Geçen haftanın ardından… Nevzat Doğan ve Tamer Solakoğlu’nun ziyaretleri… Ve KOÜ’de Füsun Alver hocayı kınıyorum…

Herkese eşit mesafede yakınlık içinde tarafsız ve objektif gazetecilik yapmak adına elimizden gelenleri bu güne kadar yaptık ve bundan sonrada yapmaya kararlı biçimde devam edeceğiz…

Hangi partiden olursa olsun bütün milletvekili aday adayları gazetemizin kapısından içeri girdikten sonra kendilerini ifade edebilmek adına güvenli bir liman olarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi’ni gördüklerini ifade etmeleri kuşkusuz bizler için sevindirici bir değerlendirme oluyor… Çünkü bizler hiç kimseye karşı ön yargılı değiliz… Hiç kimseye “gaz verecek” konumda da bulunmuyoruz… Gazetemize gelip kendilerini kamuoyuna aktarmak isteyen herkese elimizden geldiği, sayfalarımızın el verdiği ölçülerde olanak yaratmak istiyoruz…

Geçen hafta gazetemize yapılan ziyaretlerden bir özet sunup Çarşamba günü KOÜ İletişim Fakültesi Dekanı prof. Dr. Füsun Alver hocanın yapacağı çalıştay ile ilgili yorumlarımı aktarıp, kendisini neden kınadığımı aktarmaya çalışacağım…

Başkan Nevzat Doğan’ın

ziyaretinden notlar…

Başkan Doğan’ın Basın Danışmanı Semra Togay hanımefendi arayarak “Başkanımız Nevzat bey simitlerimizi alarak size çay içmeye gelmek istiyor” deyince buyurunuz dedik…

Sonra gazetemizin imtiyaz sahibi Nurettin Sağsöz “Sadun abi bizim de o sofrada bir katkımız olmalı nihai sonuçta bize misafir olarak geliyorlar” diyerek sofranın menüsünü çoğalttı…

Başkan Doğan geldiğinde “Biz sadece simit getirdik ama siz bize mükellef bir sofra hazırlamışsınız çok teşekkürler ediyorum ve beni mahcub ettiğinizi söylemek isterim” dedi… Neyse bu güzel karşılıklı sözlerden sonra şöyle bir kentimizin altını üstüne getirdik… Hiç dedikodu yapmadık… Başkan Doğan özellikle kendisi girdi son pazarcılar konusundaki tartışmalara…

Ve şu özette bir konuşma yaptı:

“İzmit’te kurulacak bütün pazarların tüm sorumluluğu bizdedir… Biz asla ve asla pazarcılarımızı mağdur etmek gibi bir düşünce içinde olmadık ve bundan sonra da olmayacağız… Ancak pazarcılarımız üyesi bulundukları Oda tarafından kullanıyor olmalarına da gönlümüz razı değildir… Hatta Pazarcılar Oda’sı, kar – kış demeden hemşehrilerimize hizmet veren üyesi pazarcı esnafımızın sırtından rant elde ediyor… Bizim belediye olarak bu rantı kesmek ve pazarcı esnafımızı daha iyi koşullarda şehrimiz insanına hizmet vermesine ortam oluşturmak asli görevimizdir…”…

CHP milletvekili aday adayı

Tamer Solakoğlu’nun ziyareti…

Kocaeli Barosu Başkanlığı’nı başarılı biçimde iki dönem sürdüren Tamer Solakoğlu ziyaretimize geldi… Kendisiyle arkadaşlarımızın yaptığı söyleyişinin geniş detaylarını hem gazetemizden hem de internet sitemizden okuyabilirsiniz… Ben sadece yaptığımız sohbet içinden aldığım izlenimleri ve kendisi ile ilgili değerlendirmelerimi aktarmak istiyorum…

Tamer Solakoğlu bazılarının iddia ettiği gibi Baro Başkanlığı kimliğine sarılarak tepeden CHP’ye inmiş bir aday adayı değildir… Solakoğlu bir kere önce çok demokrat bir kişilik içinde olup 1989 yılında Sosyal Demokrat Hareket’e (O yılların partisi SHP idi) katılıp sonra ilçe yöneticiliği yapmış katıksız bir sosyal demokrattır da aynı zamanda… Centilmendir, medeni ilişkileri yüksek düzeyde bulunan genç, ufku açık bir CHP’lidir… Milletvekili aday adayı olmadan bütün CHP örgütlerini, kanaat önderlerini ziyaret ederek siyasi nezaketi üst düzeyde gerçekleştirmiş olduğunu öğrendim… CHP’de disiplinin giderek kaybolduğu, bir dönemde Solakoğlu’nun parti hiyerarşisinin geleneklerine çok bağlı olması dikkatimden kaçmadı…

