Başsavcısı Korkmaz'dan çarpıcı açıklamalar

Cumhuriyet Başsavcısı Habib Korkmaz, 2019 yılına dair adli ve idari konuları basınla paylaştı. İlimizde FETÖ davasında yüzde 51 itirafçı oranına ulaştıklarını söyleyen Korkmaz, “Bu ciddi bir sayı” dedi

Cumhuriyet Başsavcısı Habib Korkmaz, 2019 yılını değerlendirdi. Adli olayların sosyal medyada konuşulmasından şikayetçi olan Korkmaz, “Bu da milletimizin adalete devlete olan güvenini sarsıyor. Herkes bir dursun. Sükunetli yargı düzenine kavuşalım. Zaten hukuk kendi içinde işliyor” dedi. Başsavcısı Korkmaz, FETÖ, Palu Ailesi, faili meçhul cinayetler, adliyede açılan yeni hukuk büroları, davalarla ilgili rakamsal veriler, yeni adliye binası ve daha birçok konuda basına bilgi vererek geçen yılın değerlendirmesini tamamladı.

‘MİLLETÇE YANLIŞ YAPIYORUZ’

Cumhuriyet Başsavcısı Habib Korkmaz, basın mensuplarıyla buluşmasında “Sizlere tanıştığımızda adli olaylara teyit almadan lütfen haber yapmayın demiştim bu konuda hassasiyet gösteren arkadaşlarımız teşekkür ediyorum. İnşallah bu ilişki bundan sonra da devam edecek. Kamuoyunun bilgilendirilmesi gereken konularda doğrudan açıklama yaptık 36 operasyon bilgisini paylaştık. Asliye ile ilgili haberlerde de karşılıklı teyitleştik. Bu dönem hem basın hem yargı için zor bir dönem. Çünkü iletişim olanakları o kadar hızlı gelişiyor ki adet bir rüzgar gibi önünde durmak kolay değil. Herkes bilmediği konuda yorum yapıyor. Milletçe bu konuda yanlışımız var. Sosyal medyada çeşitli platformlarda içeriğini bilmeden yorum yapılıyor. Bu da milletimizin adalete, devlete olan güvenini sarsıyor. Bunları düzeltmeye çalışıyoruz ama ne kadar başarılı oluyoruz bilmiyorum” dedi.

‘PATATES HATLA KONUŞMUŞLAR’

Bu sabah adliye ve cezaevi çalışanlarına yapılan operasyonla ilgili de bilgi veren Korkmaz, “FETÖ ile ilgili irtibatlı adliye çalışanlarına bu sabah operasyon yapıldı. 34 adliye ve cezaevi çalışanımızla ilgili gözaltı talimatı verdik. Bu personelimizin iki tane mahrem adliye imamıyla patates hatlar marifetiyle irtibat kurduklarını ve defalarca görüştüklerini toplantılarda bir araya geldiklerini tespit ettik. Bir kısmında ardışık arama tespit ettik. Bir kısmında hiç soruşturma yapılmamış bir kısmına soruşturma yapılmış ancak yeterli bilgi elde edilememişti. Bunların birçoğu farklı illerde. Bu kişilerin Kocaeli’de çalıştıkları dönemleri tespit ettik. Seyrini de hep beraber göreceğiz” dedi.

SAVCILARA 1 EYLÜL’E KADAR SÜRE

Sözlerini sürdüren Korkmaz, “Cumhuriyet savcılarımız 7 ağır ceza mahkemesine bakıyor. Asliye ceza mahkemeleriyle ilgili düzenlememiz var. Savcı açığı ve soruşturmaların ikmal edilmesi amacıyla savcılar duruşmaya çıkmıyordu. 1 Ocak’tan itibaren savcılarımız adli makamı temsil etmeye başladılar. Ancak yasaya ek bir madde konarak 1 Eylül’e kadar duruşmalara savcı göndermeyeceğiz. Biriken soruşturma yükü elimizde yekün teşkil etmişti. Amaç eldeki soruşturma yükünü olabildiğince asgariye indirmek. Bakanlığımızla görüşüp savcılarımız en azından bir süre daha duruşmalara çıkmasınlar istedik. Bakanlığımız da bunu yasal düzenlemeyle meclisten geçirdi. Bu durum oradaki mahkeme kararlarının kontrol edilmediği anlamına gelmiyor. Çünkü mahkeme kararını görme yetkimiz de var. Her verilen kararı savcı inceler yargıya aykırı olduğunu düşünüyorsa gereğini yapar” dedi.

