Erol Abi özür dilemeyi öğrenememiş…

İzmit-Yenidoğan’da D-100 üzerinde 1994’te yapılmış bir köprü vardı. Miadını doldurduğundan insan hayatı için tehlike arz eder hale gelmişti. Semt sakinleri 2-3 yıldır sürekli şikayet ediyorlardı ama hiç ellenmemişti. 31 Mart’tan sonra Büyükşehir Başkanı olan Tahir Büyükakın bu köprünün 100 metre kadar yanına yeni bir köprü yaptırdıktan sonra eskisini kaldırdı. Yeni yapılan Köprüye ise kendisinin oluru alınarak Erol köse adı verilmişti. İşte bu gelişme önce kentimizde tartışıldı. Sonra Sözcü ve Fox TV’de ele alınınca Türkiye’de gündem oldu. Önceki gün de Erol Abi verdiği oluru geri aldığını kamuoyuna duyurdu.

Tartışma yararlı…

Erol Abi (Köse) “Köprünün ismini kabul etmiyorum” diye bir açıklama yapınca o tartışma yeniden alevlendi. Şehrimizdeki bu tartışmayı yararlı buluyorum, çünkü bundan sonra bir yere isim verilirken daha dikkatli olunması gerektiğini hepimize öğretecek diye umuyorum. Bugün ben de o haklı, bu haksız demek yerine bu tartışmadan olumlu sonuçlar çıkabilmesine katkı sağlamak istiyorum.

Öncelikle şunu söylemek isterim; Bana göre 25 yıl önce düğme yanlış iliklendi. İsim koyma konusunda herkesin üzerinde birleşeceği kriterler olmalı. Kriter olmayınca düğmeyi yanlış ilikleme ihtimali artıyor. Bu gidişatıdoğru bulmuyorum. Kriterleri hemen oluşturmamız gerekir. Çünkü iddia ediyorum bu kafayla gidecek olursak, son yıllarda konmuş pek çok ismi 25 yıl sonra tartışır hale geliriz.

5 yıl gecikmeli konan isim…

Basın şehidimiz Çetin Emeç 1990 yılında öldürüldü. Ama adı Sefa Sirmen tarafından 5 yıl sonra köprüye verildi. Buradakiniyet halisane değildi, basın şehidinin üstü “Türkiye’nin en büyük medya grubuna sempatik gözükebilmek” şalıile örtülmek isteniyordu. Sirmen bu tarzını sürdürüp daha sonra eski Gölcük yoluna kendi adını verdirdi. Hatırlayalım, 1996’da İzmit Büyükşehir Başkanı iken Meclisi’nde karar aldırıp o bulvara “Sefa Sirmen” adını koydurmuştu. (sonra orası da Ömer Türkçakal Bulvarı olarak değiştirildi). Yani Çetin Emeç ismi verilirken pragmatizme yenilme vardı - o nispeten masumaneydi -  ama Sefa Sirmen Bulvarı’n adı verilirkenki anlayış tam anlamıyla bir güç zehirlenmesiydi.

Erol Abi özür dilemeliydi…

Kendisinden izin aldığını ve o köprüye Erol Köse adının konulacağını Büyükşehir Başkanı Tahir Büyükakın 14 Ocak’ta açıkladı. Bir süre tartışıldı ve ardından Büyükşehir Meclisi ismi onayladı.

Bir ay geçti ama Erol Abi’den hiç ses çıkmadı.

Önceki gün Erol Abi çıkıp “hastaydım, cenazem vardı, Çetin Emeç adının kaldırılıp benim adımın verileceğini bilmiyordum” gibilerden mazeretlerle “Adımı istemiyorum” demesini pek inandırıcı bulamadım. Oysahem tartışmanın zıvanadan çıkmasını önleyebilir hem de İzmit şehrinin gerçekten bir büyüğü olduğunu hissettirebilirdi. Nasıl mı, özür dileyerek…

Kimden özür dileyecekti?

CHP’lilerden (kendi mahallesinden) ve Büyükakın’dan.

CHP’lilere “Bunca yıldır bana vefasızlık yaptınız. AKP beni hatırlayınca duygusal davranıp kabul ettim. Sizin yoğun baskılarınızı görünce geç de olsa aklım başıma geldi. Sizlerden özür dilerim” diyebilmeliydi…

Büyükakın’a” 1989- 2004 arasında İzmit’i CHP yönetti ama benim adımı hatırlamadılar. 2020’de siz hatırladınız, o köprüye ismimi verdiniz teşekkür ederim. Ama ben mahallemin baskısına yenildim ve teklifinizi bir ay sonra geri çeviriyorum.O nedenle sizden özür diliyorum” diyebilme erdemini göstermeliydi.

Düştüğü durum üzüldüm…  90’nına merdiven dayadı, belediye başkanı, milletvekili, il başkanı oldu yani siyasette gelebileceği her yere geldi hatta bütün bunlardan daha önemlisi Şehrimizin Abi’si olmayı başardı ama özür dilemeyi öğrenemedi. İşte bu yüzden Erol Abi’nin düştüğü duruma üzüldüm.

Üzülerek bir paragraf da Bilge Emeç’e açacağım. Bilge hanımefendinin kentimize telefon açıp eşi Çetin Emeç’i savunanlara teşekkür etmesini, çok nezaketli buldum. Ancak tartışmaların içine dalmak yerine “Eşimin adını İzmit halkının vicdanına emanet ediyorum” deseydi daha asaletli bir duruşu sergilemiş olurdu.

Özet:

Sokaklara, caddelere, parklara ve tartıştığımız bu konuda olduğu gibi üst geçitlere isim vermek konusunda kriter koymazsak düğmeyi yanlış ilikleme ihtimalimiz her zaman olacaktır. Sonra da o düğmeyi yeniden iliklemeye kalkarken bugün olduğu gibi boş yere tartışıp şehrimizi yorarız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?