Mahruki açtı ağzını yumdu gözünü

KSO’nun sempozyumunda konuşan AKUT Vakfı Başkanı Nasuh Mahruki, depremlerden sonra yaşanan sorunlardan hükümeti sorumlu tuttu. Türkiye’nin artık parti devleti olduğunu iddia eden Mahruki, ülkenin sorunlarının sorumlusunun hükümet olduğunu söyledi

Ayşe Aydın Ceyhan
Ayşe Aydın Ceyhan Tüm Haberleri

Türkiye’de neden afetlere hazır olamıyoruz konusuna değinen AKUT Vakfı Başkanı Nasuh Mahruki, “Türkiye’de çok ciddi sistemsel sorunlar var. Sorunlarımızdan bir diğeri şeffaf bir hükümete şeffaf bir devlete sahip değiliz. Pandemide kaç kişi öldü depremde kaç kişi öldü biliyoruz. Kaç Arap’a, Afgan’a, Suriyeliye vatandaşlık verildi bilmiyoruz çünkü devlet şeffaf değil. 17 Ağustos depremi aslında bütün sebepleriyle beraber bu işi nasıl çözeceğimizi de önümüze koydu. Neyi nasıl yapmamamız gerektiğini gördük. Şimdi önümüzde keskin çizgilerle ayrılmış iki yol var. Tüm olan bitenin sorumluluğunu başkasında olduğunu iddia ederek akıl dışı bir didişme ve tevekkül karışımı içinde yürümek. Hep bunu yaptık hep başkalarını suçladık. Diğer yol ise bireyin devlet için değil devletin birey için var olduğunun farkına vararak günü kurtararak değil yeni bir bakış açışıyla ülkemizi afetlere hazırlamaktır” dedi.

‘PARA İÇİN VEKİL OLUYORLAR’

Deprem bölgesinde olmamıza rağmen kontrollü bir hazırlık yapılmadığını söyleyen Mahruki, “hala 6 Şubat depremini yaşadık ama hala aynı durumdayız.  Çünkü maalesef Türkiye’de siyasetin ana omurgası rant üzerine kurulu. İnsanlar milletvekili seçilmek için milyonlarca lira harcıyor. Çünkü buraya ticaret yapmak için para kazanmak için geliyorlar. Siyaset yapmak bir kamu hizmetidir. Belli bir tecrübeye sahip olmuş insanlar artık topluma vermek düşüncesiyle milletvekili olunmalı ama Türkiye’de siyaset hırsızlık için yapılıyor. Öyle yapıldığı için dertlerimizi çözemiyoruz. Açık değiliz, namuslu değiliz, şeffaf değiliz” diye konuştu.

‘İNSANLAR ÖLÜRKEN KIZILAY ÇADIR SATTI’

Maraş depremlerinde korkunç bir senaryo yaşadığımızı hatırlatan Mahruki, “Hiç sorumluluk alan var mı bu olan bitende? Kızılay çadır sattı depremzedelere. İnsanlar inim inim inlerken başını sokacak hiçbir yerleri yokken terlikleri pijamalarıyla sokaktayken Kızılay çadır sattı. Bir kişi ceza aldı mı bundan dolayı? Eleştiriler sonunda başkanı görevden aldılar yollarken de haysiyet ve insanlık onur ödülü verdiler. AFAD’ın başında 6 Şubat’tan önce Diyanet’ten gelen biri vardı. Kızılay’ın başına şimdi Menzil tarikatından birini getirdiler. Tarikatlar ve cemaatler Türkiye’yi ele geçirmiş durunda. Arama kurtarmayı bile ele geçirmişler. Enkaz altında kurtarılmayı bekleyen insanlar varken günlerce selalar okuttular. Bunların hepsi süper yanlış şeyler insan haklarına kamu sağlığına, kamu güvenliğine aykırı şeyler” dedi.

