Hayır cephesinin 2019’daki Cumhurbaşkanı adayları…

Hayır cephesinde yer alanlardan bazıları 16 Nisan sonuçlarına takılı kalmış ve sonucu bir türlü hazmedemeyen pozisyonlarını korurken bazıları da 2019 Kasım’ında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimine projeksiyon tutmaya başladı bile. İkinci grupta bulunanlar 16 Nisan’da çıkan yüzde 48.5 hayır oranının iyi değerlendirildiğinde Cumhurbaşkanlığı seçiminin kazanılabileceğini söyleyip, muhtemel aday önermelerinde bulunuyor. Hayır cephesi adına Cumhurbaşkanı adayı olabilecek olarak adı geçen isimleri tek tek ele almak istiyorum.

Kemal Kılıçdaroğlu…

Benim gördüğüm kadarıyla CHP Genel Başkanlığı’nı bırakacak gibi görünmüyor. Partili Cumhurbaşkanlığı hayata geçecek ama Kılıçdaroğlu iki şapkayı birden giymeye kalkmayacak. Çünkü bu referandum için izlenen stratejide “CHP hayır cephesinin patronu” olmaya soyunmadı, aksine birkaç adım geride durdu. Kılıçdaroğlu’nun aday olması halinde(Genel Başkan sıfatını taşıyarak) hayır cephesinin patronajlığına da soyunması gerekecektir. Böyle bir politika ile de yüzde 48.5 hayır oyunu konsolide etmesinin çok zor olacağını düşünmekteyim. CHP Genel Başkanlığı’nda kalıp başka bir kişinin Cumhurbaşkanı adayı olmasını isteme ihtimali daha yüksektir. Bunun için de bu referandum sürecinde yaptığı gibi STK’ları önemser, bu işi sahiplenmelerini ister. Dolayısıyla onların üzerinde ittifak ettiği bir ismin Cumhurbaşkanı aday olmasına odaklanır gibi bir öngörü içindeyim.

Deniz Baykal…

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olarak kalıp, Deniz Baykal’ın Cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi bir seçenektir. Böyle bir durumda bugünkü hayır cephesinin konseptini oluşturabilmek daha kolay görünüyor. Peki, yaş faktörü dikkate alınmaz ve Baykal’ın adaylığı gerçekleşirse neler olabilir? Baykal Laik, milliyetçi, Atatürkçü ve Kürt kesimlerinden oy alır. Sosyalistlerden de alabilir ama muhafazakarlar konusunda sıkıntı yaşar. Çünkü, muhafazakarlar 16 Nisan referandumunda olduğu gibi 2019’da da seçimlerinin de belirleyicisi olacak gibi görünüyor. Genel anlamda Kürtler ile milliyetçiler ise kilit olma özelliklerini korurlar.

İlker Başbuğ…

Zaman zaman “Mutlaka parti kurmalıdır” diye değerlendirilen hatta bu konuda çok zorlanmasına rağmen parti kurma işine yanaşmayan Genel Kurmay eski Başkanı İlker Başbuğ’un Cumhurbaşkanı adayı olacağını sanmıyorum. Başbuğ, kendi üzerinde mutabakat arar ve bunu görmeden asla adaylığı kabul edecek tecrübesizlikte değildir diye düşünmekteyim. Ama insanlık hali, belli de olmaz. Diyelim ki Başbuğ aday oldu. Atatürkçülerden ful oy alabilir. Laik kesimin hepsi oy vermez. Milliyetçilerin bir bölümü verebilir. Muhafazakarlar ve Kürtler oy vermez. CHP’nin yüzde 25’i üzerine biraz koyabilir mi, o da zor olur.