‘HER OLAYA DOSYA AÇMIYORUZ’

Ülkemizde suçların genelde aşağı yukarı yüzde 15-20 arttığına dikkat çeken Korkmaz, “İlimizde bu yıl suçlar biraz daha azaldı. Geçen yıl 39 Bin 548 dosya geldi bize. Ancak bu sene 33 Bin 576 adet soruşturma evrakı geldi. 6 Bin evrak daha az geldi. Bunun birinci sebebi FETÖ soruşturmalarındaki azalma, ikincisi ihbar müessesesi diye bir müessese geldi. Bundan sonra soyut, genel ispatı mümkün olmayan olayları ihbar kabul etmiyoruz, yani dosya açmıyoruz. Böylece vatandaşlar şüpheli görünmediğinden bazı haklardan mahrum kalmıyor. 2 bin adet de ihbar kaydımız var. Polis ve jandarma FETÖ’den oluşan açığı kapattı” diye konuştu.

‘SONUÇLANAN EVRAKLARIN YÜZDE 95’İ FETÖ’DEN’

Savcılığa bir önceki yıldan 16 bin 120 evrak devrettiği bilgisini paylaşan Korkmaz, “2019 yılında soruşturmasını yürüttüğümüz 49 bin 696 evrak var. Bunun 36 bin 187’si karara bağladık. 2020 yılına devreden evrak 13 bin 509. Yani iyi bir performans göstermişiz. İnfazdan 46 bin 363 evrak gelmiş. Önceki yıldan 61 bin 183 evrak devretmişti bize. Toplam 107 bin 546 infaz evrakını takip etmişiz. Bunun 35 bin 595’i karara bağlanmış, 71 bin 951 evrak infaza devam ediyor. İhbardan 2 bin 222 evrak gelmiş. Bunun bin 729’unu kapatmışız. Şuanda 493 evrak duruyor. Ayrıca savcılığımıza 5 bin 257 adet terör evrakı geldi. 3 bin 895 tanesini karar bağlamışız. Çıkan evraklarımızın aşağı yukarı yüzde 95’i FETÖ, yüzde 5’i PKK, DAEŞ ve diğer örgütlerle ilgili. Açılan ve karara bağlanan dosyaların bin 108 tanesine iddianame hazırladık. Bin 369 tanesine takipsizlik kararı verdik. Bin 418 tanesini birleştirdik. Bu rakamsal verilerde Gebze savcılığındaki dosyalar dahil değil” dedi.

‘FETÖ’DE YÜZDE 51 İTİRAFÇI’

15 Temmuz’dan bu yana FETÖ’yle ilgili yapılan soruşturmaları da söyleyen Korkmaz, “Gebze’de dahil olmak üzere 9 bin 791 kişiye soruşturma yaptık. Dava açılan dosya sayısı 3 bin 476. Takipsizlik verilen dosya sayısı 3 bin 789. 6 bin 235 dosyayı ise ilgili yerlere ve illere göndermişiz. FETÖ’den tutuklama sayımız 5 kişi. Adli kontrollü 246 kişi var. Soruşturmalarda bin 892 kişi ise suçunu kabul edip itirafçı oldu. İtirafçı olanları tahliye ediyoruz. Tabi bu FETÖ’cüler dışarıda geziyor algısı yaratıyor. Tabi bu adamın bize verdiği bilgiyi bilmiyor vatandaşımız. Bizim tespit edemediğimiz bilgiyi verenleri tespit ediyoruz. Dolayısıyla ciddi bir sayı bu. Yüzde 51 itirafçı başarımız var. Herkese dava açılıyor algısı var bu doğru değil” dedi.

