Hezeyan

Gebze’den kader mahkumu bir dinleyicilerimden Sevgi.. Yaşadığı zor günleri, sıkıntıları kaleme döküp bizimle paylaşmış.. Yazarken hissettim. Gözlerim...

Gebze’den kader mahkumu bir dinleyicilerimden Sevgi..

Yaşadığı zor günleri, sıkıntıları kaleme döküp bizimle paylaşmış.. Yazarken hissettim. Gözlerim dolu dolu, yüreğim buruk. Yalnızlığın acımasız zamanına denk gelmiş. Kaleme aldığı ‘’HEZEYAN’’ sizlerle.

Gecenin en karanlık deminde, sağanak sağanak düşünceler üzerine yağarken, yastık yorgan nefesini boğarken, geçmişini hayıflanıp, gelecekten korkarken, hep aynı tavana gözlerini dikip de bomboş bakarken, gecenin sessizliğine inat içindeki sesler hep bir ağızdan konuşup beynini yerken, sabahı edebilmek, İşte o çok çetin mesele.

Güneşin doğuşu ile bir nebze dağılır gibi olsa da hüzünlerin, her gece yine hep aynı buhranların pençesine düşüyor insan. Dört duvar içerisinde geçen zaman, yada geçmeyen zaman yıllar ile ölçülüyor iken kalan zaman özgürlüğe dair umut vadediyorken ve hala kasvetli gecelerin sabahına çaresiz uyanırken, nasıl hayret etmez,yaşayabildiğine insan.

Mevsimler geçiyor, yaz kış Bahar. Sonra yeniden yaz, kış Bahar..ve yine yeniden. Kaç mevsim geçti, kaç bayram, kaç özel gün, bir süreden sonra saymaktan yoruluyor insan.Çünkü saydıkça geride kalan yaşanmış yaşanmamış acı tatlı her şeyin karabasını çörekleniyor ruhuna.

Kurtulmak için bu halden sebepsiz yere güler, olmadık anda gözyaşı döker, etkendir neşeli şarkılar söylersin. Bazen de konuşamaz benim gibi yazarsın acını, bembeyaz sayfalara.. Ve nihayet bütün oyalanma yöntemlerini bir bir tükendikten sonra, dört duvar arasındaysan hala, yeniden başlarsın hepsini en baştan tekrara.  Ya da birden fazla birçok kez daha.

Alışıyor insan ya da kandırıyor kendisini, her zamanki gibi. Yoksa ne hezeyan dolu geceler bırakıyor peşini, ne de birbirinin aynısı günler, deyimler, hatta cümleler. Yoruluyor düşünceler tekdüze oluyor hisler. Sevinmek, heyecan duymak, mutlu olmak gibi tüm güzellikler sanki artık gerçek değiller. Sesleri kasılmış gibiler, azimlerini umutlarını kaybetmişler. Kaybedilen şeylerin listesi çoğaldıkça, zor oluyor dayanmak, yaşamak, sabaha umutla uyanmak. Eklenirken birbirine günler aylar yıllar.. Dahada uzuyor geceler ve en karanlık anlarda dahil doğmuyor,doğması beklenen güneşler.

Herşey yaşandı, her duygu hissedildi, hayıflanmalar, pişmanlıklar, keşkeler hepsine bol bol nedamet getirildi. Özgür günler en küçük ayrıntısına kadar hayal edildi. Demirkapı, parmaklık, dört duvar beyaz tavan her detayıyla ezber edildi. Zaman geçti, acımasızca geçti ve yanında birçok şeyi de alıp gitti. Getireceklerine umut bağladık ama bugün de aynı geceden aynı güne sabahladık. Olsun ne de olsa yarın var, tüm umutlar onda artık.

Sevgi ÖZDEMİR

Gebze CİK / C-2

Kocaeli

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Berna Uytun Önk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?