Başkan Karaosmanoğlu’nun yaydığı siyasi ılıman iklim…

İlimizin her yanında bulunan ve yıllardan bu yana süregelen ılıman siyasi iklimin oluşmasındaki, en büyük etkenlerinden biri hiç kuşkusuz Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’dur. MHP, CHP, DSP, DP ve SP il başkanlıklarına hafta başından bu yana sürdürdüğü nezaket ziyaretleri trafiği ile bu kanaatim, bir kez daha pekişmiş oldu.

Karaosmanoğlu ve

geride kalan 13 yıl

Karaosmanoğlu geçen Mart ayında başkanlıktaki görev süresinde 13 yılı geride bıraktı. Yani üçüncü döneminin son iki yılına girdi. Bu süre içinde kentimizdeki siyasi iklimdeki ılıman hava hiç bozulmadı mı? Elbette bozulduğu zamanlar oldu. Ama bu hiçbir zaman kan davasına dönüşmedi. Bayramlar veya başka bir şeyler vesile edilip en kısa sürede normal yaşama dönülmeye çalışıldı. Bütün bunları ülkemizin son 13 yılında geçirdiği sıkıntılı, acılı, gergin ortamlarla mukayese ettiğimizde, kentimizi yine genel anlamda ılıman siyasi iklimin egemen olduğu bir kent olarak anabiliriz. İşte böyle bir ortamın oluşmasında Başkan Karaosmanoğlu’nun mütevazi, kavgacı olmayan aksine diyalogdan yana ve olabildiğince siyasi nezaketi elden bırakmayan kişisel yapısı büyük rol oynadı diyebilirim.

Ankara’da Gökçek’i

aklınıza getirin yeter

Bir düşünelim; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek gibi iki de bir ana muhalefet partisi CHP’ye veya bir başka partiye laf sokuşturan, onlarla sürekli kavga eden, hatta bundan beslenen bir başkana sahip olsaydık halimiz nice olurdu? Kentimizdeki siyasi havayı nasıl olurdu? Kuşkusuz şehrimiz çokça gerilirdi. Buradaki gerginlik de farklı olurdu. Çok göç alan bir kentiz ancak en küçük kilometrekareye sahip bir il olduğumuz için de herkesin yolu mutlaka bir yerlerde, bir biçimde kesişebiliyor. İlimizin yönetim merkezi ise bir avuç kadar yer diyebileceğimiz İzmit olunca düşünün gerisini. Kentimiz adeta bir Anadolu kasabası gibi herkes birbirini tanır vaziyette. Dolayısıyla gerginliğin faturası bizim gibi küçük şehirlerde daha ağır olurdu. İnsanlar birbirinin yüzüne bakamaz hale gelebilirdi. Hatta daha kötü olaylar da olabilirdi. Sonra barışmak da kolay olmayabilirdi. Başkan Karaosmanoğlu, yumuşak başlılığı ve babacan yapısı ile şehrin ağabeyi konumunda kalmayı başararak siyasi gerginliklerden uzak bir ortamın oluşmasına vesile oldu. Zaten bugün bütün siyasi çevrelerde sevilip, sayılıyor ise bunun nedeni de çelebi yapısı ve bütün insanlara sevecen yaklaşmasıdır.

Ya “İbrahim abi”

ya da “İbrahim hoca”

İnsanların kafalarında öyle bir imaj oluştu ki, sokaktaki herkesin ağzında “İbrahim abi”, “İbrahim hoca”, “Büyük başkan” dan başka bir şey yok. Bu içtenlik ve samimiyete dayalı bir sevginin ifadesinden başka bir şey değil elbette. Zaten bundan dolayıdır ki her seçimde partisinin üzerinde bir oy alarak belediye başkanı seçildi. Keza yine genel seçimler ile referandum seçimlerinde de partisi Türkiye ortalamasının üzerinde bir oran elde etmeyi bir gelenek haline getirmiş ise bunda da Başkan Karaosmanoğlu’nun önemli payı vardır diye düşünüyorum.

MHP’ye teşekkür,

CHP’ye hayırlı olsun

Hafta başında evet cephesinde yer alan MHP’ye ilk teşekkür ziyaretini yapması çok doğaldı. Ardından ana muhalefet partisi CHP’ye yeni aldığı binanın hayırlı olması dileğinde bulunmak için gitti. CHP il Başkanı Cengiz Sarıbay siyasi nezakete önem veren biri olduğu için kalabalık bir yönetici grubuyla Başkan Karaosmanoğlu’nu karşılayıp konuk etmiş. Parti binasının girişinde çektirilen fotoğraflarda 10-15 kişiden oluşan ev sahibi CHP’liler ile Başkan Karaosmanoğlu ve Genel Sekreter Tahir Büyükakın birlikte gördüm. Bunlar gayet güzel medeni ilişkiler. Başkan Karaosmanoğlu veya Sarıbay ya da CHP’liler bir şey mi kaybettiler? Hayır. Aksine kente, topluma moral verdiler.

Sonra DSP’ye, DP’ye ve SP’ye giden Başkan Karaosmanoğlu aslında bir anlamda, siyasi parti il başkanlarının her ay yaptıkları il başkanları toplantısından sonra kendisine yaptıkları nezaket içerikli ziyarete, bu vesileyle bir karşılık vermiş oldu. Başkanın bu nezaketi yine fotoğraflara ve söylenen sözlere bakıp yorumladığımda siyasi parti il başkanlarının da bu ziyaretlerden çok memnun kaldıklarını rahatça söyleyebilirim. Bu nedenle de Başkan Karaosmanoğlu’nu bu şehrin bir insanı olarak gönülden kutluyorum. Bu diyaloglardan kentimiz adına ve kentimiz yaşayanları adına kesinlikle pozitif değerler çıkar. Keşke Başkan Karaosmanoğlu’nun yarattığı böyle bir tablo Ankara’ya da örnek olabilse ve o pozitif enerji bütün ülkemize yayılabilse.

Karaosmanoğlu ve

sağ kolu Büyükakın..

Başkan Karaosmanoğlu siyasi parti il başkanlıklarına yaptığı bütün ziyaretleri sağ kolu Büyükakın ile birlikte gerçekleştirdi. Karaosmanoğlu siyasi partilere yaptığı bu ziyaretlerde yanına Genel Sekreteri Büyükakın’ı alması, gittiği partilere verdiği önemin göstergesidir. Başkanın bu tercihi şüphesiz ziyaretleri daha da ağır, anlamlı ve önemli kılmıştır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?