IŞİD ve terör konusunda ABD ile ülkemizin tavrı…

Elbette 49 Başkonsolosluk görevlisi vatandaşlarımızın (üçü Irak vatandaşı olmak üzere) kurtarılması öyküsü gerçekten büyük bir başarı… Ancak hala ülkemizde bazı muhalefet partilerinin bunun altında ‘başka şeyler aramaya’ devam ediyor olmaları hiç hoş değil…

46 yurttaşımız kurtarıldı mı?...

Evet…

Peki hala neyi tartışıyoruz?...

Eleştiren muhalefet partileri iktidarda olsaydı bu rehineleri kurtarmayacaklar mıydı?...

Yöntem ne mi?...

Öyle veya böyle resmi açıklamalar inanmak zorundayız… Bu kadar zahmet çekildiği anlaşılan bir kurtarma operasyonunu küçültmeye, üzerine gölge düşürmeye hiç kimsenin hakkı bulunmadığına inanmaktayım… Bu durumu Amerika, İngiltere, Fransa ve İsrail de yaşadı… Hatta İsrail Filistin’deki bir askeri için 1500 Filistin’liyi mübadele konusu yaparak bir kişilik rehinesi kurtardığı gerçeğinin üzerinden öyle çok uzun yıllar geçmedi…

IŞİD konusu ve ABD’ye karşı 

Türkiye’nin tavrını eleştirenler…

Sevgili dostlar bu kentte beni tanıyan bilir… Ben sol kültürde yetişmiş CHP’de çeşitli görevlerde bulunmuş, üniversite öğrenciliğim sırasında “Amerika’ya hayır” adlı veya benzeri bir çok mitinge katılmış biriyim… 40 yılı aşkın siyasi mücadelede öyle veya böyle bulunmuşum… Ülkemde Amerika’ya “Efendim siz nasıl istiyorsanız öyle olsun ve sizin isteklerinizi yerine getirmeye amadeyiz” demeyen bir iktidar görmedim…

Diklenmeden ama dik durarak bir tavır koyan bir siyasal iktidarı ben şahsen ilk kez görüyorum… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’yu bu anlamda kutluyorum…

Şöyle bir geçmiş 40 yılımıza 

bakarsak ne görebiliriz mi?...

1970’li muhtıra dönemlerinde rahmetli Başbakan Nihat Erim, sonra Başbakan Süleyman Demirel, sonra Milliyetçi cephe iktidarları, sonra rahmetli Bülent Ecevit (Onun hakkını yiyemem ve dik durabilirdi), sonra Necmettin Erbakan (Onun da hakkını yiyemem o da dik durabilirdi), sonra 12 Eylül Askeri Darbesi ve Kenan Evren dönemi, sonra Turgut Özal, sonra yeniden Süleyman Demirel, sonra Tansu Çiller ve bu liste uzayıp gidebilir ama hiç kimse “Amerika’nın bir dediğine iki diyemezdi, demedi de, diyemedi de”…

Geldik günümüze TC Hükümeti “Doğrudan savaşa katılmak istemiyor” ve bu anlamda biraz da Amerika’nın tepkisini çekmiş durumda… Peki ülkemizi yöneten iktidar haklı mı?... Bana göre yüzde – yüz haklı ve olağanüstü derecede dikleşmeden, dik durmayı becerdi… Bu düşüncelerimden dolayı bana kızanlar olabilir ama biraz düşündüklerinde bendenizi haklı bulacaklarına inanmaktayım… Dünyanın süper gücüne ve müttefikimiz Amerika’ya karşı ancak bu kadar dikleşmeden, dik durulabilirdi… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Başbakan iken Amerika’ya yaptığı ziyaretlerde uçağının askeri üslere indirilirken bu kez sivil bir havaalanına indirilmesi bile başlı – başına Amerika’nın bir ‘diplomatik tavrı’ olarak görülebilir… Keza ABD Başkanı Obama’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a koyduğu mesafede ilişkilerimiz bakımından bir ayrı işaret anlamına geldiğini görmemek kuşkusuz olanaksız…

Ama benim ülkem kendi çıkarlarını ön çıkararak “Emredersiniz efendim” tavrını sergilemeyip, Amerika ile yürüttüğü süreç aslında bendenizi fazlasıyla mutlu etti diyebilirim… Elbette ülke olarak çapımız, gücümüz, kapsama alanımızdaki etkinliğimiz ortada ve tüm dünya ülkelerinin karşısında ‘el – pençe’ durduğu Amerika’ya karşı bu kadar dik durabilmek de takdiri fazlasıyla hak ediyor diye düşünmeden edemiyorum… ABD Başkanı Obama önceki gün Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı uzun konuşmadan tedirgin oldum… Bölgeemiz tam bir savaş alanı halinde ve biz ülke olarak ne yapacağımızı çok fazla öngörememekteyim… Zorlu ve sancılı bir sürecin içinden geçmekteyiz ülke olarak… İktidarı ve muhalefeti ortak bir akılda buluşması gerekir diye düşünerek ülke olarak karşı – karşıya bulunduğumuz ve savaş tehlikesinin on yıllardan sonra ilk kez ciddi biçimde kapımızı çaldığını unutmamayı naçizane biçimde tavsiye ediyorum…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?