Batı Trakya Türkleri, liderlerini unutmadı

Batı Trakya Türkleri, ölümsüz liderleri Dr. Sadık Ahmet’i dualarla andı

Ayşe Aydın
Ayşe Aydın Tüm Haberleri

Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği İzmit Şubesi, Batı Trakya Türklerinin ölümsüz lideri Dr. Sadık Ahmet’in vefatının 26. yıl dönümü dolayısıyla İzmit Acısu Sadık Ahmet Parkı’nda anma programı düzenledi. Program Şube Başkanı Yüksel Öztürk’ün yaptığı basın Açıklaması ve park içinde bulunan Sadık Ahmet büstüne karanfil konulmasının ardından hatıra fotoğrafı çekilmesi ile son buldu.

YÜKSEK KATILIM

Anma programına İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, İzmit Belediye Başkan Yardımcısı Emirşah Torun, AK Parti İzmit İlçe Başkan Yardımcısı Halil Atay, CHP Kocaeli İl Başkan Yardımcısı Naim Keskin, İYİ Parti Kocaeli İl Başkan Yardımcısı Güner Çiçekli, İYİ Parti Türk Dünyası Yurtdışı Türkler Komisyon Üyesi İbrahim Demirtaş, CHP Balkan Masası Komisyon Üyesi Recep Mutlu, Kocaeli Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İlhan Topaloğlu, Tüm Balkan Dernekleri Başkan Yardımcısı Selim Yıldız, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği İzmir Şube Başkan Yardımcısı Mustafa Kurnaz, Hacıhızır Mahallesi Muhtarı ve Önceki Dönem BTTDD İzmit Şube Başkanı Lütfi Bodur, dernek yöneticileri, eski yöneticiler ve dernek üyeleri katıldı.

‘TÜRKLER TOPLUCA İŞTEN ÇIKARILIYORDU’

BTTDD Şube Başkanı Yüksel Öztürk, yaptığı konuşmada “Bugün burada Batı Trakya Türklük davasının unutulmaz ve efsanevi lideri, büyük dava adamı Dr. Sadık Ahmet’in vefatının 26. Yıldönümü dolayısıyla toplanmış bulunuyoruz. 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilan edilmesinin ardından Yunanistan Batı Trakya’daki baskıcı politikalarını arttırmıştı. Öyle ki yurt dışı seyahatlerine çıkan Batı Trakya Türklerinin Yunanistan’a geri dönmelerine izin verilmiyor, Yunanistan sınırlarından ayrılan Türkler vatandaşlıktan çıkarılıyordu. Tüm bunlarla birlikte Türkiye’de üniversite eğitimlerini tamamlamış olan Batı Trakya Türklerinin diplomaları tanınmıyor, Türkler çalıştıkları işyerlerinden topluca işten çıkarılıyordu. Neyse ki Batı Trakya Türklerinin sesini dünyaya duyuran defalarca hapis cezasına çarptırılmasına rağmen soydaşlarının hakkını savunmaktan vazgeçmeyen bir liderleri vardı: Doktor Sadık Ahmet” dedi.

‘TIP FAKÜLTESİNİ BİTİRDİ’

Dr. Sadık Ahmet’in yaşamını da kısaca anlatan Öztürk, “Vefatından 26 sene sonra bizi burada toplayan ülkemizin ve şehrimizin birçok noktasında olduğu gibi bu güzel parka da adını verdiren bu büyük vatan evladının hayatını isterseniz gelin bir kez daha hatırlayalım. Dr. Sadık Ahmet; 7 Ocak 1947 yılında, Gümülcine’nin Küçük Sirkeli köyünde dünyaya gelmiş, ilköğrenimini kendi köyünde, orta ve lise öğrenimini Gümülcine'deki Celal Bayar Lisesi’nde tamamlamıştır. 1966-67 yılında önce Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine, bir yıl sonra da Selanik Üniversitesi Tıp Fakültesine girmiş, 1974 yılında bu fakülteden hekim olarak mezun olmuştur. Üniversite mezuniyetini 34 ay süren piyade erliği izlemiştir” dedi.

