir. Bu işi gerçekten ciddi sosyal politikalar üretmek suretiyle ortadan kaldırmaya yönelik her türlü tedbiri almamız gerekiyor. Yani bu yalnızca cezalarla değil, başka önleyici tedbirler geliştirmemiz gerekiyor.
‘EVRENSEL HUKUK İLKELERİNE UYGUNLUK’
Tanıdığım tüm avukat arkadaşlarıma sorduğum bir soruyu size sormak istiyorum. Hukuk kuralları tam anlamıyla doğru şekilde uygulamaya koyulursa, toplumdaki tüm sorunlar çözülür mü?
Aslında hukukun temel amacı kişiler arasında ya da kişilerin devletle olan uyuşmazlıklarını çözmek suretiyle toplumsal barışa katkı sunmaktır. Türkiye’nin kural ya da kanun anlamında bir eksiği yok. Özellikle 15 Temmuz sürecinden sonra şöyle bir problem doğdu. Kanun hükmünde kararnameler, torba yasalarla, evrensel hukuk ilkelerine aykırı bir şekilde yasama süreci geçirdik. Hukuki güvence sadece yargılama safhasında adil yargılanma hakkına erişme değildir. Hukuki güvence aynı zamanda mevcut mevzuata göre edinilmiş haklarınızın muhafaza edilmesidir. Dolayısıyla hukuk kurallarına tam olarak, evrensel hukuk ilkelerine uygun şekilde yapılmış yasalara kati suretle uyulsa, bunun uygulanmasıyla eminim toplumsal barış sağlanacaktır.
‘SORUMLULUKLARIM ÇOK FAZLAYDI’
Peki, baroya başkan adayı olma fikri ne zaman gerçekleşti? Bu süreçte destekçileriniz ve olumsuz görüşleri olanlar oldu mu?
Hiç olumsuz görüşü olan kimse olmadı. Ben çok genç yaşa yönetim kuruluna girdim. 1995 yılında stajımı tamamladım 1996 yılında mesleğe başladım ve 2002 yılında yönetim kuruluna girdim. Genel kurul beni onurlandırdı. Her defasında meslektaşlarımın iltifatı ve güveniyle karşılaştım. Çeşitli görevleri de yapma onurunu yaşadım. Geçtiğimiz yıllarda da bana derlerdi. Başkanlığı düşünür müsün? Düşünmelisin. Belki bir kadın rol model olarak da bunu söylediler. Hep ben öteledim. Şunun için öteledim. Hem kişisel birikimimi arttırmam gerekiyordu. Hayat uzun bir yol. Kemale ermeye çalışıyoruz. Bir evladım var. Onun yaşamıyla alakalı sorumluluklarım çok fazlaydı.
‘ORTAK KARARLA BU SÜRECE GİRDİK’
Kızım şimdi üniversite öğrencisi. Bu sorumluluklarımın gereğini yerine getirmem gerekiyordu. Çünkü içinde olduğum bu görevde ciddi bir sorumluluk gerektiriyor. Tam zamanlı olarak kendinizi dahil etmeniz gerekiyor. Geceniz gündüzünüzle, meslektaşlarınız hizmetinize uygun bir yaşam sürmeniz gerekiyor. Çıkan problemlere anında müdahale etmeniz gerekiyor. Dolayısıyla bir süreçti ve bekledim. Netice itibariyle 2017 yılında arkadaşlarımla birlikte ortak kararımızla böyle bir sürece girdik. İlk kararımı baro başkanımız Sertif Gökçe’ye açıkladım. O da tekrar aday olmayacağını söyledi. Sonrasında çalışmalara başladık. Bir yıl boyunca plan ve proje ürettik. Meslektaşlarımızı dinledik. Karşılıklı sorunları sonlandırmaya yönelik ciddi projelerimiz vardı. Bu projeleri onlara anlattık ve genel kurulun yüksek takdiriyle bu onurlu görev tarafıma verildi. Bu benim için çok büyük bir onur.
‘ARTIK KOCAELİ BAROSU GENÇLEŞTİ’
Seçim sürecinde ne gibi çalışmalar yaptınız?