Solakoğlu özetle şunları söyledi:

“Sadun abi partimizde var olan disipline ben son derece saygılı biriyim… Önseçim olsaydı şansım yüksekti ama partimizin en üst organı merkez yoklaması kararı almış ise benim buna saygı göstermekten başka bir düşüncem olamaz… Sadun abi ben listeye girsem de girmesem de partimin bir neferi gibi çalışarak ülkemizi ve halkımızı AKP iktidarından kurtarmak için üzerime düşen bütün görevleri fazlasıyla yerine getireceğim… Seçilirsem ilimin ve ülkemin sorunlarına özellikle mesleğim itibarıyla hukuki konularda elimden geleni yapacağımdan kimse kuşku duymasın… Seçilemezsem veya listeye bile alınmaz isem hiç gücenmeyip bundan sonra partimin örgütlerinde daha aktif görev alma çabamın olacağını herkesin bilmesini özellikle isterim”…

KOÜ İletişim Fakültesi dekanı

Füsun Alver hocayı kınıyorum…

KOÜ Rektörü Prof. Dr. Saadettin Hülagü ve KOÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Füsun Alver imzalı davetiyeyi alıp 4 Mart tarihinde düzenleyecekleri çalıştaya konuşmacı olarak davet edilen bir ismi görünce kan beynime sıçradı…

Ey Füsun hoca bu kadar güzel bir oganizasyon içinde yer alan konuşmacı konuklarınızın hepsini sevip sayıyorum… Ama biri var ki onun için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim… Hatta bu güzel etkinliğinizi gölgeleyeceğine inanmaktayım…

Ey Füsun hoca siz öğrencilerinize gazeteciliğin nasıl yapılacağının teknik özelliklerinin yanı sıra temel ahlak ilkelerinin neler olduğunu öğretiyor musunuz?...

Yani bir anlamda bizim mesleğin yarın ki geleceği olan pırıl, pırıl gençlere bu mesleğin aslında bir kamu görevi olduğunu, bu meslekte dürüst çalışınca çok para kazanılamayacağını ama bunu bir yaşam biçimi olarak kabul etmelerini, heyecan duyarak yapmak zorunda oldukları saygın bir meslek olduğunu anlatıyor musunuz Füsun hoca?...

Bu meslekte şantajcılığa yer olmadığını, bu meslekte asparagas haber yapmanın ahlaksızlık olduğunu, bu meslekte tehdit ile para kazanmanın asla olamayacağını öğretiyor musunuz öğrencilerinize Füsun Hoca?...

Eleştiri ile hakaretin ne olduğunu ayırt edemeyecek kadar cahil olan ve tesadüfen bir gazetenin sahibi olduğunu, sahibi olmakla kalmayıp yazılarıyla herkesi taciz eden birini konuşmacı olarak davet ettiğinizi biliyor musunuz Füsun hoca?…

Hakkında en az 300 hakaret davası açıldığı ( Bunların hiçbirinin basın özgürlüğüyle ilişkisi bulunmuyor) ve yaklaşık 2 milyon liralık tazminat ödemeye mahkum olduğunu biliyor musunuz Füsun hoca?…

Siz böylesi ‘meczup bir gazeteciyi’ konuşmacı olarak çalıştayınıza davet ettiğinizi, bunun onu bir parça aklama anlamına geleceğini, dolayısıyla hayatınızın en büyük hatasını yaptığınızın (Tabi ki bendenize göre) farkında mısınız Füsun hoca?...

Bir meslektaşını yaptığı haber nedeniyle çalıştığı gazetenin makam odasında darp edip, ilimiz basın tarihine adını “kalem ve şehir eşkiyası” sıfatıyla yazdıran birini nasıl konuşmacı olarak davet edersiniz Füsun hoca?...

Füsun hoca darp edilen benim… Darp eden de, o güzel iyi niyetlerle düzenlediğiniz çalıştaya konuşmacı olarak davet ettiğiniz biri…

Füsun hoca “bunları bilmiyordum” diyor iseniz bir şey diyemem… “Biliyordum ama ona rağmen gazete sahibi olduğu için davet ettim” diyorsanız bunu şık bulmam ve sizi kınarım… Füsun hoca size son olarak şunu söylemek istiyorum organize ettiğiniz çalıştayın başarılı olmasını temenni ediyorum…

Sevgili okurlar; Bu gün başlayan yeni haftanın ailelerinize önce sağlık sonra mutluluk ve işlerinize başarılar getirmesini canı - gönülden diliyorum... Hoşça kalın, esen kalın...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.