Can Ataklı: İktidar ülkeyi dönüştürmeye çalışıyor

ADD Kocaeli Şubesi’nin düzenlediği panele katılan Gazeteci Can Ataklı, “15 Temmuz darbesi gerçekleşseydi Türkiye’de laiklik kalmayacaktı. İktidar da a...

ADD Kocaeli Şubesi’nin düzenlediği panele katılan Gazeteci Can Ataklı, “15 Temmuz darbesi gerçekleşseydi Türkiye’de laiklik kalmayacaktı. İktidar da aslında bunu istiyor. Bugünkü iktidar son 8-10 yılda yaptıklarıyla bu ülkeyi dönüştürüyor” dedi.

GENİŞ KATILIM OLDU

Atatürkçü Düşünce Derneği Kocaeli Şubesi tarafından KYÖD’de ‘Türkiye Nerede Nereye Gidiyor’ konulu bir panel düzenlendi. Gerçekleştirilen panele Gazeteci Can Ataklı’nın yanı sıra, CHP İl Sekreteri Hüseyin Acurman ve il yöneticileri, ADD Kocaeli Şube Başkanı Orhan Özdemir, ADD Şube Başkanları Mehmet Toker, Eğitim Sen Kocaeli Şube Başkanı Suca Omurca,  Yapı Yapı Yol Sen Kocaeli Şube Başkanı Ethem Kartal, Eğitim İş Kocaeli Şube Başkanı Bilal Şener, Kocaeli Barosu üyeleri,  ÇYDD İzmit Şube Başkanı Meral Dönmez, Türk ocakları Kocaeli Şube Başkanı Yücel Alpay Demir, ÇEKÜL Vakfı Kocaeli Temsilcisi Numan Gülşah ve çok sayıda davetli katıldı. İlk olarak açılış konuşmasını yapan Eski ADD Kocaeli Şube Başkanı Orhan Özdemir, “Ülkemiz iyi yönetilmiyor. Demokrasi insan hakları adalet ve hayatın anlamın da geriye gidiyoruz. İnsanlarımız geriye gidiyor. Bu devlet eliyle yaratılmış büyük bir kaos. Hükümetimiz bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum. Biz ADD olarak toplumun tüm sorunlarına eğildik ve buna da devam edeceğiz” dedi.

‘BÜYÜK SUÇUMUZ VAR’

Panele konuşmacı olarak katılan gazeteci Can Ataklı şu ifadelere yer verdi, “Beni buraya davet ettiğiniz için çok teşekkürler. Büyük bir keyifle ve mutlulukla geldim. Sizlerle buluşmak büyük mutluluk. İzmit yakın gözüküyor ama gelmek çok zor. Büyük bir trafik yoğunluğu var. Eskiden tren vardı en azından. Bir su markasının bile aldığını bile ilk öğrendiğim yer İzmit’ti. Gerçekten çok büyümüş. Bana tarif etseler zor bulurdum. Eskiden İzmit’in ortasından geçen tren bile çok garip gelirdi. Şöyle bir sıkıntımız var bunu aşmamız gerekiyor. Bugüne gelinen noktada bizim çok suçumuz var. Ama kenara bırakmalıyız. Yoksa geçmişi konuşmaktan önümüze bakamıyoruz. Tamam hata yapıyoruz ama kendimizi kötülemekten vazgeçelim. Bu bizi bir yere götürmüyor. Geçmişte yaptığımız hataları bilincimizde saklayarak ileriye gitmeliyiz. Bu iktidarın beynimize çaktığı çoğunlukçu anlayış bizimde önümüzü tıkıyor.

‘NİTELİKSİZLERE MUHTAÇ KALMAYIN’

Rakamsal olarak az olmak güçsüz olmak anlamına gelmiyor. Türkiye de sayısal olarak konuşursanız yanılırsınız. İktidarın her iyi yaptık dediği projede buradakilerinde aklı ve mantığı var. Sayıca az olan bu inşaları buraya bir hafta kapatın, Türkiye bir hafta sonra çöker. Niteliksiz ve çoğunlukta ki vasıfsız insanları kapatın bir yıl bir yere farklarına bile varmayız.  Bu gücünüzü ne olur bilin. En büyük sıkıntımız da kendi gücümüzü bilememek.  Eğer kendi gücünüzü bilmezseniz niteliksiz olarak belirttiğimiz ve çoğunlukta olan kişilere muhtaç kalırsınız.  Bu iktidar döneminde niteliksiz kesime parlak sloganlar öyle işlendi ki insanlar demokrasi nöbetlerinde sokağa neden çıktıklarını bile bilmiyorlar.

