İsrail’in zulmünü protesto ettiler

İsrail’in Kudüs’te Müslümanlara karşı sürdürdüğü zulme sessiz kalmayan STK’lar bir araya geldi. Filistin’in mutlaka özgürleşeceğini belirten STK’lar hep bir ağızdan haykırarak “Aksa’da Siyonist postal izleri temizlenecek” dedi

Ayşe Aydın
Ayşe Aydın Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Memur-Sen, İHH, AGD Genel Merkezleri, 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması yaptı. İlimizde de İsrail’in Mescid-i Aksa’da Müslümanlara yaptığı zulmü protesto etmek adına bir araya gelen 3 STK, araç konvoyu düzenledi. Ardından Memur Sen İl Temsilcisi Şahin Yaşlık basın açıklamasını okudu. Ellerine Filistin bayrakları alan vatandaşlar, Filistin’e özgürlük sloganları attı. Yapılan ortak açıklama şöyle:

KARDEŞLERİMİZE OMUZ VERMEK İSTEDİK

Unutmak felakettir. Biz bugün burada hatırlatma yapmak için o, teröre karşı direnen ve her neresinden bakarsanız bakın insan olmanın onurunu kurtarmak için imanın izzetini korumak adına çoluk çocuk demeden kadınıyla erkeğiyle genciyle yaşlısıyla canını ortaya koyan yiğitlerin mücadelesine omuz vermek, insan olmanın asgari şartını yerine getirmek için toplandık.  Evet. İnsan olmanın asgari şartı bugün bu meydanda toplanmaktır. Covidi, stratejik bir aparata dönüştüren insanlığın bu zayıf anında hayasızca ilk kıblemiz Mescidi Aksa’ya saldıran terörist İsrail’in yaptıklarını telin etmek, asgari bir durum arz etmektedir.

İŞGAL STRATEJİSİ SÜRÜYOR

Fakat biz şunu da biliyoruz: Ziyanda olan bu asırda, başta ABD olmak üzere sistemin egemenleri ve maalesef onların kurguladığı sistemin oluşturduğu kirli düzeni görmezden gelenler, terörist İsrail’in kanlı stratejisinin küresel ölçekte desteklenmesine sebep olmaktadır. Kirli medya düzeniyle artık her neresinden bakarsanız bakın adaleti değil güçlünün kanlı düzenini perdelemekten başka işlevi olmayan uluslararası hukukuyla bu sistem, bu düzen kanı ve terörü desteklemektedir. Onun için terörist İsrail bu kadar fütursuz, bu kadar hayasız davranmaktadır. Onun için İsrail, kan ve vahşetle şekillendirdiği işgal stratejisini devam ettirmektedir.

YALAN DÜZEN YENİLECEK

Tam da bu yüzden herkes sussa da Filistin’de, Kudüs’te bizim canımız ciğerimiz dediğimiz kardeşlerimize karşı sürdürülen terör politikalarına karşı haykırmaya, bu kirli düzenin üzerini örtmeye çalıştığı hakikati yılmadan usanmadan hatırlatmaya ve gerçekleri yüzlülerin yüzlerine çarpmaya devam edeceğiz. Nasıl ki orada kardeşlerimiz direniyor. Biz de burada direnmeye devam edeceğiz bu kör düzene karşı. Yılmayacağız! Usanmayacağız! Orada, insanlığın haremine yapılan saldırıya karşı direnen yiğitlerin sesi olacağız, sözü olacağız, bu küresel kirli stratejiye karşı biz de burada direneceğiz. İsrail bir yalan üzerine kurulmuştur. Siyonist rejimin oluşturduğu bu yalan düzeni elbette yenilecek, bunu imanımız kadar biliyoruz.

İSRAİL KORKULARIN ESİRİDİR

Kimileri, gücün oluşturduğu anaforda bunu göremeyebilir, pusabilir. Fakat biz zulmün abad olmayacağına iman etmişiz. Filistin’de, teknolojiye sırtını dayamış küresel ebrehenin fillerine karşı taşla sapanla direnen ebabillerin galip geleceğini göreceğiz hep birlikte. Ne var ki terörist İsrail’in oluşturduğu kanlı politikalara karşı kulaklarını tıkayıp başını kuma gömenlerin büyük bir hüsrana uğrayacaklarını da hatırlatmak isteriz. Biz biliyoruz ki; İsrail, asırlara sari getto kültürüyle o bölgede hep düşman üreterek var olmaktadır. Evet İsrail, korkularının esiridir. Ve İsrail, holokost endüstrisinden beslenen lobilerin esiri olduğu için şiddeti politikalarının merkezine koymuştur.