‘55 ADET MATERYAL VAR’

FETÖ ile ilgili açıklamalarını sürdüren Korkmaz, “Geçen sene elde inceleme bekleyen materyal sayısı 8 bin 790 adet. Bu yıl ise 55. Bunlar da geldiği zaman o dosyalar bitti demektir. FETÖ’ ile ilgili en önemli dosya Ankesör ve adli personelin alınması. TÜBİTAK ve Cengiz Topel’deki kalkışma ve donanmadaki kalkışma bitti. Firar durumunda olan ve darbe suçlamasıyla aranan bir kişi var. Bunlar dışındaKocaeli’de herhangi bir darbeyle ilgili dosya kalmadı” diye konuştu.

‘3 İCRA MÜDÜRLÜĞÜ KAPANDI’

İcra müdürlüklerimizde dosya sayılarının çok fazla olduğuna dikkat çeken Korkmaz, “Avukatlar ve alacaklılar serzeniş ve sızlanma içindeler. Diğer binada icra hizmeti veriliyor. 7 icra müdürlüğü vardı bizde. 8. icra müdürlüğü de pilot icra olarak kurulmuştu. Bu sistem vergi dairesi uygulaması gibi. Takibi başlatan birim farklı, kesinleştikten sonra haczi yapan büro farklı, tasfiyeyi yapan büro farklı. Normal icra müdürlüğünde her işi kendisi yapıyordu. Hızla bu 7 aktif icrayı kapatıp bütün gücümüzü 8 icrada toplayalım dedik. İŞKUR’dan 15 tane eleman aldık 6 ay çalıştırdık. 3 icra müdürlüğünün evraklarını UYAP’a taratıp kapattık. 4 icrada toplam 100 Bin dosya taranmayı bekliyor. 15 kişi alıp istihdam etmeyi ve 4 icrayı da kapatmayı planlıyoruz” dedi.

‘UZLAŞMA BÜROSUYLA DAVA YÜKÜ AZALDI’

“Kendi personelimiz olmadığı için dışarıdan personel almak zorunda kalıyoruz” diyen Korkmaz sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarama yapmak için katip sayısı yeterli değil. 2019 yılında toplamda 209 Bin 183 doya geldi icra müdürlüğümüze. Bunun 72 Bin 223’ü çıkmış. Hala 332 Bin 682 dosya derdest olarak devam ediyor. Başsavcılık bünyesinde farklı bürolar açıldı ihtisaslaşma amacıyla. Kıdemli ve tecrübeli savcılar burada çalışıyor. Uzlaşma müessesesi geldi kurumumuza. Suçun mağduru ve şüphelisi savcılık aracılığıyla uzlaşıyor. Mahkemeleri dava yükünde kurtarıyoruz. Şu anda uzlaştırma belgesi olan 2 cumhuriyet savcısı var” dedi.

‘ARABULUCUDA YÜZDE 80 BAŞARI’

Uzlaşma bürolarına 4 Bin 761 adet uzlaştırma evrakı geldiğini ifade eden Korkmaz, “Bunun 3 Bin 961 tanesi neticelenmiş. Yüzde 80 başarı sağlamış büromuz. 2 Bin 812 tanesi dosya uzlaşmayla neticelendirmiş. 2 asliye ceza mahkemesinin tasarrufu demek. Bin 12 tanesi maalesef uzlaşmayla neticelenmedi. 137 tanesi savcı geri göndermiş eksik ya da suç soruşturma kapsamında olmadığı için ve halen uzlaştırma büromuzda 800 dosya var” dedi. Arabuluculuk bürosundan da bahseden Korkmaz,“İş mahkemelerinde bu büro mecburi haline geldi. İşçi ve işveren iş mahkemelerine gitmeyip önce arabulucuya gidiyor. Söz konusu iş uyuşmazlığında 8 Bin 397 evrak gelmiş. Bunun 7 Bin 835 tanesi büroda nihayetlenmiş, 562 tanesi şu an arabulucuda. Yüzde 93’ü neticelenmiş evrakların” dedi.

