BİLGİNİN SAKLI HAZİNELERİ

Kütüphaneler... Sadece kitapların toplandığı raflar mı, yoksa bilgi okyanusunda yüzen gemiler mi? Sessizliğin fısıldadığı hikayelerin yuvası mı, yoksa hayallerin filizlendiği bahçe mi? Kütüphane kültürü, bu ve daha fazlasını barındıran, toplumumuzun temellerini oluşturan köklü bir gelenektir.

Kütüphaneler, insanlığın bilgi birikimini muhafaza eden, keşfeden ve paylaşan kutsal mekanlar olarak kabul edilmelidir. Kütüphane kültürü, sadece kitapların raflarda sıralandığı bir yer değil, aynı zamanda uçsuz bucaksız, ummanlar misali bilgiye açılan bir kapıdır.

Kütüphaneler, geçmişten günümüze uzanan bilginin anahtarıdır. Her raf, farklı bir dünyaya açılan bir kapı, her kitap ise keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir. Tarihin tozlu sayfalarında gezinmek, farklı kültürlerin penceresinden dünyaya bakmak, bilimsel keşiflerin heyecanını yaşamak... Kütüphaneler, tüm bunlar ve daha fazlası için sınırsız bir imkân sunar.

Kütüphaneler, sadece kitapların bulunduğu yerler olarak görülmemelidir. Onlar, bilgiye ulaşmanın ve keşfetmenin de merkezleridirler. Her bir kitap, bir kapıyı açar ve ziyaretçilerine farklı dünyaları keşfetme fırsatı sunar.

Kütüphane kültürü, sadece bilgiye erişmekle sınırlı da değildir. Aynı zamanda sessizlik, saygı ve öğrenme ortamını teşvik eder. Kütüphanelerde sessizlik, insanların kendi iç dünyalarına dalmalarını ve derin düşüncelere dalış yapmalarını sağlar. Tıpkı şu an bu satırları nezih ve huzur dolu, bence geç olmasına rağmen yine de çok güzel düşünülmüş bir proje olan Derince Halk Kütüphanesinde yazıyor olmam gibi…

Kütüphane kültürü, insanlığın bilgi birikimini koruyan ve aktaran mirastır. Her bir kütüphane, bir bilgi hazinesi olarak görülmeli ve korunmalıdır.

Seneler önce izlediğim ‘Yarından Sonra’ isimli filmde, dünyayı kasıp kavuran ve öldürücü fırtınadan kaçıp merkezi bir kütüphaneye sığınan insanlar donmamak için kütüphanedeki kitapları teker teker yakmak zorunda kalıyorlardı. Filme dair en etkileyici sahnelerden bir tanesi de buydu benim için. Kim bilir kaç asırdır muhafaza edilen hazine niteliğindeki onca bilginin bir anda yok olması. Bana göre bir kitap yakmak değildi mesele. Birçok şeyi gözden çıkartmaktı aslında.

Bazen düşünüyorum da benim bir gün kitaplarımdan ayrı kalmak zorunda kalmam gereken bir durum olursa ne yapardım? Bu duruma nasıl tepki verirdim? Gerçi yurt dışına giderken hepsini koliler içerisine dizip depoda bırakmak zorunda kalmıştım fakat bu durumun geçici olduğunu bilmek içime su serpiyordu elbet. İmha etmeyi geçtim, ödünç verme meselesi dahi beni zorlayan bir durum.

Kitaplığımı ilk kez gören insanlar tarafından genelde şöyle bir soru alıyorum: “Bu kitapların hepsini okudun mu?” Evet çoğunu okudum fakat derdim sadece bu da değil. Kitap okumayı sevmek gibi kitap almayı sevmek, onları biriktirmeyi, dizmeyi, düzenlemeyi, sıralamayı, temizlemeyi sevmek diye de bir şey var. Bazen kendime bununla ilgili sorular sorarken buluyor ve cevabımı da Walter Benjamin’den alıyorum: “Kitaplar sadece okumak için değil, aynı zamanda birlikte yaşamak içindir.”

Bu sözü benim gibi düşünen insanlar için söylemiş olmalı sevgili Walter…

Fakat beni düşünmeye ve eylemde bulunmaya iten bazı olumsuz durumlar da var. Ne yazık ki, kütüphane kültürü günümüzde birçok tehdit ile karşı karşıyadır. Dijitalleşmenin hızlı ilerlemesi ve okuma alışkanlıklarının değişmesi, kütüphanelerin varlığını ve önemini sorgulamaya neden olmaktadır.

Peki bizler bu kadim hazineleri korumak için neler yapmalıyız? Kütüphaneler sadece geçmişten gelen bir miras değil, aynı zamanda geleceğe yatırım yapmanın da bir yoludur. Bu mirası korumak ve geliştirmek, her birimizin sorumluluğudur. Kütüphanelere sahip çıkmak, kitap okumayı teşvik etmek ve yeni nesillere bilgi sevgisini aşılamak, geleceğe aydınlık bir ışık tutmaktır.

Unutmayalım ki: Kütüphaneler, sadece kitapların değil, hayallerin, fikirlerin ve umutların da evidir. Bu evi korumak ve onu gelecek nesillere aktarmak, hepimizin görevidir.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yeliz Seyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ayse Oner - Gercektende kitaplarla birlikte yaşamak büyük bir haz evin en güzel köşesinde olmasını ve süslü eşyalardansa kitapları izlemeyi ,onlara hizmet etmeyi daha çok seviyorum

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Nisan 09:04