12. KOCAELİ KİTAP FUARI

Kendini en çok nerede huzurlu hissedersin diye sorsalar: Elbette öncelikli olarak manevi mekânlar ki bunu söylemem bile abes olur sanırım. Sonrasında denize ve yeşile nazır mekânlar ve tabii nihayetinde asıl söylemek istediğim şey: kitapların arası.

Abartıyormuşum, mübalağa ediyormuşum gibi gelebilir bazılarına ama inanın öyle değil. İlk gençlik yıllarımdan beri en sevdiğim mekânlardandır kitapçılar. Tabii bunda sevgili ablamın ve kıymetli Muhammed Ali Okur öğretmenimin de rolü çok fazla.

 Lise son sınıftayken en büyük hayallerimden bir tanesiydi; kendime ait kocaman bir kitaplığımın olması. Hatta bunu; mütevazi kitap kafe tarzı bir mekan veya içerisinde kocaman bir kütüphanenin bulunduğu büyük bir kompleks hala daha hayallerimi besliyor. İnşallah diyelim. Neden olmasın…

Tabii meseleyi bağlayacağım yer 12. Kocaeli Kitap Fuarı.

Gidenleriniz, gidecekleriniz, gitmek isteyenleriniz ve gidemeyenleriniz. Seneler öncesinde yurt dışında olduğumuz için bu tür etkinlikleri hep kaçıran biri olarak söylüyorum bunları. Evet, çok üzülür kendimi garip hissederdim. Zaten garip kelimesi ile gurbet kelimesi aynı kökten geldiği için bana göre gurbet demek her zaman gariplik demek olmuştur. Her minvalde garip hissedersiniz kendinizi gurbetteyken işte. Öyle ya da böyle…

Konuyu çok dağıtmadan hemen toparlıyorum. Önceki senelerde İnterteks Uluslararası Fuar Merkezinde düzenlenen kitap fuarı, misafirlerine bu yıl ilk olarak Kocaeli Kongre Merkezinde ev sahipliği yapıyor. İnterteksin büyük bir alana sahip olmasından istifade ederek çok dağılmadan bütün bir fuarı gezebiliyorduk. Fakat Kongre Merkezinde maalesef fazla dağılım olmuş. Daha karışık ve daha yorucu tüm fuarı gezip bitirmek.

Benim şahsi fikrim; mekânsal olarak İnterneks gibi tek parçalı yapıların bu gibi etkinliklerde daha başarılı olduğu yönünde. İnsanı hem bedenen hem de zihnen yormadan amacına ulaştırıyor. Ve tek seferde bütüne hâkim oluyorsunuz.

Artık Kocaeli, kitap fuarında bir marka haline geldi. Diğer şehirlerden dahi ziyaretçilerimiz var. Yüzlerce söyleşi, yüzlerce imza ve milyonlarca kitap. En güzel kısmı ise binlerce insan. Kitapların aşırı pahalı olduğuna dair bir önyargı var fakat bence öyle değil. Hatta standart kitap satan yerlere göre çok daha ucuz. İnternet satış fiyatlarına gerçekten çok yakın. Sahaflardan da daha ucuza bulabilme kısmı ise daha bir güzel.

İlk gün ziyaret etme imkânım olmuştu. Akşam saati olmasına rağmen arabayı park edecek yer bulamadım ve her yer tıklım tıklım doluydu. Bu denli talep olması insanı elbette mutlu ediyor. Hatta insanlar acaba pandemi sürecinde daha fazla mı okuma alışkanlığı kazandılar diye düşünmekten kendimi alamadım.

Fakat unuttuğum bir şey var ki; bizim toplumumuz okuyan bir toplum değil maalesef. Ve fuarda en ön planda tutulan şey de etkinlikler. Etkinlik sayısı azımsanamayacak kadar çok ve insanları çeken etmenlerden bir tanesi de o sanırım.

Öyle ya da böyle, en çok mutlu ettiği insanlardan bir tanesi de benim eminim. İyi ki kitap fuarımız var ve hep var olsun. Ve halk olarak gayet içten ve samimiyiz ki yazarlar da bunun farkında.

Hep böyle nitelikli ve güzel etkinliklerde görüşebilmek temennisi ile… 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yeliz Seyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Nuray Gönenç - Sevgili Yeliz,

İnşallah yakın bir zamanda, senin de standda kitabını imzalatmak için sıraya girdiğim günleri göreceğim

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 22 Mayıs 20:54