İNSANOĞLU…

İnsanoğlu her şeyi bildiğine inanıyor, sayıları az olsa da bir kısım insanlar bilmediklerinin farkında ve eksiklikleri gidermeye çalışıyorlar ama bir gerçekte var ki dünya olmamış insanlarla dolu bu kişiler anne, baba, evlat, yönetici, işçi, memur, emekli, bazen arkadaş, eş, sevgili ara sıra da hatta çoğunlukla öylesine denk geldiğimiz birileri olabilir.

Sizleri kızdırdı, üzdü, ruhunuzu yaşam enerjinizi tüketip yok olma aşamasına mı getirdi onlar için üzülmeye, aramaya, sormaya hatta mesaj atmaya bile gerek yok. Bırakın gitsin onların derdinin, davasının sizinle ilgili olmadığını bilin onların tüm derdi kendi değersizlikleri, sorunları, kan emicilikleri, enerji tüketiciliği kendilerinin değersizliklerine bir kılıf hazırlamak.

Ancak bazıları var ki sizde iz bırakıyor iyilikler yapıyor evet bunu asla unutmamalısın bu bir vefadır ancak sana yaptıkları için asla ona minnet etme bu bir bağımlılıktır onun yerinde olsanız sizde aynı şeyi yapardınız unutmayın. Bu arada size kötülük yapanı da unutma unutmak unutulmayı getirir iyilikte olduğu gibi kötülüğü de unutmamak gerekir bu farkındalığın olacaktır , uyanık olman anlamına gelmektir .Ancak öfkene yenilip ondan nefret etme ..Dengeyi sağla ne ölümüne nefret et ne de ölümüne bağlı kal .

Şefkatli olmak galiba en doğru aralıklardan birisi şefkate ihtiyaç duymakta öyle güçsüzlük anlamına gelmemeli olumluluk ile olumsuzluk kardeş gibidir, iyi kötü gibi , doğru yanlış gibi olumlu ve olumsuz olan her şey insani duygulardı kendini tanı ve kendinle ilgili yanlış ve zararlı teşhisler koyma .

İnsanları tanımak başta kolay olmuyor ancak tanıyınca ya da tanımaya çalışınca zor kısmı atlatıp daha kolay kısma geçiyorsun düşman ile dost bir anda birbirine karışıyor tanıdığını zannettiğin kişi düşman, bazen de dost olabiliyor.

Neden mi? bizler hep kendimizi saklıyoruz görülmek istendiği gibi bir zırha bürünüyoruz gerçekten uzaklaşıp sanal dünyada yerimizi alıyoruz, görülmesini istendiği gibi insanoğlunu tanımak ve insanoğlunun seni tanıması gibi kolay olmayan bir döngü içerisine giriyorsun.

Nereye kadar mı camii de selan okunup, senin için açılan çukura girene kadar, gerçek kişilikler ve gerçek olaylar seninle birlikte çukurda üzerine toprak örtülüp görünmez olana kadar böyle devam ediyor.

Kısa hayatta siz siz olun , kimsenin olmasını istediği kişi olmayın siz de kişilere hoş görünmek uğruna kendinizi yok etmeyin ..Rüzgara göre yön değiştirmeyin rüzgara rüzgarlık giymeyi unutmayın ..

Hoca Nasreddin Efendi bir gün vaaz için kürsüye çıkıp “Ey Müminler, size ne diyeceğim bilir misiniz?” der. Cemaat der ki “Hayır, Hoca Efendi bilmeyiz.” Hoca “Ya siz bilmeyince ben size ne söyleyeyim.” demiş.

Bir gün hoca efendi yine kürsüye çıkıp “Ey Müslümanlar size ne diyeceğim bilir misiniz?” Onlar da derki “Biliriz.”

 Hoca “Ya siz bildikten sonra ben size ne söyleyeyim.” deyip kürsüden inip gidince cemaat hayretler içerisinde

“Bir daha çıkar ise kimimiz bilir, kimimiz bilmeyiz” demeye karar kılmış. Hoca yine bir gün kürsüye çıkıp “Ey kardeşler, size ne söyleyeceğim bilir misiniz?” onlar da derler ki “Kimimiz bilir, kimimiz bilmeyiz.” Hoca “Ne güzel! Bilenleriniz, bilmeyenlerinize öğretsin.”

Ramazan Bayramımız Mübarek olsun ülkemize birlik , dirlik , mutluluk , huzur getirsin

SAYGILARIMLA

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fazile Özkurt - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.