KURBAN MI ET KEMİK HESABI MI?

Ben bu yazıyı yazdıktan bir gün sonra bütün İslam âlemi kurban bayramına girecek. Güzel bir telaş yaşanacak. Tıpkı çocukluğumdaki gibi demek isterdim. Ne yazık ki öyle değil.

 Kurbanın amacı Tanrı’ya teslimiyet, kaza ve belayı defetmek, bağlılık ve bir dileğin yerine getirilmesidir.

 Aşağı yukarı bütün dinlerde ve kültürlerde görülür. Temeli nereye kadar gider bilinmez ama Hz. Âdem’in oğulları Habil ve Kabil’in, Allah’a bir kurban sunduğu; Kabil’in kurbanı kabul edilmeyip Habil’in kabul edilmesi üzerine kardeşine gösterilen Tanrı’nın sevgisini kıskanan Kabil’in kardeşini öldürmesi ile ilk cinayet, ilk kardeş katli ve ilk kurbanın başladığı kabul edilir.

 Hayvan kurbanının daha ilerisi ise insan kurbanıdır. Güney Amerika medeniyetlerinde (İnka, Maya), Eski Yunan’da, Vikinglerde, Antik İsrail’de görüldüğünü biliyoruz. Hz. İbrahim’in Tanrı’ya oğlunu kurban etmek istemesi de bu geleneğin o zaman İsrail’de yaşadığını gösterir.

Hz. İbrahim “Allahım bana bir oğul ver. Vakti gelince onu sana kurban edeceğim.” Diye dua eder. Duası kabul olur. Ona Hz. İsmail verilir. Verilir verilmesine ama baba yüreği bu işi yapmaya el vermez. Tanrı İbrahim’in rüyası vasıtasıyla sözünü yerine getirmesini ister. Oğlu yanında koşma çağına gelince “Yavrum ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Ne düşünürsün?” dedi. “Babacığım, sana ne emrediliyorsa yap. Beni inşallah sabredenlerden bulacaksın.” dedi. Ne zaman ki ikisi de bu şekilde teslim oldular İbrahim onu tuttu şakağı üzerine yıktı. (Saffat:102-103) Böylece hem babanın hem de oğlunun Allah’a teslim oluşu Hz.İbrahim’e bir koç gönderilerek ödüllendirilir. Hz.İbrahim’den oğlunun yerine koçu kurban etmesi istenilir.

“Ve ona şöyle seslendik: Ey İbrahim! Rüyaya gerçekten sadakat gösterdin. İşte biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.”

Bu ayetlerden anladığımıza göre sözünü tutmak ve Allah’a güvenerek teslim olmanın ödülü her zaman büyük olacak, insan kurban etme de en azından Hz. İbrahim’in yaşadığı İsrail kültüründe reddedilecektir.

“Onların etleri ve kanları asla ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak sizin onun için yaptığınız gösterişten uzak amel ve ibadettir.” (Hac:36-37)

Gelelim günümüze. Ben yıllardır kurban adeti yaşamıyorum. İmkanım olsa bile yine yaşamam. Kurban parasını LÖSEV’e gönderirim. Yaşamam çünkü çocukluğumun kurban adeti artık yok. Ben kurbanı bazıları gibi hayvan katliamı olarak da görmüyorum. Böyle düşünenler acaba kebaplarını yerken inekler ve koyunlar akıllarına getiriyor mu?

Benim üzüldüğüm kurbanın takva kısmının yok olmasıdır. Beni kurbanla tanıştıran dedem ve babamdır. Kurban evimize günler önce gelir bir güzel beslenirdi. Kurbanın her anına biz çocuklar şahit olurduk. Bu şahitlik bizde bir travma oluşturmadı. Hayvan kesildikten sonra gözümüzde hemen ete dönüşürdü. Dedem kurban kesilene kadar oruç tutardı. Büyük bir bakır tencerede kavurma yapılır, bütün aile ellerimizi batıra batıra yerdik. O sofradaki etin tadını ve bayram huzurunu bir daha bulamadım. Ne et, kemik hesabı yapılır ne de etin yenilmeyen kısmı derin dondurucuya atılırdı. Şimdi kurban uzaklarda kesiliyor. Et olarak eve giriyor. Belki telaşı yok ama ruhu da yok. Bütün ibadetler gibi kurban ibadetinin de içi boşaldı. Asgari ücret alan bir aile dostuna “Sen niye kurban kesiyorsun? Sana düşmez ki?” diyorum. O da bana “Çocuklar kesmeyince yernik oluyor.” diyor. Yani bunun Türkçesi “Ben de kesmem ama durumumun kötü olduğunu elalem bilmesin istiyorum.” demek. Ah o elalem olmazsa hiçbir ibadet yapılmayacak. Özellikle görünen ibadetler. Cuma namazı, kurban gibi ya zekat? O yok işte.

İşin bayram kısmına gelince, ben bayramlarla vedalaşalı çok oldu. Bana bayramları hissettirenler gittiğinden beri daha mahsun ve daha mahrumum sanki.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Günay Bozkurt - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.