GAZZE’DEKİ ZULME KARŞI: NEFRETE DUR DE!

Geçtiğimiz hafta bir arkadaşım Instagram’dan bir boykot ürününün İstanbul sokaklarında yayınlanmış halinin paylaşıldığı bir görsel göndermişti. Ona cevaben demiştim ki: “Bu şaka mı? Böyle bir şey gerçek olabilir mi?” Bu diyaloğun üzerinden birkaç gün sonra pazar günü, İstanbul sokaklarında dolaşırken, arkadaşımın gönderdiği reklam panosunu bizzat gözlerimle görerek insanlığın vicdanını sarsan o görsel tokat gibi çarptı önce yüzüme ve tabii ki yüreğime…

Bu reklam, Gazze üzerindeki zulmün haklı bir gerekçeye dayandığını açıkça sergileyerek, masum insanların yaşadığı acılara bir şekilde bizleri de ortak ettiklerini gözler önüne seriyordu. Bu makalemde, bu insanlık dışı duruma karşı duruşumuzu ifade etmek ve her ne kadar cılız bir ses gibi görünce de naçizane Gazze'deki zulme son verilmesi çağrısında bulunmak istiyorum.

Gazze... Uzak bir coğrafya gibi görünse de yüreğimizin tam ortasında kanayan bir yara. Masum çocukların titreyen bedenlerinde, açlıktan matlaşmış gözlerinde tüm insanlığın çaresizliği yankılanıyor. Aylardır süren abluka, Gazze'yi adeta bir açık hava hapishanesine dönüştürdü. Umut ışığı sönük, gelecek karanlık...

Gazze, sadece bölgesel bir mesele değil, aynı zamanda tüm insanlığın ortak bir sorumluluğudur. Burada yaşanan zulüm ve acılar, sadece bölge sakinleri için değil, tüm dünya için bir insanlık dramıdır. Milyonlarca masum insanın hayatını kaybetmesi, o minicik çocukların dramı ve alınan canları ve masum insanların yerinden edilmesi ve temel insan haklarının çiğnenmesi, hepimizin sorumluluğunu arttırmaktadır.

 Gazze'deki çocuklar sadece aç değil, umutsuz da. Geleceğe dair hayalleri yok, yarınlara dair umutları tükenmiş. Masumiyetleri karanlığa gömülüyor, çocukluklarını yaşayamadan göçüp gidiyorlar.

Bizler bu vahşete sessiz kalabilir miyiz? Yüreklerimiz bu feryada duyarsız kalabilir mi? Gazze'deki çocuklar bizim de çocuklarımız. Onların acısını paylaşmak, seslerini duyurmak hepimizin görevi.

Savaşın kazananı yok, kaybedeni ise her zaman masumlar. Gazze'de yaşananlar insanlık adına bir utanç vesikası. Bu zulmü durdurmak için hep birlikte haykırmak zorundayız.

Kalemlerimiz silahımız, kelimelerimiz mermimiz olsun. Gazze'nin feryadını tüm dünyaya duyuralım. Bu masum çocukların sesini susturmak isteyenlere inat, umutsuzluğun karanlığını aydınlatalım.

İstanbul sokaklarında gördüğümüz o reklam panoları, sadece bir ürünü tanıtmak amacı taşımıyordu. Bu panolar, içerdikleri nefret ve soykırım mesajlarıyla, insanların duygusal olarak etkilenmesine ve toplumlar arasında ayrışmalara neden olabilecek potansiyele sahipti. Bu tür propagandalar, barış ve hoşgörü adına çaba sarf eden insanları bir araya getirme çabalarını zayıflatabilir.

Bizler, insanlık adına sorumluluk taşıyan bireyler olarak, bu tür zulümlere ve nefret içerikli propagandalara karşı durmalıyız. Gazze'de yaşanan acıları görmezden gelmek, insanlık vicdanına ihanet etmek demektir. Sesimizi yükseltmeli, dünya kamuoyunu bu konuda bilgilendirmeli ve boykot meselesini dahi asla basit görmeden Gazze'deki zulme karşı minicik de olsa duruş sergilemeliyiz.

Üstelik sadece bireysel çabalarla değil, aynı zamanda uluslararası platformlarda da Gazze'deki zulme karşı etkili bir duruş sergilenmelidir. Diplomatik çabaların güçlendirilmesi, bu insanlık dramına son verme konusunda önemli bir adım olabilir. Uluslararası toplumun bir araya gelerek ortak bir çözüm bulması, barış ve adaletin sağlanması adına hayati öneme sahiptir.

Gazze'deki zulme karşı durmak, sadece birkaç kişinin sorumluluğunda değil, tüm insanlığın ortak görevidir. Nefret içerikli propagandalara karşı durmalı, insan haklarına saygı göstermeli ve Gazze'de yaşanan acıları dünya gündemine taşımalıyız. Ancak bu şekilde, insanlık adına gerçek bir değişim ve adalet sağlayabiliriz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yeliz Seyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Ayşe Öner - Ne yazık ki bu cağda böyle bir insanlık trajedisi yaşanmadı psikolojide kişi kendi çektiğini başkasına çaktırırmış firavun varsa musada var inşallah tez vakitte helak olurlar

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 14 Şubat 18:06
01

Nuray Gönenç - Geçen bir akademisyen söyle demisti:islam ait olduğu topraklardan yükselerek, kendine yeni bir insan bakiyesi devşirmeye başladı. Bu cümle o kadar içimi yaktı ki..

Evet Gazzenin şahsında binler İslami merak edip araştırıyor ve islama koşuyor. Peki ya biz Müslümanların neden halini değiştirmedi bu gazze ??Allah cc. Bu dini bizden alırsa halimiz ne olacak?

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 14 Şubat 16:51