Sandığa gitmeyecek seçmenin rolü önemli...

İki gün önce iktidar ve muhalefet açısından 31 Mart seçimlerinin avantaj ve dezavantajlarını yazmıştım.

Kısaca hatırlatmam gerekirse; Cumhur İttifakı’nın Türkiye’nin her yanında blok hareket etmesinden dolayı hem matematik hem de psikolojik bir üstünlüğe sahip olduğunu ancak hayat pahalılığı ile emeklinin memnuniyetsizliğini en önemli dezavantajı olduğunu ifade etmiştim.

Muhalefetteki partilerin 14-28 Mayıs seçimlerindeki birlikteliğinin kaybolduğunu ve bütün partilerin tek başlarına seçime girmelerinin muhalefet adına önemli bir dezavantaj olduğunu vurgulamış ve böyle bir tabloda muhalefetin en büyük partisi olması nedeniyle CHP’nin çekim merkezi olabileceğine dikkat çekmiştim. Ancak bunun avantaja dönüşmesinin tamamen CHP’nin belediye başkan adaylarına bağlı olduğunu da not düşmüştüm…

“Tuhaf bir seçim”...

31 Mart seçimlerine giderken bütün partiler için bir başka tehlike var. O da seçime katılım konusunda vatandaşın isteksizliği. Yani önemli bir kesim sandığa gitmek istemiyor.

Son 50 yılın bütün seçimlerine tanık etmiş biri olarak ilk kez bu seçim döneminin “biraz tuhaf” geçtiğini görüyorum.

Çünkü sokakta seçim havasını yansıtacak ne bir heyecan ne de bir coşku var. Adayların öyle coşkulu ve kalabalık mitingvari toplantıları da yok. Adaylar vatandaşın arasında dolaşıp, olabildiğince fazla seçmene dokunmaya çalışıyorlar...

Seçim havası böyle giderse katılım oranı düşük kalacaktır...

Bu durum bazı yerlerde iktidarın bazı yerlerde ise muhalefetin kaybetmesine neden olacaktır. Yani böyle bir tehlike var…

Nereden biliyorsun diye soracak olursanız, bunu sokakta görüyorum. Kafası karışık olan, geleceğe dair umudu pek olmayan önemli bir kesim “oy vermeye gitmeyeceğim” diyor…

İktidar için“Pişman seçmen”...

Sandık başına gitmeyeceklerin gerekçesini  27 Kasım’da “Pişman seçmeni ikna eden kazanır” başlıklı bir yazıda belirtmiştim…

Bu yazı ile iktidar cenahına seslenmiştim. Mayıs seçimlerinin yarattığı kazanma duygusunun moralini daha keyifle yaşamadan yağmur gibi gelen zamlar vatandaşı ‘pişman’ hale getirmişti…

Yani pahalılıktan şikayetçi olan “Pişman seçmen” kitlesi Cumhur İttifakı’nın en büyük handikapı olacak...

Muhalefet için “Umutsuz seçmen”...

11 Aralık’taki yazımda ise “Yorgun seçmen umut ve güven arıyor” diyerek bu kez muhalefete seslenmiştim.

Çünkü muhalefet var olmak veya yok olmak olarak tanımlayıp adeta yüzyılın en büyük son seçimi olarak gördüğü Mayıs seçimini 10-15 puan ile kazanacağına inanmıştı. Kazanamayınca şok yaşayıp bütün umudunu tüketmişti. Bu da muhalif seçmende büyük bir yılgınlığa ve umutsuzluğa neden olmuştu…

Şu anda 31 Mart seçimine 32 gün kala bu yazdıklarımın hala geçerli olduğunu görüyorum. Yani bu demektir ki ne “Pişman seçmen” de pişmanlık geçmiş değil, ne de umut arayan yorgun seçmen aradığını bulabilmiş değil…

“Yorgun seçmen” e de dikkat!...

Bütün bunların üzerine son 10 yılda 13 seçim yaşandığını hatırlayacak olursak, seçmendeki bu isteksizliğe, yorgunluğa sanırım hepimiz hak veririz. Yani bir anlamda vatandaşta “Seçim yorgunluğu” da bulunuyor…

Özetlemek gerekirse:

31 Mart seçimlerine 32 gün kala partiler ve adaylar “seçim yorgunu” vatandaşı bulup onu sandığa götürmenin çaresini bulabilmeli…

İktidar cenahı için en büyük handikap; pahalılıktan şikayetçi “Pişman” bir seçmen kitlesinin olduğu gerçeğidir...

Muhalefet için dezavantaj ise geçen Mayıs’ta  “Kazanma umudunu kaybetmiş” bir seçmen kesimin varlığıdır.

Bana göre seçimin başa baş geçeceği yerlerde sonucu; kendini “pişman”, “umutsuz” ve “Yorgun” hissedip, sandık başına gitmeyecek olan seçmen kesimi belirleyecek. Dolayısıyla bu kesimin güvenini kazanıp sandığa götüren  partiler ve adaylar avantaj yakalar hatta seçimi kazanır.

Yani sandığa gitmeyecek seçmen bazı yerlerde kilit olur...

NOT:

Sevgili okurlar KOÜ’nün gerçekleştirdiği kısa adı MARMARAKAF olan Marmara Kariyer Fuarı ile ilgili izlenimlerime bugün devam edeceğimi dün yazmıştım, ancak ancak 31 Mart seçimleri araya girdi. Kariyer Fuarı ile ilgili bir yazı borcumu en kısa zamanda yerine getireceğim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Kozluk - Kocaeli 13-0 olabilir son gelişmelerden sonra derince belki

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Şubat 12:06