TEMELİNDE KAN VE TERÖR VAR

Kimileri bu söylediklerimizi hamaset diyebilir. Fakat biz imanımızla buradayız, yüreğimizle buradayız ve tarih şuurumuzla buradayız. Tam da bu sebepten diyoruz ki korku ve şiddet üzerine inşa edilmiş hiçbir sistem ayakta kalamaz. Korku ve şiddetin üreteceği tek şey vardır o da terör. İsrail’in bu bölgeye yerleşme sürecine bir bakın, temelinde terör göreceksiniz. İsrail’in sözde kurucusu ve sözde ilk cumhurbaşkanı Ben Gurion ve ondan sonra görev alan birçok yöneticisi, terör ve tedhiş hareketlerinin içinde bulunmuş kişilerdir. Yani İsrail’in temelinde terör vardır, kan vardır, kin vardır ve ırkçılık üzerine bina edilmiş Siyonist rejimin oluşturduğu ipe sapa gelmez kör bir inanç vardır.

HAK VE BATILIN MÜCADELESİ

Siyonistlerin ilk saldırılarını hatırlamadan işgal edilen ilk şehir Hayfa’yı hatırlamadan iki yüzlü emperyalistlerin çatışmalı bölgeler teorisini bilmeden Mescid-i Aksa’ya yapılan saldırıları anlayamayız. Vadedilmiş topraklar bu kanlı sistemin motivasyon kaynağıdır. Holokost endüstrisinden beslenen lobiler, bu kanlı çarkın başındaki yapılardır. Ve maalesef bu yapılarla işbirliği yapan nevzuhur devletçikler, kabileci kafalar, mücadeleyi içten baltalamaktadır. Ama bu bir mücadeledir: hak ve batılın mücadelesi. Evet, bu insanlık ve adalet mücadelesidir. Bugün İsrail ve onu destekleyenlere karşı, onunla işbirliği yapanlara karşı verilecek mücadelenin sonunda insanlık adalete ulaşacaktır.

DEFETMENİN VAKTİ GELDİ

Tarih, İsrail’i devlet olarak bilim siyonizmi fikir olarak reddetmiştir. Bu açık ve net. Şimdi sıra Müslümanlarda ve dünyanın tüm iyi insanlarında; İsrail’i kanıyla kiniyle ve kiriyle zulmü ve terörüyle zihinlerimizde reddetmenin, işgalci olduğu coğrafyadan ve sistemlerden defetmenin vaktidir. Bakınız; bir Filistinli çocuğun gözünden düşen bir damla bugün insanlığın bütünü için Nuh tufanı hükmündedir. Hepimizi kurtaracak Nuh’un gemisi ise İsrail’e karşı dirayet, Filistin’de, Kudüs’te ve Mescidi Aksa’da adalet için mücadeledir. Bunun yolu da hükmü de bellidir: Adı Filistin başkenti Kudüs, manevi zemini Mescidi Aksa olan bağımsız ve özgür bir devlettir.

KUDÜS FİLİSTİN’DİR

Siyonizmin bilindik illüzyonlarını aldırış etmeden kapitalizm ve emperyalizmin sığınağı söylemlerin tazyikine kapılmadan bu kutlu mücadele devam edeceğiz. Asra yemin olsun ki insan mutlaka ziyandadır. Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır’ ilahi hükmünce hareket edip adalet sağlanıncaya mescidi aksa ve Kudüs özgürleşinceye ve dahi Filistin bağımsızlığına kavuşuncaya kadar mücadele devam edeceğiz. Herkes bilsin ve duysun ki Mescid-i Aksa barış dini İslam’ın ve Müslümanların mabedidir. Bununla birlikte bu kutlu mabed barış ve huzur için bütün insanların haremedir. Herkes bilsin, duysun ve inansın ki; Kudüs Filistin’dir.

HERKESİ DESTEĞE ÇAĞIRDI

Kudüs İslam şehridir. Kudüs, bütün inançların medeniyet birikimidir. Ve herkes şunu görecek ki; Filistin, özgür ve bağımsız yaşayacak. Filistin, siyonist işgalden, Filistinliler siyonist vahşetten çok yakında azade olacak. İnanıyor ve iman ediyoruz, zulüm değil adalet hakim olacak. Aksa’da Siyonist postal izleri temizlenecek, insanlık ve Müslümanlar ve onlara kulak veren devletler hem küresel hem de diplomatik intifada başlatacaklar. Biz buna varız. Biz, Kocaeli sivil toplum kuruluşları ailesi olarak tüm sivil toplum kuruluşlarına ve adalet arayışı içinde olan her kesime bu mücadelede yerini alması için bir çağrıda bulunuyoruz. Kudüs’te adalet bütün dünyada adalet demektir. Çünkü adaletin düşmanı Siyonizm ve onun beslendiği emperyalizmdir. Mescidi aksa özgürleşmeden dünyada özgürlükten bahsedemeyiz. Çünkü özgürlüğün en büyük düşmanı siyonizmin yeşerdiği bu kirli düzendir.

11 May 2021 - 09:06 - Gündem

Muhabir Ayşe Aydın


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.