Kızıldeniz'deki gemi saldırıları

Sevgili okurlar merhaba. Ben Aslı Arslan Demirkıran. Deniz Ticareti Hukuku avukatıyım. Bundan sonra bu sayfalarda sizlere deniz hukuku hakkında bilgiler vereceğim.  

Sizlere kendimi kısaca tanıtmak istiyorum;

1984 yılında Düzce’de doğdum. 2005 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi, Güverte Bölümü’nden mezun oldum. Kimyasal tanker, ham petrol ve ro-ro tipi gemilerde 10 yıl kadar çalıştıktan sonra Uzakyol Gemi Kaptanı ehliyetini aldım. Kara hayatına 2016 yılında başladım. Operasyon müdürü ve hasar müdürü gibi pozisyonlarda çalıştım. 2020 yılında Yakın Doğu Üniversitesi’nde Hukuk bölümünü bitirdim.  Avukatlık stajını tamamladıktan sonra avukat olarak meslek hayatına devam etmekteyim.  2023 yılında ARDEM hukuk bürosunu kurdum.

Evet şimdi ilk köşe yazımla sizlerleyim. İyi okumalar

Dünya ticaretindeki maliyetleri düşürmek, taşımadan kaynaklanan maliyetlerin düşürülmesi ile mümkündür. Gerek coğrafi şartlar gerekse maliyetler sebebiyle dünya ticaretinde taşımanın %90’ı deniz yolu taşımacılığı ile yapılmaktadır.

Deniz yolu taşımacılığında ise gemilerin en kısa ve en emniyetli deniz yolunun tercih etmesi gerekmektedir. Ancak özellikle aralık ayında Yemen'deki Husi’lerin Kızıldeniz’de seyir yapan gemilere karşı artan füze ve insansız hava araçlarıyla yapılan saldırılar sebebiyle gemilerin rotalarını değiştirmesine (Süveyş Kanalından geçilmesi yerine Ümit Burnu’ndan dolaşılmasına) sebebiyet vermiştir. 

Bunun sonucu olarak da ithalat ve ihracat yapan firmaların taşıma maliyetleri artmış, taşıma süreleri uzamıştır.  Bu süreçte taşıyanın/donatanın sorumluluklarının neler olduğunu bakmakta hiç şüphesiz ki fayda olacaktır.

Taşıyanın/Donatanın (taşıma işini yapan) Sorumluluğu Nedir?

Taşıyan, yükü teslim veya yükleme yerinden boşaltma veya teslim yerine kadar taşımayı taahhüt eder ve makul olmayan herhangi bir sapma veya gecikme olmaksızın olağan rotayı takip ederek usulüne uygun sevkiyatı sürdürmekle yükümlüdür. Bu rota, yeniden rota belirlemeyi gerektirecek kadar yüksek bir risk taşıyorsa, geminin amaçlanan varış noktasına varmak için olağan rotadan coğrafi olarak ayrıldığı noktada bir “sapma” ortaya çıkabilir.

Uluslararası Mevzuat olan 1968 tarihli Lahey / Visby Kuralları şunu söylüyor;

“Denizde can veya mal kurtarma veya kurtarma girişiminde herhangi bir sapma veya herhangi bir makul sapma, bu Sözleşmenin veya taşıma sözleşmesinin bozma veya ihlali olarak kabul edilmeyecektir ve taşıyan, herhangi bir kayıp veya bundan kaynaklanan hasardan sorumlu olmayacaktır.”.

Ancak farklı yargı mercilerinin farklı yorumları olabilir ve bu da belirsizliğe yol açabilecektir. Makul olmayan bir sapmanın sonuçları, Lahey/Visby Kuralları kapsamındaki hakların ve sınırlamaların kaybı ve potansiyel olarak, bu haklar ve sınırlamalar korunsaydı ödenebilecek tutarların üzerindeki tutarlar için P&I Kulüp (sorumluluk sigortası) teminatının kaybedilmesi olabilir.

Bu sebepledir ki, yalnızca taşıyanın operasyonel veya ticari yararına yönelik olmayan, daha ziyade yolculuğun güvenli ve etkili bir şekilde sürdürülmesi için gerekli olan bir sapmanın, taşıma sözleşmesinin ihlali olarak değerlendirilmesi muhtemel değildir. Ancak bunun, her bir sapmanın özel koşulları dikkate alınarak vaka bazında değerlendirilmesi gerekecektir.

P&I Kulüp Sigortası açısından;

Bu nedenle, taşıyanların amaçlanan varış noktasına ulaşmak için sapmak zorunda kaldığı (örneğin, Ümit Burnu civarında) sigorta edilenin herhangi bir ek prim olmaksızın sigorta kapsamında tutulması muhtemeldir. Ancak her sapmanın ve taşıma sözleşmesinin koşulları farklı olduğundan, sigorta edilenin normal şekilde herhangi bir sapmadan önce P&I Kulüpteki mutat bağlantılarına danışmalarını tavsiye ederim.

Seyre kalkmamanın sonuçları;

Aksine bir emre rağmen, donatanlar Kızıldeniz'den geçmemeyi tercih edebilirler. Özellikle, gemi kiracılarının ve/veya geçerli konşimento hamillerinin izni olmadan denize açılmanın reddedilmesi, konşimento kapsamında ve ilgili kira sözleşmesi kapsamındaki diğer hükümler açısından sapma iddialarına yol açabilir. Aynı şekilde, kargo menfaati sahiplerinden, özellikle çabuk bozulan yüklerle ilgili olarak, Ümit Burnu üzerinden yapılacak bir yolculuğun saptırılması için gereken ek 10-14 gün nedeniyle hasara yol açabilecek ve konşimento kapsamında talepler doğabilecektir.

Maliyetler, zaman ve zorluklar da dahil olmak üzere Kızıldeniz'deki olayların yol açtığı aksamanın boyutu belirsizliğini koruyor. Çoğu zaman olduğu gibi, paydaşlar arasındaki işbirlikçi tartışmalar bu riski azaltabilir.

Sonuç olarak deniz yolu taşıma ücretlerinin yükselmiş olmasının Kızıldeniz’deki gemilere yönelik saldırıların artması ile ilgili olduğu da bir gerçektir.  Başta donatanların riskleri değerlendirerek sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmektedir. Ayrıca yük sahiplerinin yapılan taşımanın risklerine karşı nakliye sigortası yaptırması olası riskleri minimize edecektir. Donatanın/taşıyanın da P&I sigorta kulüpleri ile irtibat halinde kalarak rotadan sapmanın gerekli olması halinde sigorta kapsam dışında kalmasını önleyecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aslı Arslan Demirkıran - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Jale - Denizcilik sektörü için çok faydalı bilgiler sunulmuş.Teşekkürler.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Şubat 16:46