Kıtalar kulaçlarla birleşti

Geçtiğimiz Pazar günü İstanbul Boğazı’nda ‘’Kıtalararası Yüzme Yarışı’’heyecanının 32.sini hep birlikte yaşadık.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından düzenlenen organizasyona, 59 ülkeden, 2476 yüzücünün kaydının yapıldığı yarışmayı, 34 ülkeden 1765 sporcu yarışmayı tamamlayıp parkuru bitirme başarısını göstermiştir.

Asya kıtasında, Boğazın incisi Kanlıca iskelesinden başlayıp, Avrupa Yakası’nda Kuruçeşme Cemil Topuzlu Parkı’nda son bulan 6,5 kilometrelik parkurdaki mücadele muhteşemdi.

Değerli okurlarım bu muhteşem organizasyonun içinde sporcu olarak benim de yer almam, şahsım için apayrı bir gurur ve sevinç kaynağı oldu.

Yarışmanın tüm güzellikleri ve aksaklıklarını görmüş yaşamış, bunların yanında İstanbul Boğaz’ının serin sularında yarışmanın heyecanının, zorlukları ve mutluluğunu tatmış kişi olarak, zannederim bir iki cümle yazmam da sakınca yoktur.

Evet sevgili okurlarım, bu pandemi musibeti nedeniyle, sıkıntılı bir dönemde böyle bir sportif faaliyetin organizasyonunu gerçekleştirmek;

‘’her baba yiğidin harcı değildir’’.

Öncelikle Milli Olimpiyat Komitesi başta olmak üzere emeği geçen tüm kurum kuruluş ve kişileri candan kutlamak lazım çünkü koronavirüs pandemisi nedeniyle sıkı tedbirlerin alındığı organizasyon, büyük bir düzen içinde gerçekleştirildi.

Seyircisiz olarak düzenlenen organizasyonun, Cemil Topuzlu Parkı’nın girişinde, katılımcı sporcuların vücut ısısının kontrolünden başlayan kurallar, yarıştaki tüm süreçlerde de devam ederek, sosyal mesafe, temassızlık ve maske kullanımına özen ile dikkat edilip gerekli uyarılar yapıldı.

Yalnız belirtmeden geçemeyeceğim tek bir aksaklık, yüzücülerin emanete bıraktığı malzeme çantaları bölümünde yaşandı; Sporcuların üzerinde bone numarası bulunan malzeme çantalarını, emanet ettikleri bölüm deki numaraların yazılı olan raflara, çantaların alındığı anda konulmaması çok büyük bir hataydı.

Malzeme çantalarının belli bir bölümde karışık üst üste konulması nedeniyle çantaların görevli gençler tarafından bulunması uzun süreç aldığı için, o bölümde ne kadar dikkat edilse de istenmeyen birikimlere neden oldu.

Evet değerli okurlarım, bizler şimdi suyun dışını bir tarafa bırakıp hatta sene boyunca devam eden ve son hafta tavan yapan tatlı heyecanı da bir tarafa bırakıp, hep birlikte Boğazın serin sularına dönecek olursak, yarışmanında gerçeklerine dönmüş oluyorsunuz.

Çünkü suya girdiğiniz andan itibaren, kendi gücünüz ve tabiatın gücü ile baş başa kalıyorsunuz, her şey eşit gibi görünüyor ama, tabiat şartları, rüzgarın yönü akıntının şiddeti suyun derecesi bile doğanın artıları. 

İnsanoğlunun ise elin de mayo, bone ve gözlük birde zaman ölçen çipten başka bir aparatı yok.   

İşte bu şartlar altında suya girdiğin anda gerçeklerle, karşılaşıp insanlara mahsus olan azim ve mücadele etme şevki ile başlıyorsun yüzmeye ve doğa ile yarıştığın gibi aynı zamanda rakiplerinle de yarışıyorsun.