Zaten yabancı değiliz. Kurullarda görev aldığımız için, sorunları biliyorduk ama artık ciddi anlamda genç meslektaşımız var. Artık baro gençleşti. Onların sorunları, onlara ilişkin bir bilgi bankası oluşturduk. Bu sorunların nasıl çözümleneceğine dair oturduk, tartıştık ve çözüm ürettik. O sorunları ortadan kaldırmaya yönelik diğer barolar nasıl çalışmalar yaptı onları araştırdık. Bir kısım tabi ki mevzuat değişikliği istiyor. O mevzuatları değiştirmeye yönelik alt yapıyı hazırlamaya zaten adayız. O zemini en kısa zamanda hazırlayacağız.
HUKUKÇU MİLLETVEKİLLERİNDEN DESTEK
Kocaeli, bu anlamda şanslı bir şehirdir. Değişik partilerden 13 tane milletvekilimiz var ve en önemlisi onların içinden iki tanesi avukat. Çok aktif hayatın içerisinden olan bu iki milletvekilimizin de bize destek olacağını düşünüyorum ve kendilerinden de bu yönde beyanlarını aldım. Bu süreçte hep proje anlattık. Bizim meselemiz sadece mesleğin sorunlarına yönelikti ve toplumun hukuk arayışıyla ilgiliydi. Hep toplumu hukukla buluşturmak hem de meslektaşlarımızın sorunlarına çözüme kavuşturmak adına projeler oluşturduk ve bunları meslektaşlarımıza anlatarak bu süreci devam ettirdik.
‘KADINLAR SEÇİLME HAKKINI ÇOK KULLANMAMIŞ’
Sonuç olarak seçildiniz ve Kocaeli Barosu’nun ilk kadın başkanı oldunuz. Peki, geçtiğimiz günlerde 80’inci yaşını tamamlayan Kocaeli Barosu’nda bir kadın başkan olması biraz gecikmedi mi? Bu gecikmenin sebepleri nedir?
Daha önce iki kadın adayımız oldu. Bir tanesine bende şahitlik ettim. Nuran Kortel ilk kadın adayımız. Sonrasında kıymetli üstadım Banu Yılmaz. Aslında bunu toplumun genel durumuna bakarak tanımlamak lazım. Türk kadını pek çok çağdaş ülkeden önce seçme ve seçilme hakkının sahibi oldu. Ama hep bugüne kadar seçme hakkını kullanmış, seçilme hakkını çok fazla kullanmamış. Tabi kadınların sorumlulukları daha fazladır. Hem anne hem iş kadını, hem eş olarak, toplumun kadına yüklediği görev sayısı daha fazla yer alıyor. Tüm bu sorumlulukları yerine getirirken birde sosyal alanda mücadele veriyorsunuz. Ama ataerkil bir toplum yapısı var. Bu toplum yapısında başarılı olma şansınız pek mümkün olmuyor.
‘BEN BİR CUMHURİYET KADINIYIM’
Bu toplumun genel yapısıyla alakalı olan bir durumdur. Tabi yavaş yavaş kıpırdanmalar var. Mesela Mimarlar Odası üçüncü kadın başkanını çıkardı. Bence bizden çok daha önde gittiler. Bundan sonra değişeceğini düşünüyorum. Kamuoyundan aldığım tepkilerin en önemlisi diğer meslek odalarından hemcinslerim aradılar. Demek ki yapılabiliyormuş, bizde yapabiliriz dediler. Bize ümit oldunuz dediler. Hukuk Fakültesi öğrencileri aradılar. Benim için büyük bir heyecandı. Çok duygusal anlar geçirdim o zamanlarda. Ben bir cumhuriyet kadınıyım. Eminim bütün cumhuriyet kadınları bu sürecin sonunda bu bayrağı elde etmemle kendi alanlarında mücadeleye devam edeceklerdir. Sonrasında tüm kamu kurumu niteliğindeki odalarda ve sivil toplum kuruluşlarında sayımız artacaktır. Devinim gerekiyor. Biz kadınlarda birbirimizi daha çok desteklemeliyiz. Yeni insanlar yetiştirmeliyiz. Baro başkanlığı benim en büyük hayalim ve benim için en büyük görevdir. Bana ülkenin başbakanı mı baro başkanlığı mı diye sorsalar, ben hiç tereddüt etmeden yine baro başkanlığını seçerdim. Bir hukuk kurumuna hizmet etmek çok önemli ve kıymetlidir. Benimde en büyük hayalim kendi meslektaşlarıma yol açmaktır.
