- 19 Eyl 2020 - 16:25 G: 19 Eyl 2020 - 16:36

İzmit’in ilk Cam Sanat Merkezi

Çağdaş kültür sanat sayfasında bu hafta İzmit Cam Sanat Merkezi kurucusu Şeyda Karaman konuğumuz. Karaman ile cam sanatının inceliklerinden, sanatının ipuçlarından konuştuk.

mask

Çağdaş kültür sanat sayfasının bu sayısında İzmit’in ilk cam sanat atölyesini ziyaret ettik. Atölye kurucusu Şeyda Karaman, doğduğu kent İzmit’te sanatını icra etmenin ve kente tanıtmanın heyecanını yaşıyor. Atölye, Sanat Sokağı’nda başladığı çalışmalarına yakında yeni mekanında devam edecek.

Cam Sanatı nedir kısaca; Saydam veya yarı saydam olarak adlandırılan ve ana maddesi silisyum olan Cam, aslında orjinalinde inorganik bir sıvıdır. İşlenerek sert ve kırılgan bir hale dönüştürülen bu güzel madde çok eski ve köklü bir tarihe sahiptir. Antik çağdan günümüze kadar ulaşan camın ise ana maddesi içerisinde zengin miktarda silisyum barındıran kumdur.

Cam sanatı geleneği özellikle cam üfleme sanatı günümüze kadar ulaşabilmeyi başarmıştır. Tarihin yadigarı olarak görülen cam üfleme sanatının günümüzde de yapılan fuarlar ve sempozyumlar neticesinde adından sıkça söz ettirdiğini ve insanlarda hayranlık uyandırdığını görmekteyiz. Bu durum ise cam sanatı geleneğinin hali hazırda devam edilerek popülerliğini kaybetmeden sürdürüldüğünün bizlere en büyük kanıtıdır.

-Kendinizden kısaca bahsedebilir misiniz?

Ben Şeyda Karaman,1974 doğumluyum. İzmit’te doğdum, büyüdüm. İzmit Lisesi’nde okudum ardından Mimar Sinan Güzel Sanatlara devam ettim.

-Ne zaman cam ile ilgilenmeye başladınız?

 Çocuk yaşlardayken anneannemin cam filleri ilgimi çekerdi. Nasıl üretildikleri konusunda fikirler uydururdum, çok merak ederim. Cama şekil verme merakım oluşmaya başladı, bu alanla ilgili araştırmalarım başladı. Polonezköy’ de bir hocam var. Sertaç Bayraktar. Okulda bu mesleğin derinliklerine inmek epey zor. Örneğin atölyemizde şaloma tekniği ile çalışıyoruz. Bu meslek usta çırak ilişkisine dayanıyor. Benim de şimdi bir öğrencim var. Cam çok sınırsız, özgürlüğe açık bir malzeme bu sebeple üretim de keyifli oluyor. Uzun yıllar hocamla atölyesinde çalıştım. Hocam İzmit’te bu mesleği tanıtmamı istedi. Bir yıldır İzmit’e cam sanatını tanıtmaya çalışıyorum.

-Cam Sanatından ve alanlarından biraz bahder misiniz?

Beni en çok etkileyen çeşme bülbüldür. Osmanlı geleneğinden gelir. Geleneksel bir mirastır, hafızadır. Osmanlıdan bize ulaşmış önemli temsillerdir. Cam sanatı Türkiye’de bölge bölge değişmektedir. Bunun yanında bu sanatı icra etmek epey zor. Çünkü malzeme tedariği zahmetli. Fırın, atölye sahibi olmak gerekiyor. Fırın olmadığında da pek az teknik uygulanabiliyor. Şimdilerde şaloma için çubuk cam kullanıyoruz. Ancak çubuk camlar Türkiye’de üretilmiyor. İtalya’dan getirtiyoruz, maliyeti de yüksek haliyle. Sanat Türkiye’de var ancak malzeme yok. Bu da Türkiye’de insanların bu sanata yönlenmesini olumsuz etkiliyor. Silisyum ve kumdan üretilen cam şimdilerde bir pazarın parçası.

-Atölyenizin  planları neler?

Mevcut atölyemizde yalnız şaloma tekniğini uygulanmaktayız ancak okuyuculara sürpriz bir haber olsun yeni atölyemizde farklı üretimlerimiz olacak. Paylaşmak isteği değerli. Biz de paylaşma isteğiyle yola çıktık.

- İzmit Cam Sanat Merkezi nasıl kuruldu?

Polonezköy’ de ustamla çalıştıktan sonra ustamın da önerisiyle İzmit’e cam sanatını tanıtmak için geldim. Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet’in de desteğiyle atölyemizi kurduk. Bir yıldır burada sanatımı icra etmeye çalışıyorum. Genellikle olumlu yorumlar alıyorum insanlar ilgi gösteriyor, merak ediyorlar.

-Bu malzemeyi nasıl görüyorsunuz?

Cam öncelikle sağlıktır. Keşke kullandığımız her şey cam olsa. Camdan her şey yapılabilir. Hem sıvıdır hem katı. Bu yüzden bana büyülü geliyor. Renklerle oynamak birbirine katmak bana özgür bir alan yaratıyor. Camın bu özelliği çok besleyici, çok zengin.

 

-Tasarımlarınızı yapmadan önce ön çalışma, eskiz çalışıyor musunuz?