‘TOPLUMSAL SORUNLARA EĞİLDİ’

Öztürk, “Askerliğinin ardından bir yıllık zorunlu hekimlik hizmetinden sonra 1978 yılında Batı Trakya`ya dönüp cerrahlık ihtisasına başlamış, 1984 yılında ‘Cerrah’ unvanını edinmiş ve aynı dönemde Batı Trakya Türklerinin toplumsal sorunlarına eğilmeye başlamıştır. Bu yıllardan itibaren Batı Trakya Türk Azınlık Toplumunun sorunlarını dünya kamuoyuna duyurmak için cansiperane bir mücadeleye liderlik etmiştir. Sadık Ahmet’in mücadelesini verdiği sorunların başında Yunanistan’ın Batı Trakya Türk Azınlığının etnik kimliğini tanımaması ve Batı Trakya Türk Azınlığının 24 Temmuz 1923 yılında imzalanan Lozan Antlaşması ile elde etmiş olduğu haklarının Yunan Devleti tarafından gasp edilmesi gelmektedir” diye konuştu.

‘İMZA KAMPANYASI BAŞLATTI’

Dr. Sadık Ahmet’in hayatını anlatmayı sürdüren Öztürk, “Özellikle çiftçilik ve hayvancılık ile uğraşan Batı Trakya Türklerine ait toprakların kamulaştırılması, insan haklarına aykırı olarak 1955-1998 yılları arasında Yunanistan vatandaşlık yasasının 19. maddesi gereği 60.000’in üzerinde Batı Trakya Türkünün vatandaşlıktan çıkarılması, azınlık kurumlarına ait vakıf mallarına el konulması, Batı Trakya Türk toplumuna ait azınlık okullarının kurulup denetlenememesi ve azınlık mensuplarının dini önderlerini seçme hakkının gasp edilmesi gibi konular Sadık Ahmet’in mücadelesini sürdürdüğü önemli sorunlar arasındadır. Sadık Ahmet ilk olarak 1985 yılında, Batı Trakya Türklerinin sorunlarını uluslararası kamuoyuna duyurmayı amaçlayan bir imza kampanyası başlatmış ve bu kampanya nedeniyle 8 Ağustos 1986`da tutuklanmıştır. Tüm engellemelere rağmen 15.000’in üzerinde imza toplamayı başarmıştır Dr. Sadık Ahmet” dedi.

‘İLK BAĞIMSIZ VEKİL’

Öztürk, “25 Eylül 1987’de Selanik`te uluslararası boyutta yapılan ‘Demokrasi ve İnsan Hakları’ konulu toplantıda katılımcılara Batı Trakya Türklerinin sorunlarını açıklayan imzalı bildiri ve broşürler dağıtmış, bu nedenle çıkarılmış olduğu mahkeme tarafından yalan haber yaymak ve evrakta sahtecilik suçlarından 30 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. 18 Haziran 1989 Yunanistan Genel Seçimlerinde Batı Trakya Türklerinden seçilen ilk bağımsız milletvekili olmuştur. Sadık Ahmet’in seçimlerde aday olduğunu gören Yunanistan hükümeti, yurtdışından gelen Batı Trakyalıların ülkeye girişini engellemiş, bölgede yayın yapan TRT-2’nin yayınlarını kesmiş, çeşitli cezalar peyda etmiş ve var olan cezaları da arttırmıştır. Tüm bu baskı ve engellemelere rağmen Sadık Ahmet seçimlerde milletvekili seçilmiş, seçimlerden tek başına bir iktidar çıkmadığından seçimler tekrarlanmıştır” dedi.

‘BİZE REHBER OLDU’

Tekrarlanan seçimlerde belgelerinde eksiklik olduğu bahanesinin ileri sürüldüğünü belirten Öztürk, “Dr. Sadık Ahmet’in adaylığı bu bahaneyle düşürülmüştür. 26 Ocak 1990 tarihinde gerçekleşen bir konuşmasında, Batı Trakya Türk Azınlığına "Türk" diye hitap ettiği için tekrar tutuklanmış ve hapis cezasına çarptırılmıştır. Mahkeme çıkışında Dr. Sadık Ahmet tarihe geçen ve bizlere aydınlatıcı bir yol ve rehber olan şu ifadeleri kullanmıştır; ‘Ben bir Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak bir suç ise burada tekrar ediyorum. Ben bir Türk’üm ve öyle kalacağım. Bu mesajımla Batı Trakya Azınlığına sesleniyorum ve Türk olduklarını unutmamalarını söylüyorum. Haklarımızı bir gün mutlaka alacağız.’ Mahkeme sürecinin ardından Dr. Sadık Ahmet Selanik Dudullu Hapishanesinde 2 ay geçirdikten sonra cezasının kalanı paraya çevrilip serbest bırakılmıştır” şeklinde konuştu.

