Şeker tadında bayramınız olsun…

Mübarek ramazan ayı bereketiyle, rahmetiyle geldi, 30 gün boyunca oruçlar tutuldu. İbadetler yapıldı. Hayır, ve hasenatlar yapıldı. Dualar edildi. Ve her gelişin bir gidişi olduğu gibi bu yılın ramazan ayına da dün veda ettik.

Bugün mübarek ramazan ayını eda etmenin huzuru ile bayram edeceğiz.

Bayram namazı ile beraber başlayacak tatlı bir telaş saracak hepimizi.

Bayramlar bizi çocukluğumuza götürür.

O günleri hatırlarız genelde.

Çocukluğumuza indikçe çocuklarımıza ve sevdiklerimize anlatırız o günleri.

Yokluk, zorluk ve o günün şartları içinde küçücük şeylerle nasıl mutlu olduğumuzu anlatırız.

Bayram vesilesi ile mezar ziyaretleri yapılacak. Yitirdiklerimizi mümkünse kabri başında ziyaret edip dua ve hayırla yad edeceğiz.

Biz yad edeceğiz ki bizden sonrakiler de bizleri yad etmeyi unutmasınlar.

Bayram vesilesi ile 2 yıldır yapamadığımız akraba ve dost ziyaretleri yapacağız.

Yöresel yemekler ve tatlılar yenilecek.

Çay ve Türk kahvesi afiyetle içilecek.

Küçükler büyükleri ziyaret edecek, bayram harçlıklarını alacak.

Siyasi partiler, dernekler, meslek odaları gibi kurum ve kuruluşlar geleneksel bayramlaşma ziyaretleri gerçekleştirecek her bayram olduğu gibi.

Bazıları için bayram diğer günlerden daha zor olacak.

Mutluluk yerine burukluk, gözyaşı ve yalnızlık olacak.

En yakınımız, en sevdiklerimizin yokluğu nedeniyle bayramı bayram tadında geçiremeyeceğiz.

Buna da dikkat etmemiz gereken hassasiyeti göstermemiz gerek.

Kimi öksüz kimi yetim kimileri de hem öksüz hem yetim…

Bayramları zehir eden en önemli konuların başında trafik kazaları geliyor.

Eskiye göre alınan tedbirlerle ölümlü kazaların sayısı azalsa da hâlâ yüksek rakamlardayız maalesef.

Her bayram ölümlü ve yaralamalı trafik kazaları olmaktadır.

Bunlar genelde küçük ihmallerle büyük ve derin yaralar açmaktadır.

Her zaman dikkatli olmamız gerekiyor ancak bayramlarda daha çok dikkatli ve tedbirli olmamız lazım.

Çünkü yollarda daha çok yoğun bir trafik var.

Bayramı hem kendinize hem sevdiklerimize zehir etmeyelim.

Her bayram olduğu gibi yetkililer uyarıyor 'aman dikkat' diyor.

Kurallara uyun, acele etmeyin, geç olsun güç olmasın. Geç varalım ama hayırlısıyla menzile varalım.

Yurt dışından ve yurt içinden bayram ziyareti ve tatil planları ile yoğunlaşan yolları kan gölüne ve can pazarına döndürmeyelim.

Acelecilik, aşırı hız, yakın mesafede takip, hatalı sollama,  yorgunluk, molasız yolculuk, alkol gibi bilindik hatalardan uzak kalalım.

Gönlünüzce güzel bir bayram geçirmek için her türlü kurallara uyalım.

Bayram ve tatil telaşına düşüp evde ya da dışarıda hayvanları da ihmal etmeyelim.

 Onlar için kapılarımızın önüne bırakacağımız bir kap yemek ve bir kap su sevaplarımıza sevap, insanlığımıza insanlık katacaktır.

Ramazan Bayramı, tüm İslam âlemine ve ülkemize barış ve huzur getirsin .

Birlik, beraberlik, kardeşlik, dayanışma, sevgi ve saygı içinde, sağlık ve huzur dolu geçmesini yüce rabbim hepimize yaşamayı nasip eylesin.

Bir duamız da gelecek mübarek Ramazan ayına da inşallah kavuşmak olsun.

Ramazan Bayramımız kutlu ve mutlu olsun.

Ramazan bayramımız tüm insanlığa huzur barış sağlık getirsin.

 Savaşlar sona ersin hiçbir çocuk açlıktan ve yokluktan ölmesin..

Bayramı acıya boğmayalım..

Daha önce yazdık ama, bir kez daha hatırlatıyoruz.

Maganda kurşunu da denilen vakalar irdelendiğinde; İstanbul, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Bursa, Samsun, Kocaeli, Aydın ve Adapazarı gibi illerde daha sık görüldüğü ortaya çıkıyor.

Önümüz bayram bayramda böyle bir durum ile karşı karşıya kalmak istemiyoruz

En son Ocak ayında Darıca ilçesinde bulunan Abdi İpekçi Mahallesi Dr. Zeki Acar Caddesi’nde, nereden atıldığı belli olmayan mermi, 13 yaşındaki Zekeriya Musmani’nin sırtına isabet etti.

İşte durum bu iken, korkulanın yaşanmaması için hepimize büyük görev düşüyor.

Bizim bir saniyelik sevincimizin, başkasının bir ömür acı çekmesine vesile olmaması adına mutluluğa kurşun sıkmayalım. Bu bayramı çok bekledik, acıya boğulmayalım.

Tüketim festivali..

Ramazan, “ibadet” ayıdır.

İftar ise, orucu açmak anlamında kullanılan fıkıh terimidir.

İftar, abartılmadan, sessizce yerine getirilmesi gereken yemek yemektir.

Yıllardan beri Ramazan ayı “gösteriş ayı”na, iftarlar da “şov”a dönüştü.

Pandemi nedeniyle iki yıldır bu şovların hızı kesilmiş, biraz normalleşir gibi olmuştuk.

Virüs salgını hafifledi, toplu yemeklere konulan ambargo da kendiliğinden kalkmış oldu.

Siyasi partiler, iş adamları, sivil toplum kuruluşları da Ramazan ayını şova çevirmeye başladı.

Oysa mümin, “tevazu” sahibidir.

Oruç tuttuğunu kimse anlayamaz.

Akrabalarına, komşularına, hali vakti yerinde olmayanlara iftar verir, ama bundan kimsenin haberi olmaz.

Dinde, “gösteriş yapmak” günahtır.

Namazın, orucun, iftarın; reklamı yapılmaz.

Oruç tutmadığını bildiğimiz bir siyasetçi geçen akşam iftar vermiş.

Kardeşim kimi kandırıyorsun.

Düzenlediğin iftar, “siyasi ve ticari şov yapmak için” olduğu besbelli.

Böyle insanlar yüzünden geride kalan ,Ramazan, “ibadet ayı” olmaktan çıktı, “tüketim festivali” ne dönüştü.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nurettin Kolaylı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.