3 tarafımız 3 harfli marketlerle çevrili

Yaklaşık 25 yıldır yaşadığımız tüm kentleri saran ve kısaltılmış olarak 3 harf ile kendi markalarını yaratan marketler zincirleri, malumunuz artık hayatımızın tam ortasında.

İlk açıldıklarında toptancı mantığı ile hareket eden, reklama bütçe ayırmayan, rafı bile olmayan bu marketler günümüzde tüm perakende sektörüyle yarışır hale geldi.

Kuruluş mantığından da git gide uzaklaştı.

Çamaşır makinesinden bisiklet ve motosiklete, buzdolabından bulaşık makinesine, set üstünden mobilya eşyalarına, zücaciyeden kıyafete kadar perakende sektörünün her alanına el atan bu büyük marketler zinciri esnafın canına da adeta ot tıkıyor.

Herkes gibi ben de kaliteli ürünü uygun fiyata alma güdüsüyle hareket ediyorum.

Vakit yetersizliğinden her yeri dolaşma şansım yok.

Doğal olarak kendimi önce 25 yıldır aklımızın bir köşesine kazınan 3 harfli marketler zincirinde buluyorum.

Ancak biri bana “Falanca markette şu marka kahve şu fiyata” diyecek ki gidip alacağım.

Özellikle pandemi sonrası bu marketlerde uygun diyerek aldığım ürün fiyatlarının mahalle bakkalı veya kente özgü marketlerde de benzer fiyatlarda olduğunu görünce artık 3 harfli marketlerin benim için bir önemi kalmadı.

Ticaretle uğraşan arkadaşlarımla yaptığım sohbetlerde toplu yapacağımız alışverişlerde hangi markete girersek girelim benzer bir ücretle çıkacağımız sonucu ortaya çıktı.

Çünkü bir ürün bir markette ucuz ise başka bir ürün diğer marketlerle eş değer fiyatta.

Aslında ucuz bir ürünü almak için girdiğimiz bir markette “Bu market genel anlamda ucuz. Hadi gelmişken şunları da alayım” derseniz cebinizden çıkan para akıllara ucuz olarak kazınmayan diğer marketlerle eş değer pozisyonda.

Anlayacağınız günümüzde tüm marketlerin bazı günlerde bazı ürünlerde indirimi var.

Ne kadar takip edersiniz bilemem ama açıkçası ben hiç takip etmiyorum.

Bir süredir de yolumun üzerindeki kent esnafından alışveriş yapmaya özen gösteriyorum.

Birine çok ilgi gösterirseniz şımarır.

Piyasalar da aynı böyledir.

Biz onlara yüz verdikçe, alışveriş yaptıkça gösterdikleri özeni düşüyor.

Nasılsa geliyorlar, gelecekler mantığıyla bakılıyor.

Geçen gün 3 harfli marketlerden birinde bisiklet gördüm.

Bir an alsam mı diye düşünürken bisikleti kontrol etmeye karar verdim.

Ön freni bozuktu.

Şimdi bu bisikleti almaya kalksam, görevli elemana freni bozuk desem hiç bir şey yapamayacak.

Hatta beni yönlendiremeyecek bile…

Bunun farkındayım.

Çarşı esnafında aynı durumla karşılaşsam belki bana bisikleti satarken freni bozuk diye ya indirim yapacak ya da yetkili bisiklet tamircisine yönlendirecek.

Kısacası “Biz ucuz marketiz” diyene artık inanmıyorum.

Ucuz market yok, bazı ürünleri bazı günler ucuza satan market var.

Ve bu gidişle her vatandaş artık ekonomi profesörü olacak.

Yani ekonomi uzmanlığından terfi edecek.

Sağlıklı ve huzurlu günler dileği ile…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Uğur Ulusoy - Mesaj Gönder

# var

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.