Derince Belediyesi (Logo Altı)
AK Parti'den karanfil
Kandıra'da feci kaza: 6 kişi yaralandı
Valilik’ten seçim güvenliği önlemleri
Babadan cinayet itirafına isyan!
Orka Reklam
Whatsapp İhbar Hattı

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

KEMAL KEŞMER
KEMAL KEŞMER

Merhaba Sanatseverler

9 Kasım 2017 Saat: 15:04

Bu haftanın sanat etkinliklerine bakacak olursak;
11 Kasım Cumartesi, Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde “Jan Dark” adlı oyun var.
12 Kasım Pazar, Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde “Mavi Yelkenli” adlı çocuk oyunu var.
14 Kasım Salı akşamı Sabancı Kültür Merkezi’nde Altan Erkekli ile Veysel Diker’in hikayeler anlatıp, şarkılar söylediği “Şifa Niyetine” adlı gösterileri var.
15 Kasım Çarşamba, Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gündüz “Beyaz Tay” adlı çocuk oyunu, akşam “İyi Geceler Anne” adlı çocuk oyunu var. Hayal Kahvesi’nde Selami Şahin konseri var.
16 Kasım Perşembe, Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde “Keşanlı Ali Destanı” adlı oyun var.
KORE SAVAŞI/AYLA FİLMİ
“Ayla” 2017 Türkiye, Güney Kore ortak yapımı olan melodram tarzında bir film. Filmin yönetmeni Can Ulkay, oyuncular ise Çetin Tekindor, İsmail Hacıoğlu, Ali Atay, Taner Birsel, Lee Kyung-Jin, Kim Seol, Mehmet Esen, Murat Yıldırım. Senaristliğini Yiğit Güralp’in yaptığı filmin müziklerini Fahir Atakoğlu bestelemiş. Film, yabancı filmler kategorisinde Türkiye’nin Oscar adayı seçilmiş.
Filmin Öyküsü:
Film gerçek bir öyküye dayanıyor. Kore Savaşı’nın başlamasıyla birlikte Türkiye, Kore'ye bir tugay gönderir. Savaşa gönderilen askerlerden Astsubay Süleyman, savaş meydanında annesi babası öldürülmüş küçük bir kız çocuğu bulur. Tüm bu savaşın ve yıkımın içerisinde, Ayla ismini verdiği bu kızla birlikte Kore’de 15 ay geçirir. Birliğin neşesi ve maskotu haline gelen Ayla ile Süleyman Astsubay baba kız olmuşlardır. Ama 15 ayın sonunda Süleyman Astsubay, yerini başka birliklerden gelecek olan askerlere bırakarak Türkiye'ye dönmesi gerekir. Ayla'yı bırakıp gitmek istemeyen Süleyman Astsubay, onu Türkiye'ye götürmek konusunda ısrarcıdır. Fakat bu mümkün olmadığı için tek başına Türkiye’ye dönmek zorunda kalır. Ayla’yı yetimhaneye bırakırken tekrar geri geleceğine söz verir. Türkiye’ye döndükten sonra ise Ayla, Süleyman Astsubayın aklından çıkmaz ve onunla tekrar irtibat kurabilmek için yoğun bir çaba sarf eder, fakat bu çabaları bir sonuç vermez. Yaklaşık altmış yıl birbirlerinden ayrı kalan Ayla ve Süleyman Astsubay, en sonunda Güney Kore’nin başkenti Seul’de tekrar bir araya gelirler.
Film, Kore Savaşını maalesef objektif bir bakış açısıyla değerlendirmiyor. Filme göre acımasız komünistlerin vahşetinden Kore halkını kurtarmak için Türk askerleri yaban ellerde ölümüne savaşıyor. Filmde, Türkiye mazlum halkların yardımına koşan ülke olarak gösterilse de, gerçekte NATO’ya dahil olabilmek için asker yollama kararı almıştır. Yine gerçekte hem komünizm, hem de emperyalizm kendi çıkarları için aynı halkı ikiye bölüp birbirleriyle savaştırmışlardır. Günümüzde Afganistan’da, Irak’da, Suriye’de yaşananlar akla geliyor hemen. Kore Savaşında napalm bombası dahil karşılıklı binlerce bomba kullanılıp, nüfusun yüzde yirmisinin, yaklaşık üç milyondan fazla sivilin yok edilmesine rağmen, filmsadece komünist Kuzey Kore’nin vahşetini gözler önüne sermektedir.
Film savaş sahnelerini ve oradaki birliğimizi ekrana taşırken de gerçekçi davranmıyor. Oradaki askerlerimizin neler çektiğini, nasıl acılar yaşadığını, yaban ellerde birbirine düşman haline getirilmiş bir halkın arasında, yıkım, acı, ölümarasında ne gibi sorgulamaları olduğunu, ne düşündüklerini, ne hissettiklerini bize hiç aktarmıyor. Kimse bu kan gölünün içinde ne işimiz var demiyor. Bol bol hüzünlü, dramatik sahneler ve buna uygun müzik ile izleyicinin de düşünmesinin önüne geçiliyor.
Filmin yadırgadığım bir özelliği de sponsorlarının reklamının çok eğreti durmasıydı. Türk Hava Yolları, Ziraat Bankası, Hyundai gibi sponsorların film içinde adeta reklamı vardı. Zaten reklam filmleri yönetmeni olan Can Ulkay için bu normal olabilir ama beni çok rahatsız etti.
Sonuç olarak film; duygusallığı aklın önüne geçirerek, bizlerin Kore Savaşı’na dair objektif gerçekleri öğrenmemize, Kore halkının başına gelenleri sorgulamamıza engel olarak, günümüzde yaşadığımız terör, savaş, parçalanma, bölünme, birbirimizi düşman bellemenin sürekli tekrarlanan kökenlerini kavrama şansımızı elimizden alıyor. Oysa günümüzü anlamamız, geleceği inşa etmemiz geçmişte yatıyor. Film bu şansı gözyaşlarımız arasında heba ediyor, yazık…

Dr. Kemal Keşmer

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Çağdaş Kocaeli Gazetesi | Kocaeliden dünyaya Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Sekiz kadınlık soygun çetesi21 Haziran 2018 Saat: 16:51
Ahlat da dibine düşer14 Haziran 2018 Saat: 17:47
Neyi seçersen o yanlıştır31 Mayıs 2018 Saat: 16:33
Yakışıklı prens24 Mayıs 2018 Saat: 17:18
Tüm Yazıları
Yukarı ↑