‘HER ZAMAN SORUNLARI DİLE GETİRDİ’

Öztürk, “8 Nisan 1990`da ikinci kez bağımsız milletvekili seçilen Dr. Sadık Ahmet, Batı Trakya Türk Azınlığının haklarını korumada ve birlik ruhunun oluşmasında en etkili yolun siyasi parti kurmak olduğunu belirterek Batı Trakya Türklerini temsil eden ilk siyasi parti olan Dostluk, Eşitlik, Barış (DEB) partisini 13 Eylül 1991`de kurup Genel Başkanlığını üstlenmiş ve haklı mücadelesinden geri adım atmayacağını tüm dünyaya göstermiştir. Bunun üzerine 1993`de Yunan Devleti seçim yasasında değişikliğe giderek seçimlere katılan partilere yüzde 3’ü geçme zorunluluğu getirmiştir. Yunanistan nüfusunun yüzde 1.5-2’sini oluşturan Batı Trakya Türk Azınlığı ile DEB’in Yunanistan Meclisine girmesi bu yasa değişikliği ile engellenmiştir. Sonraki yıllarda, Yunan makamlarının izlediği baskıcı politikaya karşı Batı Trakya Türklerinin kalkınmasının şart olduğunu savunan Dr. Sadık Ahmet, ülke içinde ve uluslararası ortamlarda Batı Trakya Türklerinin sorunlarını başarı ile dile getirmeye devam etmiştir” dedi.

‘MÜCADELE ADAMIYDI’

Sözlerini sürdüren Başkan Öztürk, “24 Temmuz 1995`de Lozan Anlaşmasının 72. yıldönümünde şüpheli bir trafik kazası olarak bilinen ancak tüm delillerin trafik kazası süsü verilmiş bir suikast olduğunu gösterdiği bir çarpışma ile şehadete yürümüştür. Sadık Ahmet’in ebediyete intikalinin Türkiye’nin tüm dünya tarafından kuruluşunun kabul edildiği ve Batı Trakya Türk Azınlığının haklarının imza altına alındığı Lozan Anlaşmasının Yıldönümüne denk gelmesi de oldukça manidardır. Dr. Sadık Ahmet tepeden tırnağa bir mücadele adamı idi. Yaşamını Batı Trakya Türklerinin davasına adamış, ömrü boyunca sadece Batı Trakya Türklerinin haklarını koruma adına değil, insan olmanın bilinciyle, insanlık onurunu savunmak için mücadele etmiş, emek vermiş ve bu davasında son olarak canını verecek kadar cesaretli ve gözü pek büyük bir dava adamıydı. Kendisini her geçen yıl daha çok özlüyoruz” dedi.

‘DAVASINA SAHİP ÇIKMALIYIZ’

Öztürk son olarak “En büyük vazifemizin onun bıraktığı mirasa ve onun bıraktığı davaya sahip çıkmak, Batı Trakya Türk Azınlığının gasp edilmiş haklarını alana dek mücadeleye devam etmek, vatan ve milletimize en iyi şekilde hizmet etmek olduğunun bilincindeyiz. Bizler Batı Trakyalılar olarak yılmadan, usanmadan bu kutsal mirasa, bu kutsal davaya bu canlar bu tenlerde var oldukça sahip çıkacağız. Bunun için bu onurlu bir mücadeleyi vermeyi kendimize bir namus borcu, bir görev ve yaşam felsefesi edinmiş bulunmaktayız. Batı Trakya Türkleri ve Türk Milletinin en değerli, en kıymetli vatan evlatlarından biri olan liderimiz Dr. Sadık Ahmet’i vefatının 26. yılında saygı, rahmet ve özlemle anıyor, Rabbimden kendisini cennet ve cemaliyle müşerref kılmasını niyaz ediyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun. Katılımınız için şahsım ve yönetim kurulum adına siz değerli protokol üyelerine, sevgili büyüklerime, üyelerimize, hanımefendi, beyefendi ve kardeşlerime teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun” dedi.

25 Tem 2021 - 14:38 Kocaeli- Gündem

Muhabir  Ayşe Aydın



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.