Mobesko (Sağ blok Ana sayfa)
Anket
Sizce Kocaeli'nin en büyük sorunu nedir?
  • Otopark
  • Ulaşım
  • İşsizlik
  • Eğitim
  • Sağlık

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

İSMAİL ERİMİŞ
İSMAİL ERİMİŞ

KADIKÖY VAPURUNDA LİGİN YEDİNCİ HAFTASI

10 Ekim 2019 Saat: 10:09

Hafta başında Beşiktaş’tan vapur ile Kadıköy’e geçiyorum, hava nasıl, pırıl pırıl,  dikkatli baksan nerede ise Bandırma’yı göreceksin, ekim ayının başı ama, yazdan kalma denmez adeta haziran ayının en sıcak günlerinden biri.

Üst güverte de bir yer buldum, iliştim.

Manzara müthiş; Bir tarafta İstanbul yarımadasının panoramik manzarasının oluşturduğu güzel İstanbul’un silüeti.

Diğer tarafta dünyanın en eski kuleleri arasında sayılan heybetli yapısıyla Galata Kulesi.

Boğazın derinliklerine baktığında ise bir inci gerdanlık gibi Boğazı süsleyen iki kıtayı, iki yakayı birleştiren Şehitler Köprüsünün zerafeti.

Evet değerli okurlarım tam bu güzelliklere kendimi kaptırmış, martı seslerinin melodiye dönüştüğü anda, karşı ahşap kanepede oturan üç gencin konuşma ritmi münakaşa şekline dönünce kendime geldim.

İster istemez dikkatimi çekti ve kulak verdim;

Bahçeşehir Üniversitesi talebesi olduğunu tahmin ettiğim üç genç nasılsa cep telefonlarından kurtulmuşlar, münakaşa bile olsa birbirleriyle konuşmaları, ses tonları, lehçe ve hitap şekilleri hariç beni son derece mutlu etti.

Tabii ki konu spor; Hafta sonu yapılan maçların kritikleri;

Galatasaray taraftarı olduğunu daha sonra anladığım, uzun saçlı, bir elinde telefon, sırtında çantası olan, diz kapakları yırtık pantolonlu çelimsiz görüntülü genç, Fenerbahçeli olan arkadaşına;

-Hadi, hadi, gene bu sezon geçen seneden daha iyi yerdesiniz. Ama bu hafta Antalyaspor karşısın da sizi kaleciniz Altay kurtardı, dua edin ona. 1-0 yenildiniz ama maçın hakkı, üçlük dörtlüktü, deyince tabi ki sesler yükseldi.

Esmer tenli, lehçesi bozuk olan Fenerbahçeli genç sinirli bir şekilde, kelimeleri yuta yuta;

-Oğlum, oğlum siz kendinize bakın şu anda puan cetvelinde 10. Sıradasınız, sizin de kalede Muslera olmasa zor 0-0 berabere kalırdınız Gençlerbirliği ile.

Yazık oldu Gençlerbirliği’ne diye cevap verince, yanlarında, ayaklarını boylu boyunca uzatmış kalçasının üzerinde değil de sanki belinin üzerinde oturuyormuş gibi ahşap kanepeye tünemiş olan, saçı sakalı bir birine karışmış, kavruk genç hiç durur mu? Hemen atıldı; 

-En büyük Beşiktaş, başka büyük yok. Nasıl yendik ama şu anda 14 puanlı lider olan, aynı zamanda hiç yenilgi yüzü görmemiş Alanyaspor’u, hem de 2-0.

Sonrada devam etti, Beşiktaş’ı bundan sonra görün siz.

Galatasaraylı ve Fenerbahçeli gençler sanki koro halinde;

- Hop, hop, siz hele 8. Sıradan bir kurtulun da, sonra görürüz diye gülerek haykırdılar.

Allahtan vapurda gençler arasında Trabzonsporlu yoktu, bir de o olsa felaket, son dakika golü ile deplasmanda Rizespor’u 2-1 yenip kıpırdanma gösteren takımlarını yer göğe sığdırmama havasına girecek olsaydı, geminin Kadıköy iskelesine yanaşması bile şüpheli duruma gelirdi.

Evet, sevgili okurlarım,  gençler belki aslen; Antalyalı, Sivaslı belki de Malatyalı veya Anadolu’nun diğer güzel kentlerinin birinin bağrından kopup İstanbul’a tahsil için gelmişler, ama gel gör ki, üç veya dört büyükler diye adlandırdığımız takımların taraftarı olarak kalmışlar.

Aslında farkında değiller aslen kendilerinin de mensubu oldukları Anadolu takımlarının şampiyonluk adayları olarak gümbür gümbür geldiklerinden.

Yazılı ve görsel medya da bunların arasında, her kesim üç veya dört büyük diye adlandırdığımız takımların gol kısırlığından, kişisel veya defansif hatalardan veya  teknik direktörlerin formsuzluklarından  bahsediyorlar.

Hiç kimsenin, rakiplerinin yönetim başarılarından, teknik heyetin tecrübe ve heveslerinden, oturmuş kadrolarından, oynadıkları güzel ve bilinçli futboldan söz eden yok.

Varsa Fener, yoksa Galatasaray veya Beşiktaş, birazda Trabzonspor.

Artık gerçeği görme zamanıdır, Spor Toto Süper Ligi Cemil Usta sezonun da her takımın, kendi sahası veya deplasman demeden her takımı yenebileceğinin bilinmesi zamanı gelmiştir.

Memnuniyet verici tarafı ligimizde sürpriz sonuç diye bir şeyin kalmamasıdır.

Evet, sevgili okurlarım, Fanatiklerin bile zamanımız da takımlarının yenilgi veya beraberliklerinden fazla üzüntü duyup tepki göstermemeleri gerekir. Futbol maçlarının görsel bir show olduğu bilincinde olmaları, oynanan futboldan zevk almaları esastır.

Aynı zaman da görsel ve yazılı medyanın da tiraj ve reyting kuşkusuyla sarıldıkları üç veya dört büyükler konseptinden sıyrılma zamanı gelmiştir.

Üç büyüklerin neden mağlup olduğu veya beraber kaldığının laf ebeliğini ve atışmalar ile ahkam kesmelerini bırakıp, rakiplerinin güzel futbolundan, haklı galibiyetlerinden, saha içindeki görsel güzelliklerin ve verilen emeklerin taçlandırma zamanının gelmiş olduğunun bilinmesi gerekmektedir.

Sevgilerimle.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haber - Çağdaş Kocaeli Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

VASAT BİR DERBİ28 Ekim 2019 Saat: 12:56
FUTBOLDA SINIR ÖTESİ HAREKATLAR25 Ekim 2019 Saat: 12:43
FİKRET ORMAN’IN ZOR KARARI29 Eylül 2019 Saat: 13:55
FİKRET ORMAN VE SOSYAL MEDYA25 Eylül 2019 Saat: 17:46
GURUR, KİN VE NEFRET12 Eylül 2019 Saat: 17:27
Tüm Yazıları
Yukarı ↑