21033 DAVA ANLAŞMAYLA SONUÇLANDI’

Arabulucu konusunda sözlerini sürdüren Korkmaz,“Bin 333 dava arabulucunun yardımıyla anlaşarak sonuçlanmış. 6 bin 240 davada anlaşma olmamış. Bu davalar mahkemeye gitmiş. Henüz bu müessesenin kavranmadığını kanaatindeyim. Arabulucuya ve siteme güven sorunu var. Yargılamanın meşakkati zaman tarafların hakkına kavuşma süresi düşünüldüğünde bu müessese kullanıldığında anlaşma oranlarının artacağını düşünüyorum. Bir de aile içi şiddet bürosu var. Ülkemizin içinde bulunduğu en önemli müesseselerden biri aile içi şiddetin önlemesindeki güç. Bu mesele toplumsal huzuru ve barışı tehdit ediyor. Bize bu konuda 2 bin 232 evrak gelmiş. Bunun bin 878 tanesini savcımız karara bağlamış. Halen 354 evrak büroda bekliyor” şeklinde konuştu.

‘5 BİN 51 HÜKÜMLÜ/TUTUKLU VAR’

Sözlerini sürdüren Korkmaz, “9 bin 690 adet tedbir evrakı infaz büromuza gelmiş. 3 bin 412 evrak geçen yıldan kalmış 12 bin 731 aile içi tedbir evrakı işlem görmüş. Bunun 9 bin 54 tanesini infaz etmişsiz. Halen infazı devam eden bin 677 adet aile içi şiddet evrakımız var.Kabahatler bürosuna ise 242 evrak gelmiş. 116 tanesini neticelendirmişiz, 120 evrak ise işlem görmeye devam ediyor. İlimizde iki tane yüksek güvenlikli, 2 tane kapalı, bir tane de erkek açık olmak üzere 5 adet cezaevimiz bulunuyor. Artık burada kadınları açık cezaevinde tutmuyoruz Hendek’e gidiyor. Cezaevlerimizde 5 bin 51 hükümlü tutuklu yatmaktadır” ifadelerini kullandı.

‘SORUŞTURMA HIZLANACAK’

2019’da seri yargılama bürosunun sürpriz bir değişiklik yarattığını belirten Korkmaz, “Uygulamanın esası şu: Bazı suçlarda özellikle mağduru devlet olan suçlarda eğer şüpheli suçunu kabul ederse mükafat olsun cezasının yarı oranında alsın. Bunu yaparak soruşturmayı hızlandırmış olacağız. 13 kalem suç; umumi suların mecrasını ruhsatsız tabanca ve bıçak taşımak, gürültüye neden olmak, alkollü araç kullanmak, bilmeden aldığı parayı bilerek tedavüle koyma. Mühür bozma. Eğer kişi suçunu kabul etmezse genel soruşturma usulü ile kişiye ya dava açılacak ya da takipsizlik kararı verilecek. Mahkeme savcının teklifini kabul etmezse savcı eksikleri tamamlayıp gereğini yapacak. İstinafa gitmeyecek ağır ceza mahkemesinde itirazı incelenecek” dedi.

