CHP, parti içi muhalefet ve Millet İttifakı…

CHP’nin 37’nci kurultayında Kılıçdaroğlu bin 251 oy ile yeniden genel başkan seçildi. Bin 318 kişi oy kullanmış ve sadece 67 oy geçersiz olmuş. Yani parti içi muhalefet görünmedi, boş oy yok, farklı bir tercih yapan da olmamış...

Kılıçdaroğlu CHP’de az rastlanır çok yüksek bir oy aldı…

Bunun iki sonucu var;

Bir: Dışarıya karşı “Partinin tek hakimi” algısı pekişti.

İki: Parti içinde ise “Tam güven” ile birlikte “tam teslimiyet” de oluştu.

CHP içinde muhalefetin hiç bir varlık gösteremediği bu denli bir kurultayı 1975’ten bu yana pek hatırlamıyorum.

Bunun olumlu yanları olduğu kadar olumsuz tarafları da var. Olumlu yanı CHP’de genel başkanlık makamı bundan sonra asla tartışma konusu olmayacak.

Olumsuz yanı ise kurultayın Kılıçdaroğlu’nun tek adamlığını tescil etmiş olmasıdır.

3 isim gerekli yüzde 5 imzayı toplayamadığı için genel başkan adayı olamadı. Bunu doğru bulmadım. CHP’ye yakışmadı, hiç olmazsa İlhan Cihaner’in aday olması için gerekli 68 imza verilmeliydi. Aday olsunlar diye oy vermek isteyenler olmuş ama baskı ile engellenmişler. Bu iddia hiç hoş değil.

Parti içi muhalefet buharlaştı…

Muhalefet uğraştı ama boş oy da çıkaramadı. Yıllardan sonra parti içi muhalefetin tamamen buharlaştığı bir ortam oluştu. Bu durum CHP’nin geleneksel ruhuna uymadı, onun için sağlıklı değil. Bu kadar durgun, bu kadar içine kapanmış bir CHP’nin geleceğini hiç hayra alamet görmüyorum...

Televizyondan izledim… Kurultayı yerinde izleyen diğer illerden pek çok dostumla konuştum. Hepsi aynı kanaatte buluştu; CHP’de parti içi muhalefet var ancak sinmiş…

Salonda Kılıçdaroğlu’nun hemen arkasında üç Büyükşehir Başkanının oturuyor olması delegelere bir mesajdı. Şüphesiz 31 Mart yerel seçimlerinde CHP’nin Büyükşehirleri kazanmasının etkisi var, ama bu muhalefetin bu denli sinmesine yol açmamalıydı...

Ecevit zamanında muhalefet güçlüydü…

 Ecevit’in genel seçimde yüzde 42 oy aldığı, Kıbrıs Fatihi diye anıldığı, dağlara taşlara Karaoğlan Ecevit yazıldığı yani karizmasının zirvede olduğu 1970’lerde bile parti içinde çok güçlü muhalefet vardı. Hele bir sol kanat vardı ki, küçük bir grup olmalarına karşın onlar her zaman partinin en dinamik unsurlarıydı.

Keza, SHP’de Erdal İnönü ile Murat Karayalçın’ın, CHP’de Deniz Baykal ile Hikmet Çetin, Altan Öymen’lerin genel başkanlık dönemlerinde parti içi muhalefet hep güçlüydü ve partiyi dönüştüren bir işlev görüyordu.

Ancak 37’nci kurultayda bütün bu gerçekler ortadan kalktı ve muhalefetin kendini ifade edemediği bir ortam oluştu. Dolayısıyla imkansız gibi görünen bir şey gerçekleşti. Ama bu Kılıçdaroğlu’nun istediği bir ortamdı. Nitekim organize bir muhalefet olmayınca bu güçlü liderlik PM anahtarına da yansıdı ve listeyi sadece 6 kişi delebildi. 

Buna rağmen Kılıçdaroğlu her seferinde olduğu gibi yine hem PM’de hem YDK’da büyük değişim yapıp, gençlere ve yeni yüzlere de şans tanıdı.

Millet İttifakı’ndan gerisi teferruat…

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının tamamını dinledim. Tespit ettiği 5 sorun ve 5 çözümü( Demokrasi, ekonomi, dış politika, eğitim, toplumsal barış) CHP’lilerin çoğunluğu beğendi. Ben de mantıklı buldum…

Ancak esas konu bu değildi, çünkü Kılıçdaroğlu bütün stratejisini dolayısıyla CHP’nin bütün geleceğini Millet İttifakı’nın korunmasına bağladı. “Dostlarımızla yürüyeceğiz” diyerek de ittifakı genişletme arzusunu ortaya koydu…

Bunu siyaseten yorumlayacak olursak Kılıçdaroğlu “Bizim asıl işimiz Millet İttifakı’nı koruyup büyütmek. Bakın 31 Mart’ta nasıl kazandı isek, bundan sonra da öyle kazanacağız. Diğer her şey teferruattır, kafaya takmayın” dedi. Delege de buna bin 251 gibi çok yüksek miktarda oy vererek onay verdi...

Özet:

Bundan sonrasında CHP’nin tüm kodları Millet İttifakı’na endeksli olacak. Sakın Kılıçdaroğlu’nun kullandığı demokrasi sözcüğünü duyup da kimse farklı mücadele beklentisine girip hayallere kapılmasın, CHP artık  “Merkez”de durmak için demir atmış durumda. Orada durarak sağındaki ve solundaki dostlarıyla yürürken, parti içinde de çatlak ses istemiyor…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.