Empati aşısı geldi mi?

Her yazı, her konuşma bir kelime ile başlıyor. Yazının seyri ile ilgili bir kelime zihinde beliriyor önce. Kelimeler ardında kelimeleri sürüklüyor sonrasında peşi sıra. Oradan kâğıda dökülüveriyor. Ve bir bakıyoruz ki zihnimizdeki düşünceler şekillenmiş, bedenleşmiş karşımızda duruyorlar.

Yazıyor olmak, düşüncelerini bir başkalarıyla paylaşma cesareti gösterebilmek aslında aynı zamanda. Muhatabımızın zihninden geçen düşünceleri bilmeden, onun gönül dünyasına misafir olabilmek. Fakat insan yazarak kendi ruhunun samimiyetini arar öncelikle. Şifalanmak için yazar. Yazmak, kendimize doğru yürüdüğümüz, içimizde bozulmadan kalmış bir öze yaklaşmak için çıktığımız ben olma yolculuğudur. Ve ne ki benim en büyük gayretim; ucunda bir kişi dahi olmuş olsa okuruma bir duyguyu aktarabilmek, onunla bir duyguyu paylaşmak.

Bugün ise bir sağlık çalışanı olarak, ortak dertlerimize değinebilmek temennisi ile yazıyorum. Tüm dünyayı kasıp kavuran, vehimle izlediğimiz ancak işin ciddiyetini ancak kendi sevdiklerimize sirayet etmesi ile kavradığımız bir salgın ne yazık ki bu. Gözle dahi görülmeyen küçücük bir şey oysaki. Fakat koca koca devletleri, büyük ekonomileri sarsıyor ve insanın hem zihninde hem de hayatında kurmuş olduğu görkemli yapılara, göstermelik hayatlara rağmen aslında ne kadar da güçsüz ve aciz olduğunu, kendini kürre zannedenlerin aslında zerre bile olmadığını açık şekilde göstermiş oluyor. Dünyanın mücadele ettiği bu büyük salgın; güç yarışlarının, sadece kendi iyiliğini gözeterek yaşamanın, bencil var olma kiplerinin ne kadar lüzumsuz ve beyhude olduğunu gözler önüne seriyor.

‘Acaba bizleri neler bekliyor, bundan sonraki hayatımız nasıl olacak’ diye sorguladığımız bu kaygı ve endişe toplumu içerisinde bizler bir birey olarak neler yapabiliriz? Kişisel ve sosyal sorumluluklarımız nelerdir? Sorumluluk diyorum evet; çünkü gözlerimizi kaçırarak görmezden geldiğimiz büyük insani krizler, biz her şey yolunda gidiyor gibi sanırken, huzur arayışının bir yerinde yolumuzu hayalet gibi keser. Ve ancak bir karşılıklı dayanışma ve yardımlaşma içerisinde bulunarak bizler de var olmaya devam edebiliriz.

Bu yoldaki en birincil ve en önemli gücümüz, birbirimizin iyiliğini düşünmek suretiyle alacağımız tedbirler olmalıdır. Ellerimizi yıkayıp, ortalığa öksürüp hapşırmadığımızda, kalabalık ortamlara karışmadığımızda hem o ortamdaki insanların hem de kendi iyiliğimizi gözetmiş oluyoruz. Mesele birazda kelebek etkisi misali. Bizlerin yapmış olduğu bir küçük olumsuz davranış dallanıp budaklanıp binler üzerinde negatif neticelere sebebiyet verebiliyor.

Netice olarak; Yaratıcının bizleri bir hizaya çekme dersi bu. Bir farkındalık çağrısı. Bu salgının bizleri nasıl bir insan kılacağı çok önemli. Yanlışlarımız nelerdi ve şimdi neyi daha iyi yapabiliriz? İçimizde bekleyen daha iyi benliğimizi nasıl hayata geçirebiliriz? Sosyal mesafelerimizi artırıp, gönül mesafelerimizi kısaltmamız gereken bir dönemden geçiyoruz. Daha az kutuplaşıp, hayatın minik zevklerini ve araya saklanmış mutluluk anlarını daha fazla idrak edebilmeliyiz

Ne duruyoruz? Tam zamanı değil mi sizce de?!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yeliz Seyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

22

Corcetliii Filozof - ? Bu yazıyı okuyunca, covid-19 dan daha önemli, daha bulaşıcı, iç alemimizi öldürücü toplumsal bir hastalığımızı farkettim..AN-LA-YIŞ-SIZ-LIK..

