Dolu yağışı hayatı olumsuz etkiledi
Biriken suya balıklama atladılar
Vapur seferleri iptal edildi
İzmit'te sağanak etkili oldu

Körfez 17 Ağustos (Sağ blok Ana sayfa)

Anket

Kocaeli'nde halkımız için yapılan sosyal faaliyet alanlarını yeterli buluyor musunuz?
  • Hayır
  • Evet
  • Fikrim yok

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Röportaj

Balık AVM insanları marinaya çeker

İzmit Balıkçılar ve Sandalcılar Derneği Başkanı Barbaros Akkuş, İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ın ortaya attığı Balık AVM projesine dernek olarak destek verdiklerini belirterek,

16 Haziran 2013 Saat: 16:31
Balık AVM insanları marinaya çeker
Balık AVM insanları marinaya çeker

‘’Balık AVM insanları marinaya çeker’’dedi. Akkuş ayrıca Büyükşehir’den yeterince destek alamadıklarını ve bir balıkçı barınağına ihtiyaç duyduklarını sözlerine ekledi.

Söz STK’ların sayfamızın 37.bölümünde İzmit Balıkçılar ve Sandalcılar Derneği Başkanı Barbaros Akkuş ile bir araya geldik. Balıkçıların sorunları ve İzmit Körfezi’ni konuştuğumuz röportajımızda Akkuş, İzmit  Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ın ortaya attığı Balık AVM projesine dernek olarak destek verdiklerini söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nden yeterince yardım alamadıklarını ifade eden Akkuş, ‘’ Eskiden çay içebileceğimiz bir lokalimiz vardı, ancak kapatıldı. Buradaki kayıklar yıllık toplam 15 bin TL’ye yakın vergi ödüyor. Ancak bugün tuvaletimizi yapabileceğimiz bir yerimiz bile yok. Daha fazla hizmet istiyoruz’’şeklinde konuştu. 

Özgeçmiş

Ben 1969 yılında doğdum. Bu iş benim baba mesleğim. Babadan oğla kalan bir döngü. Karadeniz kökenli bir ailenin çocuğuyum. Mimar Sinan lisesinden mezun oldum. 29 yaşında arkadaşlarımın da desteği ve isteği üzerine İzmit Balıkçılar Derneği Başkanı oldum. Yaklaşık 20 yıldır bu görevimi sürdürüyorum. Derneğimizin haricinde bir de Kocaeli Merkez Su Ürünleri Kooperatifi var.  Onun da başkanlığını 10 yıldır yapıyorum. Arkadaşlarımız bize güveniyorlar. Doğma büyüme İzmitli olmamın da bunda payı büyük.

Dernek geçmişi

İzmit Balıkçılar ve Sandalcılar Derneği’nin geçmişi, 1958 yılına dayanıyor. Çok eski bir dernek. Allah rahmet eylesin kurucuların hepsi şu an vefat etti. Ömürleri yetmedi.  Bu anlamda İzmit’in en köklü derneklerinden birine sahibiz. Geçmişte çok değerli isimler bu derneğe başkanlık etti. Derneğimizin yanı sıra Kooperatifimiz de 1986 yılında kuruldu. Derneğimizin 380 üyesi var.

Balıkçılığı meslek olarak kabul eden insanlara baktığımızda biraz piyangovari bir işle uğraşıyorlar. Sizde eski bir balıkçı olarak biraz bu meslek hakkında bilgi verir misiniz

Ben şu an restorancılık ve toptan balıkçılık yapıyorum. Ancak ben de bu işe reislikle başladım. Benim de eskiden bir tekne,  bir grup tayfam vardı. Profesyonel olarak denizle uğraşanların, bu işi meslek haline getirenlerin yıllardır sosyal hakları yok. Senenin birkaç ayı avlanma yasağı olduğundan, o dönemlerde bir gelir kaynakları yok. Çok vefalı ve cefalı bir iş. Balık kafeste bir kuş gibi değil. Rastgele diyeceksin, denize açılacaksın, tuttun tuttun, tutamazsan o gün açsın. Yahut imkanların kısıtılı. Dolayısıyla bu iş çok keyifli olmasına rağmen yıllardır getirisi olmayan bir iş. Getirisi olmamasının sebebi de kapitalizmin yarattığı çevre kirliliği. Ben çok iyi hatırlıyorum 1980-1990 yılları arasında, buradaki balık rezervleri dip yaptı. Balıkçılık çok sıkıntılıydı. Bunun dışında yanlış ve kaçak avlanmalarda denizlerimizdeki balıkları azalttı. Ama son zamanlarda AB uyum yasaları kapsamında getirilen bazı düzenlemelerle bu olumsuzlukların önüne geçilmeye çalışılıyor. Cezalar daha caydırıcı hale geldi. Bunun da ciddi bir iyileştirme yarattığını söyleyebilirim.