YENİ BÜROLARU ANLATTI

Kamu davasının ertelenmesiyle ilgili de konuşan Korkmaz, “İlk defa suç işleyen yada3 yılın altıda olanlarda kamu davasının açılması ertelenebilir. Ardından 5 yıl suç işlenmezse dava açılmamış sayılır. Seri yargılama büromuza 235 adet evrak geldi. Geçen hafta bir karar mahkemece kabul edildi. Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğümüz kuruldu. Bunun özü ise bir suçtan dolayı mağdur olan kişi kendince hukuki, adli, psikolojik bir yardıma ihtiyaç duyuyorsa adliyelerde muhatap bir yer olacak. Uzmanlar kendilerine yardımcı olup diğer kurumlara yönlendirecek. Bir müdür yeteri kadar katip ve uzman personel vereceğiz. Temel amaç suç mağdurlarını adalete olan güvenini saplamak, suçtan dolayı uğradığı zararı en asgari düzeye indirmek. Bu büroda bilgilendirme ve yönlendirme bürosu, kırılgan grup ve destek bürosu, hukuk yargılaması destek bürosu ve ceza yargılaması bürosu gibi bölümler de var. Bu iyi bir çalışma. Şu anda 27 adliyede kurulmasına karar verildi. Kocaeli’de pilot illerden biri seçildi” dedi.

‘HERKES HUKUKÇU OLMUŞ’

Adli olayların sosyal medyada çok fazla konuşulduğuna dikkat çeken Korkmaz, “Son zamanlarda bir curcuna var. Herkes hukukçu. Bütün adli olaylar her platforma tartışılıyor. Bu toplumun adalete olan güvenini sarsıyor. Bu normal bir durum değil. Aslolan tutuksuz yargılamadır deniyor. AB’nin de ölçüsü bu. Bizim hukukumuzu taşımak istediğimiz nokta da bu ama toplumumuzun algısı bu değil. Aslolan tutuklu olsun deniyor. Cezası az olmasına rağmen toplum tutuklama bekliyor. Şüpheli ise serbest bırakılmak istiyor. Yargı olarak bunun dengesini gözetiyoruz. Verdiğimiz kararlarda toplumla aynı maalesef linç oluyor. İşin hakikatini öğrenmeden siyasi düşünce çerçevesinde yayıla yayıla sosyal medyada zirve oluyor. Sükunetli yargı düzenine kavuşalım herkes bir dursun. Zaten hukuk kendi içinde işliyor. Toplumumuz biraz daha duyarlı hale gelirse savcılığımız işini daha iyi yapacaktır” dedi.

‘FAİLLE İLGİLİ KESİN HÜKÜM VAR’

Geçtiğimiz günlerde aydınlanan faili meçhul cinayetle ilgili de konuşan Korkmaz, “Daha önce soruşturma yapılmış. Olayın failiyle ilgili yeterli delil olmadığı için takipsizlik kararı verilmiş. Ancak ölenin yakınları itiraz edince hakim takipsizlik kararını kaldırarak dava açılmasını istemiş. Delil olmadığı için faile beraat verilmiş. Ölenin yakınları kararı temyiz etmişler Yargıtay da onaylamış. Kişiyle ilgili kesin hüküm meydana gelmiş. Emniyet Müdürlüğümüz dosyayı tekrar ele aldı. Olayın diğer faillerini buldu. Biz de mahkemeye sevk ettik. Asıl failin tutuklanması zor çünkü hakimin kesin hükmü var, yargılanamaz. Biz de dedik ki Yargıtayımızın belki görüşünü değiştirebiliriz. Dava açtık. Böylece vicdanların kanamasına engel olmaya çalıştık” dedi.

‘HAKİM HATA YAPMIŞ’

Olayla ilgili konuşmasını sürdüren Korkmaz, “Suça yardım kapsamında hakim değerlendirmeye gitmedi ve kişileri serbest bıraktı. Biz de bunun yanlış olduğunu düşünerek karara itiraz ettik. Diğer hakim talebimiz haklı görerek iki kişiyi tutukladı. Soruşturma dosyasında aslında adam öldürmeden hariç bir de yapma ve hürriyetten yoksun kılma var. Bu işlem soruşturmada gözden kaçmış. Bu suçları da dosyaya koyduk. Bu suçlardan soruşturma açtık. Hukuku işleterek faillerin tutuklanmasını sağladık. Yani asıl fail yağma ve hürriyeti yoksun kılmaktan tutuklandı. Artık mahkeme bunu değerlendirecek. Yargıtay bu dosya ile içtihat değişikliğine gideceğini ümit ediyorum. Bu işin 3 faili var inşallah gereken cezayı alacaklar. Bu davada temel hata sulh ceza hakiminin verdiği kaldırma kararı. Orada acele edilmiş” dedi.