‘GENÇLERİN PROBLEMİ HAKSIZ REKABET’
Önümüzdeki süreçte ne gibi çalışmalarınız olacak?
Projelerimizin hepsinin planlamasını yapıyoruz. Yaptığımız planların yanına da işaret koyuyoruz. Birincisi ekonomik ve sosyal problemlerimizdir. Büyük bir vergi yükü altındayız. Tüm giderlerimizi mali anlamda gider konusu yapamıyoruz yüzde 18 katma değer vergisine tabiyiz. Biz anayasal savunma hakkının bağımsız temsilcileriyiz ve kamu hizmeti yapıyoruz. Özel sağlık ve özel eğitimde yüzde 8 olan katma değer vergisi avukatlıkta yüzde 18’dir. Bunun indirilmesine yönelik mevzuat değişikliği için teklif çalışmaları yapacağız. Bu konuda meclisteki hukukçu vekillerden destek isteyeceğiz. Haksız rekabetle mücadele edeceğiz. Bizim mesleğimizde gençlerin en büyük problemi haksız rekabettir.
‘DİLEKÇELER HUKUKÇULARIN ELİNDEN ÇIKMALI’
Bizim meslek kurallarımız arasında nasıl rekabet edileceği ve buna ilişkin yaptırımlar bulunuyor. İlkesel anlamda haksız rekabetle kararlılıkla mücadele edeceğiz. Öte yandan meslektaşlarımızın iş sahasını genişletmeye yönelik diğer odalarla da ortak çalışmalar yürüteceğiz. Kocaeli ciddi anlamda büyük bir sanayi bölgesidir. Ama bu sanayii bölgesinde üretim yapan büyük şirketler maalesef başka kentlerden avukatlarla çalışıyor. Yerel avukatlarla çalışmaları için projeler üreteceğiz. Arzuhalcilerle savaşacağız. Avukatıma danış kampanyası yapacağız. Çünkü arzuhalcilerle açılan davalarda dilekçeler bir hukukçunun elinden çıkmadığı için büyük hak kaybına sebep verebilecek niteliklerde oluyor. Bunların yanında sosyal projeler üreteceğiz. Toplumla bütünleşecek ve kent problemleriyle bire bir ilgileneceğiz. Bu anlamda diğer akademik odalarla birlikte çalışmayı sürdüreceğiz. Baro akademiyi kuracağız. Kendi meslektaşlarımıza eğitimi kendimiz vereceğiz. Üretecek çok projemiz var.
‘ÜST KURULUMUZ BİZE DESTEKÇİ OLACAKTIR’
Son olarak Türkiye Barolar Birliği ile ilgili bir çalışmanız olacak mı? Bilindiği üzere en büyük 9’uncu baro olmasına rağmen hizmet binası olmayan birkaç ilin barosundan biri olması dolayısıyla bazı sorunlar vardı.
Bu Cuma günü Türkiye Barolar Birliği’ne gideceğiz. 23 Kasım Cuma günü bir toplantımız var. Şöyle bir durum var, evet. Türkiye’de hizmet binası olmayan 4-5 barodan bir tanesiyiz. Ama Türkiye’nin 9’uncu büyük barosuyuz. Bu anlamda bir eksiğimiz var. Ancak bizim üst kurulumuzla aramızda soğukluk olması gibi bir durum söz konusu olamaz. Hatta Cuma günü Türkiye Barolar Birliği delegelerimiz ve yönetimimizle birlikte gideceğiz. Ve son iki dönem baro başkanlığı yapmış kıymetli meslektaşımızda bizimle birlikte olacaklar. Dolayısıyla onların dönemlerinde de talep ettikleri hizmet binası konusunda bizim de taleplerimiz olacak. Biz de kurumsal devamlılık esastır. Hep birlikte bu konuya ilişkin birliğimizden talepte bulunacağız. Bu talebimizin olumlu sonuçlanacağına inanıyor ve biliyorum. Üst kurulumuz bu konuda bize destekçi olacaktır.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haber - Çağdaş Kocaeli Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
Yukarı ↑