Balıkçılık mesleği aynı zamanda bir tecrübe ve yetenek gerektiren zor bir iş. Bu anlamda eski kuşak tecrübelerini yeni nesle aktarabiliryor mu Yeni nesil bu mesleği tercih ediyor mu

Çok zor. Tabi ayağı ıslanan bir daha bu işi bırakamaz diye bir tabir vardır. Balıkçılık çok ayrı bir heves. İnsanın bir mesleği devam ettirmesi için o mesleğin cazip olması lazım. Getirisinin ve standartlarının iyi olması lazım. Görüyoruz ki bu iş git gide yok olma noktasına geliyor. Tabi hobi balıkçılığını bir kenara bırakıyorum.  Profesyonel olarak bu işle uğraşanlar kenara çekilmek durumunda kalıyor. Çünkü bu işi yapan büyük firmalardan artık onlara bir şey kalmıyor. Büyük sermaye balıkçıları, fabrika gibi tekneleriyle bir açılıyorlar, 15 gün dönmüyorlar. Büyük teknolojileri, ağ sistemleriyle çok daha karlı bir iş çıkarıyorlar. Olta balıkçılarının bu anlamda bir şansı olmuyor. Meslek git gide yok oluyor.

Bakanlığın son dönemde çıkardığı bir yasa ile Gırgır denilen büyük tekneleri belirli bir derinliğe sokmamaları bu durumun önüne bir nebze olsun geçebildi mi

Yeterli oldu. 13 metreden 28 metreye derinliği çıkararak, gırgırların buralara girmeleri engellendi. Bir de Troller var. Bunlar gırgırlardan daha kapasiteli ancak denizin altını komple bozan, balık yuvalarını deforme eden büyük av tekneleri. Türkiye’de artık Trollcülük yavaş yavaş bitiyor. Bu yıl bakanlığın aldı önlemle Troll tekneleri ruhsatlarıyla birlikte geri topluyor. Sen balıkçılık yapıyorsa, 10 metreden 15 metreye kadar kayığına 10 bin TL para veriyor ve böylece o tekneleri kendi almış oluyor. Verilen fiyat balıkçılara da cazip geliyor. Onlarda kabul ediyorlar. Bakanlık tekne sayısını azaltmak istiyor.  5 bin tekne olacağına 2 bin tekne olsun, ama bu işin standartı yükselsin gibi bir  mantıkla hareket ediyor. Bende bunu çok doğru buluyorum.

İzmit Körfezi geçmişinde çok fazla balık çeşidini içerisinde barındıran bir denizken, yanlış bir sanayileşme modeli yüzünden bu türleri kaybetti. Büyükşehir Belediyesi’nin son dönemde yaptığı temizleme çalışmalarının nasıl bir yansıması oldu

İzmit Körfezi aslında ıstakozlar körfezi olarak geçiyordu geçmişte. Ben yaşım itibariyle yetişemedim ama SEKA İskelesi’nde ıstakoz tutanların hikayelerini dinledim. Bunun yanı sıra bugün nadide türler diyebileceğimiz Kalkan, Levrek, Karagöz gibi balıkların yatakları mevcuttu.  Fakat İzmit Körfezi en büyük darbeyi 1980’li yıllarda yedi. 1980’li yıllarda Körfez’de yoğunlaşan sanayi ve bunun birlikte gelen kirlilik, Körfez’de resmen bir çevre katliamı yaptı. 1995’li yıllara kadar da bu katliam sürdü. Ne zaman ki AB uyum yasalarına göre bazı düzenlemeler getirildi, o zaman bu işe daha bir özen gösterilmeye başlandı. Ancak biraz geç kalındığını söyleyebilirim. Eskisi gibi denizimiz kirlenmiyor ama daha da duyarlı olunması gerekiyor. Sen deniz kenarına bir kimya fabrikası kur, arıtma tesisini yap, demekle de olmuyor. Mümkünse bu tarz bir sanayiyi denizin kenarına kurma. Olayı temelinden çözmek gerekiyor. Kartepe hemen ayağımızın dibinde, masmavi bir körfez yanında, coğrafik olarak bir turizm kenti olması gereken bir şehir, tamamen sanayi kenti olmuş. Artık bu sanayiyi buradan çıkarmak imkansız. O yüzden artık bundan sonra yapılması gereken arıtma maliyetleri ne kadar yüksek olursa olsun bundan taviz vermeden, bu arıtmaların çalışmasını sağlamak lazım. Büyükşehir Belediyesi bu konuda duyarlı. Başkan Karaosmanoğlu ile yaptığım görüşmede onun da bu konuda çok kararlı olduğunu gördüm . Ancak gözden kaçan nüanslarda var. Ben daha iyi olacağını düşünüyorum. Denizde kirlilik yaratılmasın Körfez eski haline döner.