‘SİSTEMSEL SORUNLARI ŞEFFAFLIKLA ÇÖZERSİNİZ’

Sözlerini sürdüren Nasuh Mahruki, “17 Ağustos’ta korkunç bir depremle karşılaştık. Tabi Maraş depremleri ile korkunçluğu kıyaslanamaz. Kahramanmaraş depremleri korkunç yıkımlara yol açtı. Bu kadar korkunç yıkım olması da sistemsel arkasındaki aram kurtarma çalışmalarının da yapılamaması da sistemsel. Bu da iktidardan hükümetlerden kaynaklanıyor. Bir ülkeyi afetlere hazırlamamak siyasi iktidarın sorumluluğudur. Hepimiz birer engelli adayı, afetzede adayıyız. Bu sistemsel sorunları gidermeden ehliyetli, adaletli insanları kurumların başına getirmeden eğitimi, hukuku, şeffaflığı geliştirmeden hiçbir derdimizi çözemeyiz” ifadelerini kullandı.

‘VERİLER SAKLANIYOR’

Mahruki, TSK’ya da yüklenerek “ Son Maraş depremlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri yoktu ortada. Ama Milli Savunma Bakanına bakarsanız çok şey yapmışlar, masal anlatıyor. Maraş depremlerinde ölenlerin ayısı 50 bini aşkın olarak açıklandı ancak hepimiz biliyoruz ki gerçek sayı bunun en az birkaç katı. Veri saklanan bir dünyada doğru karar verebilir misiniz? İktidarın iktidarı korumasının arkasında aslında sahte seçmenler var. 6 milyon sahte seçmen olduğu söyleniyor. Doğru veri olmadan doğru karar alamazsınız. 2022 yılında 150 hektar orman kaybettik. Bir sende 20 kat orman kaybettik. Türk Hava Kurumunu mahvettiler” şeklinde konuştu.

‘TÜRKİYE ARTIK PARTİ DEVLETİ’

2003-2013 yılları arasında bütün sınav soruları çalındığını hatırlatan Mahruki, “Devletin kurumlarına ehliyetsiz, liyakatsiz, Atatürk ve laiklik düşmanı 500 bin kişiyi yerleştirdiler. Şu an devletin en üst kademelerinde oturuyorlar. Türkiye artık parti devletine dönüştüğü için içerden bilgi de çıkmıyor. Hatalar, sorunlar konuşulmuyor. Olan depremde ölenlere selde hayatını kaybedenlere oluyor. İstanbul yazı kuraklık içinde geçirdi. Çok ciddi bir küresel iklim, orman yangınları ve deprem riski sorunlarımız var. Ama bunlarla ilgili veri karartma sorunu yaşıyoruz. Neden Maraş depremlerinde bu kadar kayıp yaşadık; çünkü 7 kez imar affı çıkarıldı” dedi.

‘İSTANBUL’DA ÇOK DAHA BÜYÜK SORUNLAR YAŞARIZ’

Mahruki son olarak “17 Ağustos benzeri bir şey yaşarsak başımızda bir ordu olmayacak. Başımızda ordu olmayınca Maraş depremlerinde neler olduğunu gördük. Yağması şiddeti, tecavüzü, organ kaçakçılığına kadar her şeyi gördük. Çok daha beter sorunlar yaşarız 4 milyon sığınmacı var İstanbul’da. Kitlesel bir afet daha yaşarsak bu insanların nasıl davranacağını kimse kestiremez. Elektrik, telefon yok polis yok, eczane, market, kasap, bakkal yok. Bir sürü kuyumcu, bankamatik var. Evlerde ziynet eşyası var. Kamu düzeni ve kamu otoritesi ortadan kalkarsa kimin ne yapacağı belli olmaz. Sığınmacı kılığında ülkemizde doldurulanlar tarafından neler yapılacağını kestiremeyiz. Çünkü Türkiye kaderci bir toplum” diyerek sözlerini tamamladı.

14 Eyl 2023 - 11:32 - Gündem

Mahreç  Ayşe Aydın Ceyhan



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.