Eğer rakipleri ve dereceye girmeyi düşünmüyorsan, o zaman tek rakibin doğa, tek düşünce, 6,5 kilometreyi sağ salim tamamlayıp doğa ile olan o anki mücadeleyi kazanmak.

Evet sevgili okurlarım, inanın bu mücadelede azim yeterli değil, esas olan beynin ve vücudun bu mücadeleye hazır olması gerekir, bu da ömür boyu yapılan bilinçli spor, düzenli hayat ve sağlıklı beslenme ile olur deyip keselim, derin konular olduğu için işin uzmanlarına bırakıp tekrar yarışlara dönelim.

Her sene olduğu gibi Kanlıca iskelesinden, Boğazın serin sularına atladıktan sonra seri kulaçlar ile takriben 1000 metre yüzüp Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün gölgesinde kısa bir zaman nefeslenme imkanı alıyorsunuz.

Daha sonra fazla yorulmadan Boğazın eşsiz güzelliklerini seyrederek yumuşak kulaçlar ile doğa ile yapılan mücadelenin son etabına geliyorsunuz.

Son etapta doğa senin çıkış noktasına varmaman için akıntı başta olmak üzere tüm kozlarını ortaya koyuyor.

Ben de bu kozları önceki senelerden çok iyi bildiğimden, bitiş noktasına erken girip ters akıntı ile mücadele etmemek için, kıyı ile 400 metrelik mesafeyi koruyarak, bitiş alanına dik açı olacak ana kadar yüzüp, son 400 metrelik mesafeyi sert kulaçlar ile 10 dakikada yüzmeyi düşünmüş ve planlamıştım.

 Ancak doğanın sert akıntısı ve şartları bütün planlarımı alt üst etmişti. Genellikle normal şartlarda 130 sıkı ve sert kulaçlarla 100 metre mesafe aldığım için, çıkış alanı ile 90 derecelik açıyı yakaladığımda, tüm konsantrasyonumu toplayıp attığım 130 kulaç sonrası birde ne göreyim, bitiş noktasını Ortaköy’e doğru takriben 250 metre kaymış kıyıya olan açıklığım da 400 metreyi koruyordu.

İşte o anda stres ve heyecanın getirmiş olduğu yarışı bitirememe endişesini yüce Allahın sizlere verdiği, azim ve irade duyguları ile aşıyorsunuz.

Birde bunlara sene içinde yapmış olduğunuz antrenmanların ve hazırlıkların performans gücünü de kattığınız zaman akıntıdan çıkıp, varış noktasına gelebilmek için çok disiplinli ve seri şekilde, yedi adet 130 kulaç, yani 900-950 kulaç atıp, 6,5 kilometrelik parkurun çıkış noktasına geldiğiniz zaman hissedilen duyguların tarifi çok zor.

Gene de bir cümle ile tarif edecek olursak, tatlı bir yorgunluk içinde;  hayatının anlamı olan üç güzelliği birlikte yaşıyorsunuz; SEVİNÇ, MUTLULUK VE GURURU.

Evet değerli okurlarım, en büyük temennim tüm insanlığın, hayatın yaşam gücü olan bu üç unsurdan yoksun olmamasıdır.

Sevgilerimle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Erimiş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Ferhat Sari - Ismail Bey, keyif dolu yazınızı okurken bir an kendimi serin Boğaz sularında hissettim. Kaleminize sağlık...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Eylül 11:31
08

VEYSEL İSMAİL ERİMİŞ - @Ferhat Sari 07 nolu yoruma cevabı: Ferhat kardeşim, senin gibi gazetecilik eğitimi almış birinden iltifat kelimeleri almak insanı mutlu ediyor. Teşekkür ederim.