Kentle marinayı bıçak gibi kesen D-100 üzerine kurulan köprüler halkın marinaya ulaşımını olumlu yönde etkiledi mi  Demiryolu ve Hızlıtren projelerinin aynı istikametten geçecek olması kent merkezi ile marina arasındaki ulaşımı sizce nasıl etkileyecek

Şimdi ben bu işin uzmanı olmamakla birlikte, sade  bir vatandaş olarak duruma baktığımda kentimizde bir çarpık yerleşme olduğunu görebiliyorum. Yüksek katlı binaların karşı tepeye dikilmesinden tutunda, 100 metre önümüzden geçen ve bütün sahilin kentle arasına giren D 100 ve demiryolu sistemi yahut hızlı tren adeta bir demir perde gibi insanlarla denizin arasına set çekmiş durumda. Berlin duvarı gibi bir duvar. Gönül istedi ki bu sistemler planlanırken her yönüyle düşünülseydi. Ama sonuç olarak bunlar buradan geçiyor. Yerin altına gereksiz çok paralar harcanıyor. Yapılıyor bozuluyor. Ülke olarak uzun vadeli projeler yapamıyoruz. Emin olun ki 20-30 yıl sonra demiryolunun buradan geçmesi yeniden tartışma konusu olacak ve muhtemelen de kaldırılması gündeme gelecek. Kentimiz deniziyle bütünleşemiyor.

Genellikle sahil kasabalarındaki insanlar denizle bütünleşirler ve deniz, denize ait kavramlar kültürlerine işler. Kocaeli halkının kültüründe deniz ne kadar yer tutuyor

İzmit coğrafik anlamda tamamen bir deniz kenti olmasına rağmen sosyolojik anlamda denizle çok ilgilenen bir yer değil. Denizinin çok hakkını veremeyen bir kentiz. İnsanlar denizle buluşmayı olağanüstü bir şeymiş gibi algılayabiliyor. Oysa denize çok yakın bir yerleşim var. Denizle bütünleşmek yalnız deniz kenarına kafeteryalar kurmakla bitmiyor, denizin içerisinde de yaşamak lazım. O iyotu, o sahil rüzgarını hissetmek lazım.

Geçmiş dönemde marinada yer alan Restoranların kaldırılmasıyla ilgili bir durum olmuştu. Fakat daha sonra bu projeden vazgeçildi. Önümüzdeki dönemde bu teknelerin akıbeti ne olacak

Birkaç yıl önce teknelerimizi buradan kaldırmak istediler. Gerekçeleri bu teknelerin burada bir çevre kirliliği yarattığı şeklinde idi. Bence bu gerekçe çok haksız bir gerekçeydi. Nitekim biz de mahkemeye başvurduk. Mahkeme bizi haklı buldu ve böylece bu girişim engellemiş oldu. Buradaki işletmelerin tamamı çevreye çok duyarlı işletmeler. Çünkü burada oluşacak bir kirlilikten en çok etkilenecek olan bizleriz. Denizden ekmeğimizi yiyen insanlarız. Konuyla ilgili Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ile yaptığım son görüşmede de teknelerin buradan kalkmayacağı söylendi. Şu an böyle bir durum yok. Burada faaliyetlerimize devam edeceğiz.

İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ın Balık AVM projesi ile ilgili düşünceleriniz neler Daha önce balıkçı teknelerinin de Gayret Müzesi yanındaki yerden kaldırılması gündeme gelmişti fakat maliyetin fazla olması nedeniyle bu projeden vazgeçildi. Balıkçı tekneleri ne olacak

Şimdi biz dernek olarak Balık AVM projesini sonuna kadar destekliyoruz. Bence çok güzel bir proje. Yapılması durumunda hem kent halkı marinaya daha çok gelecek, hem de bu işten para kazanan balıkçılar, tuttukları balıkları daha rahat satabilecek. Orada bulunan mevcut mezat alanının böyle bir Fish Center’a dönüştürülmesi projesini biz destekliyoruz. Üzerimize düşen ne varsa da yapmaya hazırız. Yer olarak illa burası da olsun demiyoruz.  Örneğin yanımızdaki otopark alanının oraya da hem bu restoranları hem de balıkçı teknelerini alabilirler. Bir ara Derince’ye gitmemiz söz konusu oldu ancak hem oranın maliyetinin yüksekliği hem de üyelerimizin orayı pek tercih etmemesi sonucu o proje iptal oldu. Maalesef büyükşehir’den yeterince destek alamıyoruz. Bütün balıkçı tekneleri senede 15 bin TL gibi bir vergi ödüyor. Ancak bugün baktığınızda ne bir sosyal tesisimiz var ne de rahat olabileceğimiz bir yerimiz var. Bir mendirek ve balıkçı barınağı istiyoruz. Hatta tuvaletimizi yapabileceğimiz yerimiz bile yok. 

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Çağdaş Kocaeli Gazetesi | Kocaeliden dünyaya Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
Yukarı ↑