Tasarımlar doğaçlama gelişiyor. Hiç çizmeden aklıma gelen imgeyi ocağın başına geçip denemelerle şekil çıkartmaya çalışıyorum. Bazen tek denemede oluyor bazen ikinci denemede çıkıyor.

-Kentin yapısı üretiminizi ne oranda etkiliyor?

İzmit’in ilham veren bir tarihi var etkilenmemek mümkün değil. Ancak İzmit’in tarihini taşıyan hiç ürün ya da çalışma yok. İlerleyen vakitlerle kentin hafızasına yönelik çalışmalar yapmak istiyorum. Bir yandan da bu kentte sanata karşı bir uzaklık var. Örneğin çalışmalarımızı inceleyen ama emeği görmezden gelen düşünceler pek fazla.

-Pandemi süreci nasıl geçiyor?

Pandemi sürecini evde geçirdim. Dükkanlar açılmaya başlayınca biz de atölyemize döndük. Bir yandan atölyemiz açık kalsın, insanlara dokunsun, sanatımızı aktarmaya çalışalım bir yandan da geçimimizi de sürdürmemiz gerekiyor düşünceleriyle bir elimizde dezenfektanla açtık atölyemizin kapısını.

-Son olarak, yakın dönem hedefleriniz neler?

Pandemi öncesinde çocuklarla çalışmak istiyorduk. Geçen yıl okulları ziyaret edip çocuklara camdan bileklikler yaptırdık. Bir eve girmek çocuktan geçer. Camı tanıtmak amacıyla çocuklarla kurduğumuz yol ailelerine ulaştı. Pandemiden sonra da çocuklarla çalışmayı sürdürmeyi, yeni atölyemize geçmeyi hedefliyorum.

Şeyda Karaman’ın Önerileri

Film: The Shining/ Stanley Kubrick
Şiir: Her Şey Sende Gizli/ Can Yücel
Kitap: Aziz Nesin/ Şimdiki Çocuklar Harika


Çağdaş Kocaeli’nin Okuyucuları için Önerileri

 

Film : Ağlayan Çayır bAğlayan Çayır, Spyros ve ailesinin Yunanistan’a vardığı 1919 yılı ile iç savaşın son bulduğu 1949’a kadar olan dönemde yaşanan tarihsel olayları Eleni ve Alexis’in aşk hikâyesi üzerinden anlatır. Spyros’un oğlu Alexis ve onlarla birlikte Yunanistan’a gelen Eleni, küçük yaştan itibaren birbirlerini sevmektedirler.

 

Kitap: İyi İnsan Bulmak Zor / Flannery O'Connor

İyi İnsan Bulmak Zor, yirminci yüzyıl Amerikan edebiyatının en ilginç isimlerinden biri olan ve "güney gotiği" diye adlandırılan akım içinde başarılı eserler veren Flannery O'Connor’ın on öyküsünü içeriyor. Tekinsiz bir atmosferin hâkim olduğu bu öykülerde, insan doğasının pek hoş olmayan ama bir o kadar da gerçek yönleri gözler önüne seriliyor.

 

 

Şiir: Bir Kayığa Biner Geceleri / Gülten Akın

Tadını, yağmura duygulanmanın

Paylaşır kuşlarla biri gizlice

Gülmesini tutamamış bir sincap

Sallanır utanç bahçelerinde

 

Yalnız atlar yıkılır düzlerde suya özlemlerinden

Bir ben miyim yalnızlığa yenilen, sen, sen, sen

 

Uzun sokakların ucunda evleri

İlk denemelerden geri dönülmüştür

İtildikçe içe, durduğu bilinen

Bazı dostları yitirmeye gidilir

 

Yalnız atlar yıkılır düzlerde suya özlemlerinden

Bir ben miyim yalnızlığa yenilen, sen, sen, sen

 

Bir kayığa biner geceleri

Sığlıkta o kadın tek başına

Dua biçiminde inceltir korkuyu

Sunar içtenliksiz, tanrısına

 

Yalnız atlar yıkılır düzlerde suya özlemlerinden

Bir ben miyim yalnızlığa yenilen, sen, sen, sen

Tarihte Bugün

1948 - Sulhi Dölek, Türk yazar ve senarist (ö. 2005) doğdu.

1959 - Meral Okay, Türk, senarist, oyuncu ve söz yazarı (ö. 2012) doğdu.

1972 - Durul Bazan, Türk tiyatro ve sinema oyuncusu doğdu.

1973 - Cansel Elçin, Türk sinema ve televizyon oyuncusu doğdu.

1975 - Ahmet Saraçoğlu, Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu doğdu.

1977 - Bülent Çolak, Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu doğdu.

1982 - Begüm Birgören, Türk dizi ve sinema filmi oyuncusu doğdu.

1908 - Pablo de Sarasate, İspanyol kemancı ve besteci (d. 1844) öldü.

1971 - Giorgos Seferis, Yunan şair ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (d. 1900) öldü.

1985 - Ruhi Su, Türk halk müziği sanatçısı (d. 1912) öldü.

1992 - Musa Anter, Türk gazeteci, yazar ve şair (d. 1920) öldü.

1992 - İlhami Soysal, Türk gazeteci ve yazar (d. 1928) öldü.

 

Sanat Sokağı’nda bulunan atölyede birbirinden güzel ürünler yer alıyor.

19 Eyl 2020 - 16:25 Kocaeli/ İzmit- Yaşam

Son bir ayda cagdaskocaeli.com.tr sitesinde 156.941 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.