‘PALU DAVASI 1-2 AY İÇİNDE ÇÖZÜLÜR’

Yargıda hedef süresiyle ilgili de konuşan Korkmaz, “Cumhuriyet savcısının önüne gelen dosyayı belirlenen sürelerde bitirmeleri hedeflenmiştir. Bununla ilgili ciddi bir çalışma var. Bu süreleri inşallah yakalayacağız” dedi. Palu Ailesi davasıyla ilgili de konuşan Korkmaz, 7. Ağır ceza mahkemesi yargılamayı yapıyor baba Harun Tahnal’ın akıl hastası olduğu çıktı. Bir vasi ataması söz konusu. Vasisi atandı ardından tanık beyanından sonra mütalaayı dosyaya sunacağız bir celse daha belki mahkeme uzar en fazla 1-2 ay içinde davanın nihayetlendirileceğini düşünüyoruz” dedi.

‘YENİ BİNAYA 2021’DE BAŞLAYACAĞIZ’

Yeni adliye binasına 2021 yılında başlanacağını belirten Korkmaz, “Kolordu’nun Köseköy’deki yerinde 170 dönümlük arazisi bize tahsis edilmişti. Büyükşehir Belediyesi projenin çizimini yaptı. Ufak tefek rötuşlar kaldı bakanlığımızın ödenekleri ve bütçe limitleri yatırım bütçesine girmedi. İnşallah temennimiz 2021 bütçesine konulabilirse güzel bir inşaat başlayacak. Hakim ve savcılarımız çift oturmak zorunda kalıyorlar kalemlerimizi bileştirerek yer tasarruf etmeye çalışıyoruz. 20 katip aldık. İcra müdürlüğünün yanında olan kapalı otoparktan yer talep etmişti 2 bin 500 metrekareyi bize tahsis etti. Oraya 10 mahkeme koyabilecek bir alan yapacağız. Buradan 10 mahkemeyi oraya taşıyarak burayı ferahlatmayı düşünüyoruz. Yaz kararnamesine kadar hayata geçeceğine inanıyorum.3,5 milyon para gidiyor. İcrayla bitişik hale gelecek. İhaleye en kısa sürede çıkacağız” dedi.

‘HUKUKTA SİYASET OLMAZ’

Sözlerini sürdüren Başsavcı Korkmaz, “Cezaevi yanında hem ziyaretçilere, hem çalışanlara hem de yoldan geçenlere hizmet edebilecek güzel bir sosyal tesis yaptık. Bir de cami inşaatı var o da biterse baharda açmayı düşünüyoruz. Tekstil atölyesi, donanmaya işçi elbiseleri dikiyoruz. Demir doğrama atölyesinde okulları masa sıra yapıyoruz. Bir mobilya firmasına metal iskelet yapacağız” dedi. MHP’li İl eski Yöneticisi İzzet Erdem’le ilgili rüşvet konusuna da değinen Korkmaz, “İzzet bey şikayetçi oldu. Aydın Bey’in ki tanıklık şeklinde olacak. Aydın Bey kendisi suçlandığı için şüpheli durumunda olacak. Bahadır müşteki şüpheli olacak. Görüntüler üzerinde montaj iddiası da var. Herkes rahat olsun. Biz kimseye ayrım yapmıyoruz. Hukukta siyaset olmaz. Bir dosyayla ilgili kimse beni aramadı arayamaz da zaten. Sadece bize soruşturma ve otopsinin hızlandırma isteniyor” dedi. Ayşe AYDIN

14 Oca 2020 - 10:43 - Gündem

Son bir ayda cagdaskocaeli.com.tr sitesinde 217.258 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?