Ümit Kocasakal…

İstanbul Barosu eski Başkanı Ümit Kocasakal’ın adı bazı çevrelerde CHP Genel Başkanlığı’na yakıştırılıyordu. Şimdi hayır cephesinin aldığı yüzde 48.5’lik orandan sonra Cumhurbaşkanlığı adaylığına da adı telaffuz edilmeye başlandı. CHP Genel Başkanlığı gömleği Kocasakal’a çok bol gelir. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ise fazla zorlama bir öneri olmaktan ileri gidemez. Diyelim her şey farklı gelişti ve Cumhurbaşkanı adayı oldu. CHP’nin oyu miktarının üzerine ekstra oy koyamaz.

Metin Feyzioğlu…

Ümit Kocasakal gibi adı CHP Genel Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı adaylığına sıkça önerilen bir isim de Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu. Kocasakal’a oranla Feyzioğlu’nun avantajları çok daha fazla. CHP Genel Başkanlığı ancak olağanüstü şartlar dahilinde mümkün olabilir. Yoksa kurultayda CHP delegelerinin oylarıyla gerçekleşmesi bana göre hemen hemen imkansızlık derecesindedir. Bir proje dahilinde birileri sunar, birileri taşır yani birileri elinden tutarsa olabilir. Ama o da nasıl olacak? Olağanüstü koşullar gerekli. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ise konjonktür ile birlikte başında bulunduğu kurum ve diğer STK’ların üzerinde ittifak etmesi halinde şansını çok arttırmış olabilir. Diyelim bugünkü hayır cephesinin adayı oldu. CHP seçmeninden oy alır. Milliyetçiler destekler. Hukukun üstünlüğü fikrine inanmış her kesimin tercihi haline gelir. Sosyalistlere sıcak gelir. Kürtlerin bir bölümü sempati ile bakar. Muhafazakarlar ile temas kurmakta zorlanır.

İlhan Kesici…

Cumhurbaşkanlığı’na aday gösterildiğinde bu günkü hayır cephesi konseptini yakalamaya en yakın adaylardan biri olur. CHP, milliyetçiler, laikler, Atatürkçüler oy verir. Muhafazakarlardan oy alma işini de başarır. Biraz Kürtlerden sıkıntısı olabilir, ama onu da demokrat kimliğiyle aşabilir. Merkez sağ geleneğe bağlı olup sağa sola savrulmuş tüm kesimlerin, bütün dinamiklerin desteğini hem de ittifak ile alır.

Meral Akşener…

Meral Akşener eğer Cumhurbaşkanı adayı olursa ne olur? Bugünkü hayır cephesinin konseptini yakalaması güç olur. O nedenle Akşener’in üzerinde ittifak kurmak çok zordur. Üzerinde uzlaşılabilecek bir siyasi kimlik olarak gözükmüyor. En azından bugünkü konumu böyle. Milliyetçiler arasında bugünkü gerginlik sürdükçe içinden çıktığı kesimin bile üzerinde birleşmesi hemen hemen imkansız gibidir. Muhafazakarlar, laikler, Atatürkçülerden oy alır ama Kürtler ve bazı sol kesimlerden oy alması çok zordur.

Haşim Kılıç…

Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Haşim Kılıç’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı da zaman zaman dillendiriliyor. Kılıç eski sistemin Cumhurbaşkanı adayı olabilir ama yeni sistemde aktif bir Cumhurbaşkanı realitesine uymayan bir figürdür. Ancak üzerinde büyük uzlaşı sağlanırsa ki o da çokça zordur. Her kesimden oy alabilir (Sol kesimler hariç) ama bugünkü hayır konseptinin dinamiklerine başkan yardımcılıklarını dağıtması gerekir. Dağıtması yetmez yetki alanlarının da önceden bölüşülmesi gerekir.

Şimdiye kadar adı Cumhurbaşkanı adayı olarak geçen ve üzerinde tartışılan isimleri özetle böyle değerlendiriyorum. Tabi ki evet cephesini konuşmaya dahi gerek bulunmuyor. O cephenin değişmez tek adayı Recep Tayyip Erdoğan’dır. 2019’daki seçimler adına yokluğunu ağzımıza almayalım ve kendisine Allah uzun ömürler versin diyelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?