Çocuklarda öfke

Evde neredeyse yeni bir dünya kuracak kadar oyuncağa sahipken istediği oyuncak alınmadığı için avazı çıktığı kadar bağırıp ağlayan bir çocuk, annesi istediğini yapmadığında evde kapıları çarpıp bağıran, oyuncaklarını yerlere fırlatan bir çocuk… Bütün bunlar bizlere ne kadar da tanıdık geliyor değil mi?

İnsanoğlunun temel ihtiyaçlarından birisi olan öfke, sosyal çevre ve ebeveyn etkisi ile doyuma ulaşır. Bebekler öfkelerini ağlayarak, kollarını sallayarak ya da bacaklarıyla tekme atarak dile getirirler.

2 yaşından sonra yemek yeme, uyuma gibi etkinliklerde öfke nöbetleri anneler için bazen sinir krizlerine dönüşebilmekte, ifade edici dil becerilerinin gelişimi ile ise yavaş yavaş azalmaktadır. Çünkü çocuklar istediklerini ifade ederken dil ve konuşmanın da etkin bir araç olduğunu bu yaştan sonra keşfederler. Yetişkinliğe eriştikten sonra ise öfkemizi kontrol edebilen bir birey olmamız beklenir.

Çocuklar; imkanları kısıtlandığında, aileleri onların potansiyellerini yok sayıp onların hoşuna gitmeyen hedefler belirlediklerinde, enerjilerini atacak doğru kaynak bulamadıklarında , fiziksel, cinsel veya sözel şiddet içeren ortamlara maruz kaldıklarında, iletişimsizlik (anlama-anlaşılma konusunda) yaşadıklarında ve aileleri onların mevcut düşünme kalıplarını kaldırıp kendilerine ait yeni düşünce kalıpları oluşturmaya çalıştıklarında öfkelenirler.

Peki çocuğun gerçekten öfkelendiğini nasıl anlarız?

Gerçekleşmesini istediği bir durum karşısında başaramayıp saldırgan tavırlar sergilerse, herkese ve her duruma karşı öfkelenecek bir şeyler buluyorsa, 4 yaşını geçtiği halde halen öfke nöbetleri yaşıyorsa, daha önce kolayca baş edebildiği problemler karşısında artık dürtüsel tepkiler verip öfke nöbetleri geçiriyorsa müdahale edilip destek olunmalıdır.

Çocuk öfkelendiğinde, kendisini dinleyip anlayacak sakin bir yetişkine ihtiyaç duyar. Çocuğa böyle bir durumda kızmak azarlamak yerine yanında olduğumuzu belirtmeli ve onu ancak konuşursa anlayabileceğinize ikna edip sakinleştirmelisiniz.

Çocuğunuz öfkesini daha az gösterir veya daha sakin bir şekilde problemini çözmeye çalıştığında onun davranışını takdir etmeli ve maddi değeri olmayan hediyeler ile ödüllendirebilirsiniz.

Duygularını yansıtabilmesi için sakinleştiğinde günlük tutmasını isteyebilirsiniz. Yazma konusunda becerileri henüz gelişmemişse duygularını resme dökmesini de sağlayabilirsiniz.

Çocuğunuza ebeveyn olarak iyi rol-model olmalı ve iletişiminize dikkat edip duygularınızı iyi yönetmeyi öğrenmelisiniz. Çocuğunuzu sosyal medyanın kötü etkilerinden koruyup, neler izlediğini takip etmeli ve bazen birlikte gelişimine uygun olan filmleri araştırıp birlikte izlemeyi önerebilirsiniz.

Enerjisini rahatlıkla atabileceği spor aktiviteleri sağlanmalıdır.

Çocuğunuz ağlama nöbetleri veya öfke krizleri yaşadığında sırf ağlamasın diye istediklerini yaparsanız, ileride karşınıza istediği olmayınca sürekli ağlayan bir çocuk olarak çıkmasını sağlarsınız. Bu yüzden kararlı olmalısınız.

Eğer ki sorunlar katlanarak devam ediyorsa mutlaka bir uzman desteği almalısınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Banu Kılıç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?