Sevgilerimle,

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Eylül 14:25
03

Faruk Şahin - İsmail bey'i vapurda tanıdım. Yarışmaya ilk defa katılacağım için çok ama çok heyecanlıydim. Vapurda en üst kata çıktım. Gözümle etrafı kesip tecrübesinden faydalanacagim birini aradım. O anda ismail Bey'e gözüm takıldı. Açıkçası önce İngiliz bir beyefendi sanırım dedim. Renkli gözleriyle ve sessiz sessiz etrafı izleyip keyfini cikarmasiyla sanırım türk değildir dedim. Karşısına oturdum. Bir müddet sonra sohbet etmeye başladık. Bana "sana bugünün en güzel haberini söyleyeyim mi" dedi. Buyrun tabi dedim. "Bugün poyraz var hem kolay hem keyifli olacak " dedi. Daha sonra sağolsun etraftaki yalıları ve onemli bölgeleri tanıta tanıta yolculuğumuzun keyifli olmasını sağladı. Küçük ve önemli taktikler verdi.

Kendisine çok ama çok teşekkür ediyorum

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Ağustos 05:58
04

VEYSEL İSMAİL ERİMİŞ - @Faruk Şahin 03 nolu yoruma cevabı: Sevgili Faruk Şahin kardeşim, öncelikle güzel yorumun ve iltifat dolu sözlerin için çok teşekkür ederim, bu tür organizasyonların en önemli faktörü sizler gibi gönlü zengin, hayat boyu spora gönül vermiş dostlar ile karşılaşıp tanışmak. Ömür boyu spora olan aşkını ve bağlılığını Balıkesir gibi güzel ilimizden katılıp yarışmanın yelpazesini genişletmen sizleri takip eden gençlere de rol model olman açısından çok önemli. Sizleri can-ı gönülden kutlar yarışmada göstermiş olduğun başarı için de ayrıca tebrik ederim.

Sevgilerimle,

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Ağustos 21:55
02

Rafet Aykut Elgin - Ismail kardeşim yarışta gösterdiğin başarıyı kaleminede aktarmış olayi çok güzel anlatmışsın toplumun bizi 65 yas ustu diye görmemezlikten gelip bir yerlere kapatmaya calistigi günlerde sporculugun ve aklınla çok güzel cevap verdin "biz daha ölmedik buradayız" diye, hic bitmeyen enerjinin çalışmalarının devamını dilerim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ağustos 15:45
05

VEYSEL İSMAİL ERİMİŞ - @Rafet Aykut Elgin 02 nolu yoruma cevabı: Sevgili Rafet, öncelikle, güzel sözlerin için çok teşekkür ederim. Bizler fakirliği yaşamış, ancak aile yapılarımız ve ilk okuldan itibaren kaliteli öğretmenlerimiz tarafından eğitilmiş olan, hayatı bizzat yaşayan, sadık, ilkeli, idealist, fedakar ve arkadaşlığa önem veren paylaşımcı bir nesil olduğumuz için bu günün şartları bizlere vız gelir. Sevgilerimle,

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Ağustos 22:20
01

Sibel Dinçkal - Bu yarışa girmeyi düşünmek ve bitirmek nekadar zordur diye düşünürdüm hep.. Gönülden tebrik ediyorum, bende hayatım boyunca çeşitli sportif aktivitelerde bulundum ama boğazı yüzerek geçmek herzaman ürkütücü gelmiştir bana.. Tebrikler ediyorum, daha nicelerine inşallah ))

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ağustos 14:36
06

VEYSEL İSMAİL ERİMİŞ - @Sibel Dinçkal 01 nolu yoruma cevabı: Sibel hanım her ne kadar sizinle tanışmıyor ve fiziksel kondisyonunuzu bilmesem de, içinizdeki istek ve arzunun ürkme duygusunu bastıracağı kanısındayım. Lütfen ürkmeyin ve çekinmeyin yeter ki isteyin. Önümüzdeki sene bu organizasyon içinde sizleri de sporcu olarak şimdiden görüyor gibi oluyorum.

Sevgilerimle,

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Ağustos 22:27


Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?