CHP’nin başarısında Kılıçdaroğlu’nun rolü

31 Mart’ın en başarılı partisi kuşkusuz birinci çıkan ana muhalefet CHP oldu. Nitekim partilerin genel merkezleri düzeyinde Ankara’daki bayram ziyaretleri sırasında bir AK Partili yetkili CHP’li heyete “Başarınızı kutlarız” demiş...

CHP genel merkezi dahil hiç kimse böyle bir sonuç beklemiyordu. Çünkü bu sonuç hayallerin ve hedeflerin ötesine geçmişti...

Mesela bunu en iyi şu örnek anlatıyor;

Seçim sabahına “acaba İstanbul’u İmamoğlu alabilir mi?” diye tedirgin uyanan CHP’linin geceyi “Tüh Çorum’u kaçırdık” üzüntüsüyle bitirmesi aslında sadece bir tweet değil seçim öncesi ve sonrası için CHP’deki genel ruh halinin özetiydi...

Bu galibiyetin ayak sesleri hissedilmedi.

Yani bu başarı bir dip dalgasının eseri değildi...

Elde edilen başarı hiç şüphesiz CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yazıldı. Bu sonuçlar ile partinin Genel Başkanlığı tasdiklenmiş oldu...

Özel elde edilen yüzde 37 için, “Yüzde:25’lik cam tavanı deldik” dedi.

Peki bu başarı nereden geldi?

O cam tavan nasıl kırıldı?

Kılıçdaroğlu’nun yıllar önce ektiği tohumların meyve vermesiydi..

Nasıl mı?

Bir: Adalet Yürüyüşü yaparak, CHP’ye gerçek muhalefet kimliği kazandırdı…

İki: İttifak anlayışı ile CHP’yi dönüştürüp, başka kesimlerin de oy verdiği parti haline getirdi.

Eğer Bugün ittifak bozulmasına rağmen o partilerin tabanı gelip CHP’ye oy veriyorsa 2018’de, 2019’da ve 2023’te yapılan ittifaklar neticesinde oluşan empati-sempati ve güven ilişkisinin sonucundan dolayıdır…

Üç: İmamoğlu ve Yavaş gibi aktörleri bulup 2019’da aday yaptı.

Beylikdüzü Belediye Başkanı İmamoğlu’nu İstanbul Büyükşehir’e başkan adayı yapabilmek için babasının evine 2-3 kez gitti. Kız ister gibi Allah’ın emri diyerek babasının iznini alarak aday yaptı.

Keza Mansur Yavaş’ın adaylığını da parti içinden gelen güçlü itirazlara rağmen kabul ettirmeyi başardı…

5 Mayıs 2018’de önce İYİ Parti, SP ve DP ile o yıl ve 2019 yılındaki yerel seçimlere birlikte girdiler. İstanbul’un İmamoğlu ile Ankara’nın Yavaş ile kazanılması bu sayede oldu.

Sonraları da DEVA ve Gelecek Partileri ile ittifaka dahil oldu. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimi kaybedilince “Vur abalıya” misali herkes Kılıçdaroğlu’na yüklendi…

Kılıçdaroğlu’nun hataları yok muydu?

Elbette vardı…

Mesela Cumhurbaşkanlığı için İmamoğlu veya Yavaş’tan birinin aday olmasının önünü açabilirdi

Mesela son kurultayda CHP Genel Başkanlığı’na aday olmayabilirdi…

Bunların hepsi tartışılabilir…

Ancak tartışılamayacak gerçek şudur;
31 Mart’ta CHP 35 yıl sonra yeniden birinci olmuş ise kendi dışındaki partilerden aldığı “Emanet oylar” sayesindedir. Bu emanet oyların verilmesini sağlayan alt yapıyı kuranın ise Kılıçdaroğlu olduğudur…

Özetle:

CHP, 31 Mart’ta dağılan Millet İttifakı’na dahil tüm partilerin tabanından oy aldı. Partileri bağımsız olarak seçime girme kararı almalarına rağmen seçmen, parti aidiyetini kenara koyup CHP’nin belediye başkan adaylarına oy verdi.

Yani; CHP’ye hep mesafeli yaklaşan sağ parti seçmenleri 31 Mart’ta oylarını bu partinin adaylarına vermişse; bu Kılıçdaroğlu’nun 6 yıl kadar önce kurduğu ittifak anlayışının ve o günlerde çok fazla tanınmayan isimler olarak Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaşı’ı bulup siyaset sahnesine çıkarmasının eseridir…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.