Hurşit Güneş nereye koşuyor? Sarıbay’ın omurgasızları kim?

Hareketli bir haftayı daha geride bırakıyoruz.

Hayat o kadar hızlı akıyor ki, yakalayana aşk olsun…

Bu hafta biraz CHP’den bahsetmek istiyorum.

Geçtiğimiz günlerde kentimizin damadı olan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, sessiz sedasız ailesiyle birlikte Kandıra’ya geldi. Herkes bu gelişi farklı yorumladı.

Belki gözlerden uzak kafasını dinlemek istedi.

Kılıçdaroğlu ve ailesi; Kandıralı eski Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in oğlu Prof. Dr. Hurşit Güneş, kızı Prof. Dr. Ayşe Ayata ve damadı Prof. Dr. Sencer Ayata tarafından ağırlandı.

Kılıçdaroğlu’nun Kandıra’ya gelmesi parti çevrelerince önümüzdeki yerel seçimler öncesi nabız yoklaması olarak da değerlendirildi.

Hatırlatma babında kısa bir dip not da eklemek istiyorum.

Hurşit Güneş; Kocaeli eski Milletvekili ve aynı zamanda partinin Ekonomiden Sorumlu eski Genel Başkan Yardımcısı. Yani bir zamanlar musluğun başındaydı.

Sencer Ayata; CHP Parti Meclisi Üyeliği, Genel Başkan Yardımcılığı, Araştırma- Bilim ve Yönetim Platformu Başkanlığı ve İstanbul Milletvekilliği yaptı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kandıra kaçamağında en çok öne çıkan isim nedense Hurşit Güneş oldu. Kılıçdaroğlu’nu ağırladıklarını sosyal medyasından bangır bangır duyurdu.

Belki de parti çevrelerine bir mesaj vermek istiyordu…

***

Son yerel seçimlerde CHP ve İYİ Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı birlikte hareket etmiş, bazı belediyelere İYİ Parti aday çıkarmıştı.

Kandıra Belediyesi adaylığı da İYİ Parti’ye verilmişti. Sayın Güneş, CHP’yi çok sevdiğini dile getirerek başka bir partiye oy veremeyeceğinden dolayı kaydını İstanbul’a aldırmış, oyunu İstanbul’da kullanmış ve seçim sonrası ikametgah kaydını tekrar Kandıra’ya getirmişti…

Hatta 2019’un son günlerinde yapılan partisinin Gölcük İlçe Kongresi’nde “Ben Kocaeli’de oy verecek parti bulamadım, İstanbul’da oy kullandım, CHP’den başka partiye oy vermem” demesi salonu karıştırmış, İYİ Partililer salonu terk etmişti. Güneş bu tavrıyla bir nevi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na karşı duruş sergilemişti.

Sonuçta çok sevdiği partisi ve partisinin lideri, yani ‘dostum’ dediği kişi böyle bir kararın altına imza atmıştı…

Daha geriye gidersek zaman zaman ilginç çıkışları, açıklamaları ve büyük polemiklere neden olan gaflarıyla ülke gündemine düşen Güneş’in, Genel Merkez’deki görevi sırasında Kılıçdaroğlu’yla arasında yaşananları bilenler biliyor. Uzun uzadıya anlatmaya gerek yok…

Şimdi sormak istiyorum;

1) Sayın Hurşit Güneş, Kılıçdaroğlu ve ailesini Kandıra’da ağırlamakla ‘Partide önemliyim’ mesajı vermek istemiş olabilir mi?

2) Alttan alta partisinin Kocaeli örgütlerine ayağınızı denk alın mesajı vermiş olabilir mi?

3) Her geçen yıl siyasi kariyerinde yükselen bir ivme yakalayan TBMM Başkanvekili ve Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’a ‘Ben de buradayım’ demek istemiş olabilir mi?  

4) Yoksa ‘Genel Başkan benim yakın dostum. Tatilini bile benim evimde yapıyor, bana güveniyor’ demek mi istedi.

5) Gözlerden uzak tatil geçirmek isteyen Kemal Kılıçdaroğlu ve ailesinin tatil yapmak için geldiği yeri deşifre ederek ne yapmaya çalıştı?

Kısacası Hurşit Güneş nereye koşuyor?

***

Sayın Güneş ile başladık Sayın Cengiz Sarıbay ile devam edelim. Bu partiye kattıklarını, yaptığı güzel işleri geçmiş yıllarda sıkça dile getirdiğim CHP Kocaeli’nin eski il başkanı Sarıbay, özellikle son döneminde bana göre iyi bir lider olamadı, ağabeylik yapamadı, herkesi kucaklayamadı, adam kayırdı…

İnsanları dışladı.

Bu bariz bir şekilde ortada ve ayan beyan görünüyor.

Geçtiğimiz günlerde sevgili dostum ve meslektaşım Aysun Erenkaya, Sarıbay ile röportaj yaptı. Gerçekten güzel bir röportaj olmuş. Sarıbay, içinde ne var ne yok dökmüş…

Ama partilileri de kırıp dökmüş…

Mesela Hikmet Erenkaya için “Politikanın P’sini bilmez” demiş…

Mesela “Partiye layık olmayan omurgasız insanların ayağını kestim” demiş.

Kim bu omurgasız CHP’liler merak ettim açıkçası…

Geçtiğimiz günlerde partinin emektarlarından Orhan Dönmez uğradı yanıma ve Sarıbay’ın açıklamalarından ötürü her halinden üzgün olduğu belliydi.

Gayet seviyeli bir açıklama yaptı gazetemiz vasıtasıyla.

Sarıbay’a seslenen Dönmez, “Kendisine sormak istiyorum; Bu partide ne istedin de partililer sana vermedi?

Sıralamak gerekirse kamuda yönetim kurulu üyeliği, eşinin  meclis üyeliği, kızının parti yönetim kurulu üyeliği, sizin  belediye meclis üyeliğiniz ve il başkanlığınız…

Bunlar sayabildiklerim. Siyaset sadece bir uzlaşı süreci değildir, aynı zamanda bir çekişme sürecidir ve mücadele olacaktır.

Partiyi ve partiliyi kamuoyu önünde küçültücü söz ve hitaplarla yargılamanı sana yakıştıramadım” ifadelerine yer vermişti.

Öyleyse Sarıbay’a ben de sorayım;

Tamam, cebinizden çok para harcamış olabilirsiniz…

Bunu çok iyi anladık…

Ama ne istediniz de bu parti vermedi?

Milletvekilliği, Parti Meclis Üyeliği, Genel Başkan Yardımcılığı, Yüksek Disiplin Kurulu üyeliği dışında…

Öyleyse oturup bir daha düşünmek ve kartları yeniden karmak lazım.

Sağlıklı ve güzel haftalar dileği ile…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Uğur Ulusoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmet - Yazın partili sağduyulu kesimin sesi olmuştuŕ tebrikler..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Eylül 08:53


Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?