“Dersim’i unutturmayacağız!”

Kocaeli Dersimliler Dernek Başkanı Ruhi Çelik, Dersim katliamının yıldönümünde yaptığı açıklamada “Resmi rakamlarla 13.806 Dersimli öldürüldü. 11.683 kişi de sürgün edildi. Dersim’i unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız” dedi

Çelik’in tam açıklaması şöyle:

'MANİPÜLASYONLAR TEKRARLANIYOR'

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın; 4 Mayıs Dersim Katliamını Anma Günü'ne ilişkin ‘Unutmadık, asla unutmayacağız! Dersim katliamında yitirdiğimiz canları saygıyla anıyorum’ şeklindeki sosyal medya paylaşımı, adeta bir linç kampanyası ile karşılanmaya çalışılıyor. Bu vesileyle bir kez daha gördük ki Onur Öymen gibi resmi ideolojinin gözüyle olaylara bakan tek tipçi, ırkçı anlayış güçlü bir şekilde mevcudiyetini koruyor. İki dönem CHP Bursa İl Başkanlığı yapan Gürhan Akdoğan, sosyal medya paylaşımında özetle; Dersim’de yaşananların devletin bölünmez bütünlüğüne ve Cumhuriyet’e yönelik kasıt ve isyan olduğunu, devletin de bunun gereğini yaparak isyanı bastırdığını ve bir katliamdan söz edilemeyeceğini yazarak, katliam üreten manipülasyonları tekrarlama yoluna gitmiştir.

‘İNKARCILAR UTANMIYOR MU?’

Peki gerçekler bu inkârcı ve imhâcı zihniyetlerin iddia ettiği gibi midir? Biz Dersimliler bu katliamdan sağ kurtulanların anlattıklarıyla büyüdük. Olayı bizzat yaşayanların tanıklıkları, katliam esnasındaki kimi görevlilerin itirafları, gün yüzüne çıkan tarihi belgeler ve toplu mezarlar ortadayken hakikat daha ne zamana kadar inkâr edilecektir? O dönemin Malatya Emniyet Müdürü ve sonrasının Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil, ‘Mağaralara iltica etmişlerdi. Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içinden bunları fare gibi zehirledi. Yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler’ itirafı, inkârcıları utandırmıyor mu?

'VİCDANINIZ SARSILMIYOR MU?’

Öyle ki Sabiha Gökçen’in de katıldığı Dersim’in bombalanması görevinde onun ekibinde yer alıp sonradan Hava Kuvvetleri Komutanı olan Muhsin Batur’un ‘Anılar ve Görüşler’ kitabındaki ‘İki aya yakın Dersim’de görev yaptım. Okuyucularımdan özür diliyorum ve yaşantımın bu bölümünü anlatmaktan kaçınıyorum’ sözleri de mi düşündürmüyor sizi? Yine Dersim katliamı sırasında albay olan Hulusi Yahyagil ‘1938’de bizi Dersim isyanını önlemeye ve bastırmaya memur etmişlerdi. İsyan dedikleri şey de bazı dağ köyleri o yıl vergi vermemişti. Bize verilen emir ise tek kelimeydi: İmha! Vergi vermedikleri için yok etmek! Bu düşünceyi, bu uygulamayı kim yapabilir? Zorbalar ve insanlık suçu işleyenler. Ebetteki vergi hususu bu işin bir yönü; gerçek neden Dersim’i Türkleştirmekti. Ben kıta komutanıydım. Bize verilen emir canlı hiçbir şey bırakmayın! şeklindeydi’ sözleri de mi, vicdanını sarsmıyor Gürhan Akdoğan ve onun gibi düşünenlerin?

‘13 BİN 806 DERSİMLİ ÖLDÜRÜLDÜ'

Evet, biliyoruz ki katliama katılanların da ifade ettiği gibi niyet etnik ve inançsal olarak farklı olan Dersim’i katliam ve sürgünlerle yok etmek, asimile etmek ve bunun sonucunda da sünnileştirmek ve Türkleştirmekti. Daha 1926’dan beri Dersim’e ilişkin hazırlanan tüm raporlar ‘çıban’ olarak görülüp ‘imha’ ile çözülme yaklaşımı sergilenmiştir. 1934 İskân Kanunu, 1935 Tunceli Kanunu, 1934 Jandarma Umum Komutanlığı Raporu, Dersim’i ‘koloni’ gibi görmek gerektiğini söyleyen Fevzi Çakmak ve diğerlerinin raporları, hukukun ve insanlığın nasıl hoyratça çiğnendiğinin belgeleri olarak karşımızda durmaktadır. İsmet İnönü 18 Eylül 1937’de Meclis kürsüsünden Dersim sorununun halledildiğini, girilmeyen tek vadi ve köy kalmadığını, sükûnetin tamam olduğunu söylemesine karşın 1938’de gerçekleştirilen ikinci harekâtın resmi olarak kabullenilen bilançosu 13.806 Dersimlinin öldürüldüğünü, 11.683 kişi de sürgün edildiğini söylemektedir.

'ORHAN SARIBAL YALNIZ DEĞİLDİR'

Biz Dersimliler elbette ki bu resmi rakamların çok çok üstünde katledilip sürüldüğümüzün tanığıyız; ama bu kadarı bile vicdanlarını sarsmıyor mu inkârcıların? Gerçekleri anlamak isteyenler için fazlasıyla belge ve araştırma olduğu için sözü daha çok uzatmayı gerekli görmüyoruz. Ancak Dersim katliamının yıldönümünde vicdanının sesini sesimize kattığı için linçe uğrayan itibarsızlaştırılmaya çalışılan Sayın Orhan Sarıbal’ın yalnız olmadığını, bu konuda da kendisinin yanında olduğumuzu belirtmek isteriz. Üstelik onun sadece insan hakları hassasiyeti konularındaki bitmez çabalarıyla değil, başta tarım ve yoksulluk olmak üzere Türkiye’nin diğer temel sorunları konusunda da Meclis’in en çalışkan milletvekillerinden biri olduğu gerçeğini bu vesileyle herkese duyurmayı, duyarlı ve dayanışmacı tutumu için kendisine teşekkür ederiz. Bu vesileyle Dersim halkını derinden üzen ırkçı açıklamaları kınadığımızı, bütün mazlumların yanında olacağımızı ve onların sesi olmaya devam edeceğimizi buradan herkese duyuruyoruz. Dersim’i Unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız!

14 May 2021 - 10:05 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Deli - Eee sonuç CHP oy vermeye devam.Nasıl bir çelişki bu

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 16:40