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 06 Ekim 22:07
13

Yeliz Seyhan - @Ragıp 11 nolu yoruma cevabı: Ben teşekkür ederim.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 26 Eylül 13:25
14

Yeliz Seyhan - @Emre Koc 10 nolu yoruma cevabı: Çok teşekkür ederim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Eylül 13:26
09

Zuzu - Ahh ahh şu zamanda ders niteliğinde olmuş Zuzum yüreğine sağlık ?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 23 Eylül 11:35
15

Yeliz Seyhan - @Zuzu 09 nolu yoruma cevabı: Ders niteliğinde gören gönlünü severim. Teşekkür ederim zuzum..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Eylül 13:26
16

Yeliz Seyhan - @Kücükksakarya 08 nolu yoruma cevabı: Çok teşekkür ediyorum..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Eylül 13:27
17

Yeliz Seyhan - @Mıstaa 07 nolu yoruma cevabı: Yengecim teşekkür ederim ☺️

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Eylül 13:27
18

Yeliz Seyhan - @Mustafa 06 nolu yoruma cevabı: Çok teşekkür ederim Mustafa bey ☺️

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Eylül 13:27
19

Yeliz Seyhan - @Yakup 05 nolu yoruma cevabı: Beğendiğine sevindim BABACIM. Zira seni mutmain edecek şeyler yazabilmek için çabalıyorum ☺️ Zor şeyler bunlar ..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Eylül 13:28
04

Ragıp - Cebr-i ilahi ile verilen mesajı güzel okumak lazım.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 22 Eylül 12:41
20

Yeliz Seyhan - @Ragıp 04 nolu yoruma cevabı: O mesajları okuyabilmek marifet ?

Çok teşekkür ediyorum ...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Eylül 13:29
02

Mevlüt Seyhan - ... çünkü gözlerimizi kaçırarak görmezden geldiğimiz büyük insani krizler, biz her şey yolunda gidiyor gibi sanırken, huzur arayışının bir yerinde yolumuzu hayalet gibi keser. Ve ancak bir karşılıklı dayanışma ve yardımlaşma içerisinde bulunarak bizler de var olmaya devam edebiliriz.

Çok yerinde bir tespit ve hakikatin ta kendisi olmuş bu cümlen. Yüreğine ve kalemine sağlık. Eşin olarak yıllardır sana söylüyordum, ‘sen yazmalısın’ diye. Sebep olan Banu hanıma ve sana köşesini açan Çağdaş Kocaeli Gazetesi yetkilerine eşin olarak çok teşekkür ederim.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 22 Eylül 10:41
21

Yeliz Seyhan - @Mevlüt Seyhan 02 nolu yoruma cevabı: Ben de bu vesile ile kendilerine tekrar teşekkür ediyorum. Yorum için de çok teşekkür ederim. Birilerinin yüreğine dokunmuş olduğumu bilmek muhteşem bir his. Yazma isteğini en kuvvetlendiren hislerden bir tanesi kesinlikle. Tekrar teşekkür ediyorum ...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Eylül 13:33
03

Mevlüt Seyhan - @Mevlüt Seyhan 02 nolu yoruma cevabı: Düzeltme: Sebep olan Berna hanıma çok teşekkür ederim. Yanlışlıkla ismini yanlış yazdım.Özür diliyorum.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 22 Eylül 11:25
01

Sokak Lambası - evet tam zamanı ancak işin ucu kendimize ve yakınlarımıza yaklaştığında dikkat ediyor hastalığı sıkıntılı geçirenleri ailesinden vefat edenleri anlayabiliyoruz. Empati kurmayan anlamıyor yada anlamak istemiyor bu hastalık bundan sonraki günlük yaşantımızdaki alışkanlıklarımızı değiştiriyor istemesekte değişim başladı artık anlamak istemeyenler eski alışkanlıklarını devam ettirmeye çalışanlar anlamak işimize gelmese de dünyada değişim başladı artık geri dönüş yok insanoğlu acıları ve sevinçleri internet sayesinde paylaşıyor paylaşmayı yüklerimizi hafifletmeyi hastalığı herşeyi insanoğlu birlikte başaracak

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 22 Eylül 09:06
12

Yeliz Seyhan - @Sokak Lambası 01 nolu yoruma cevabı: Evet dertlere ortak olabilmek. Diğergam olup başkasının acısını paylaşabilmek.. çok teşekkür ediyorum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Eylül 13:25


Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?