‘HERKESİN GÖZÜ BOYANDI’

Bu insanlara nasıl ekmek yedireceksiniz. Camileri ahıra çevirdiler dediler. Kutsal emanetlerin saklandığı caminin kapısına asker konulmuş zamanında.  Oranın nem oranına bakılarak kutsal emanetler saklandığı için asker kapıya dikilmiş. Bugün ki zihniyet, karneyle ekmek verdiler diyorlar. Herkese eşit şekilde dağıtılması gerekiyordu ki o yüzden karneyle verildi. Biz böyle bir dönemden geçtik. 1952’de Türkiye NATO üyesi oldu. Türkiye NATO ordusu oldu ve asıl görevi Komünizmin Doğu’dan Batı’ya gelmesini engellemektir. Bugün terörist olarak kafa kesen, bomba patlatan Müslümanlardan başka kimse yok.  Mustafa Kemal’in başlattığı devrimlerle birlikte farklı İslam ülkelerinden farklı bir konuma geldi.  Erdoğan’ın başına gelen her şey düzmecedir. Yeni nesil, ya da arada kalmış neslin gözleri parladı. Müthiş bir para aktarımı oldu. Herkesin gözü boyandı. Bu iktidar 2006 yılından sonra dini bir yapılanmayla Türkiye’yi bu günlere getirdi. Bu iktidarla birlikte etnik kökenler ve inanç farklılıkları derinleşti.

‘LAİKLİK KALMAYACAKTI’

Cemaat yapılanmasının hızlanması ve 15 Temmuz sürecinin sonrasında sonu belirsiz bir yere gidiyoruz. Bu iktidarın ömrü bitmiştir. Türkiye bütün bu tecrübelerin ışığında buradaki insanların çabasıyla yola çıkacaktır.  Bu potansiyel burada var. Bu ülkede insanlar İslam dinine, inancına çok bağlı olmasına rağmen Atatürk ve ilkeleriyle birlikte yaşamışlardır. Bu iktidar herkesin inancıyla oynamıştır. Benim zamanımda kimse kimsenin inancını mezhebini bilmezdi. Bu iktidar bizi birleştirir gibi yaparken bölüyor.  Gençler bakın müthiş bir ayrımcılık var. Türkiye’de her şey din bazlı hale geldi. O zaman laiklik burada bitiyor. TV’ler hurafe programlarından geçilmiyor. İnsanların kafalarını saçma programlarla karıştırıyorlar.  15 Temmuz darbesi gerçekleşseydi Türkiye’de laiklik kalmayacaktı. İktidar da aslında bunu istiyor. Bugünkü iktidar son 8 – 10 yılda yaptıklarıyla bu ülkeyi dönüştürüyor.” n DİREN ÇELİK

CAN ATAKLI KİMDİR?

1956 yılında anne babasının görev yeri olan Diyarbakır’da doğdu. İlkokulu Balıkesir’de bitirdikten sonra İstanbul Erkek Lisesi’ne girdi. 1976 yılında meslek hayatına Vatan Gazetesi’nde başladı. Aynı sırada şu anda adı Marmara Üniversitesi olan İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Basın ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’na kaydoldu. 1978 yılında Vatan Gazetesi’nin kapanması üzerine Günaydın Gazetesi’ne geçti. 1985 yılına kadar bu Günaydın Gazetesi’nde ve bu gazetenin yan kuruluşları olan 24 Saat ve Tan gazetelerinde yazı işleri müdürlüğü yaptı. Kısa bir süre Hürriyet Gazetesi’nde çalıştıktan sonra 1986’da Sabah Gazetesi’nin ikinci kuruluşu yıldönümünde Yayın Koordinatörü oldu. 1993’te yöneticiliğin yanı sıra köşe yazarlığına da başladı. 2000’de Sabah Gurubu’nun bünyesine katılan Kanal 6 televizyonunda öğle haberlerini de sunmaya başladı. Haberlere yorum da katılan bu sunum biçimi Türkiye’de bir ilkti. 2001 yılında Sabah Gurubu’dan, bünyesindeki Etibank’a TMSF tarafından el konulması üzerine ayrılmak zorunda kaldı. Aynı yılın ağustos ayında Habertürk televizyonunun kuruluş kadrosunda yer aldı. Yine Türkiye’de bir ilk gerçekleştirerek her gece haber ve yorumun birleştiği, önemli konukların katıldığı uzun süreli bir haber programına imza attı.2002 genel seçimlerinden hemen sonra Star TV’de ana haberleri sunmaya başladı. 2003 Mayıs ayında Star TV Genel Yayın Müdürü, 2003 Ağustos’unda ise Star Medya Grup Başkanı oldu. Star Gazetesi’nde de köşe yazmaya başladı. 2004 yılı Şubat ayında TMSF’nin Uzan Gurubu bünyesindeki tüm şirketlere el koyması üzerine işsiz kaldı. 2006 Aralık ayında yeniden yayın hayatına giren, mesleğe başladığı Vatan Gazetesi’nde köşe yazarı oldu. Ağustos 2013’te iktidarın baskıları üzerine bu gazetedeki görevini de bırakmak zorunda kaldı. Bir süre Ulusal Kanal'da her gün canlı olarak yayınlanan "günün yorumunu" sundu. Halen Korkusuz Gazetesi'nde günlük köşe yazıları yazıyor. Evli bir kız babası.

24 Eyl 2016 - 14:31 - Gündem

Son bir ayda cagdaskocaeli.com.tr sitesinde 200.367 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?