O fotoğraf, son 50 yılın kadim muhalefet malzemesi...

Bildiğiniz gibi CHP İl Başkanı Harun Yıldızlı hafta başında bir fotoğraf paylaşmıştı. Büyükşehir Başkanı Tahir Büyükakın’ın oturduğu evin hemen önünde çekilmiş fotağrafta, üzerinde İzmit Belediyesi yazan çöp konteynırlarının yanında iki büyük torba ve önünde biri kadın biri erkek iki kişi yemek yiyordu. Yıldızlı “Mutlu Şehir bu mu” diyerek Büyükakın’a sormuştu.

AK Parti İzmit içe Başkanı Ali Güney, İzmit Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Mustafa Soydabaş açıklamalar yaparak Yıldızlı’yı eleştirmişti.

Büyükşehir Başkanı Tahir Büyükakın buna hiç cevap vermemişti. Sadece Yürüyüş Yolu’nun basın mensuplarına yaptığı tanıtımının son bölümünde aldığı bir soru üzerine değerlendirmesini yapmıştı. Ancak ben lansman gölgede kalmasın diyerek ertesi güne sadece projeyi yazmıştım. Bugün tarihe not düşmek için bu konuya geri döneceğim...

Büyükakın özetle şunu söyledi: “Mutlu şehrin bile ne demek olduğunu anlamıyorlar. Bu sokakta aç bir insan varsa bana yazıklar olsun. Muhalefet bunun siyasetini yapmak için kullanıyorsa onlara da yazıklar olsun. Yüz yüze nasıl bakacağız. Hayat siyasetten ibaret midir? Genel bir itibarsızlaştırma politikası uygulandığının farkındayız. Mezarlıktaki yöneticiler daha fazla. Ben yarın vereceğim hesabı düşünüyorum. Siyasi hesaplar benim için önemli değil.”

Dün Demokrat Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt Soysal da “Büyükakın ve yeni siyaset tarzı” başlıklı bir yazıyla konuyu ele almış. Siyasetçilerin kendi haklılığını ispatlama çabaları bulunduğunu, Büyükakın’ın buna itibar etmeyip insani davrandığını ve yeri geldiğinde özür dilediğini geçmişteki tramvay çalışmasından örnek vererek dile getirdi. Ayrıca Yıldızlı’yı aramış ondan görüş de almış. Soysal’ın değerlendirmelerine katılıyorum.

Muhalefet elbette yanlış şeyleri gösterip düzeltin diyecek. Sorunları işaret edip çözülmesini sağlayacak. Özellikle yerel politikacıysa şehrin dertleriyle dertlenip, onların halledilmesini sağlayacak. Kendisi muhalefet olarak yapamayacak ama iyi bir yol gösterici olursa, onun faydası iktidarda olmaktan çok daha fazla olur. Nasıl CHP ve Kılıçdaroğlu asgari ücreti 2 bin liranın üzerine çıkmasını önerip, AK Parti’yi bunu yapmaya ikna etmişse aynen öyle...

Bütün bunlar için adresi de doğru tespit etmesi gerekir. Çöp konteynırlarının içinde yemek aramak, “Sık sık popülizme kolayca kaydırılabilen,Türkiye’nin kadim klasik bir sorunu” 1970’li yıllarda da vardı, 80’li 90’lı yıllarda da şimdi 2020’lerde de var. Dolayısıyla bunun kesin çözüm adresi Büyükakın veya yerel yönetimler değil...

Yıldızlı önceki akşam arayarak özetle dediki; “18 yıllık AKP iktidarının ülkemizi getirdiği manzaranın fotoğrafı bu” dedi... Yani AK Parti iktidarı ile Büyükşehir’i ve Büyükakın’ı eşitliyor.

Bu yolla Yıldızlı kolay bir muhalefet anlayışını sergilemiş. Adeta işportacıdan alınmış bir malzemeyle büyük bir iş yapmaya kalkmış gibi göründü...

Çünkü açlık, işsizlik gibi konular Hükümetlerin yani Türkiye’nin sorunları. Yerel yönetimlerin üzerine gidilerek, onlara bunu niye çözmüyorsun diyecek kadar basit bir sorun değil...

Buna rağmen kim paylaşmış diye bakmadan Büyükakın Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Aydınlık’a talimat vermiş, “O vatandaşları bulup sorunlarını çözün” diye. Büyükakın’ın böyle davranması bana yabancı değil. Benzer davranışı 5-6 kez yaptığını, şahitlik etmiş vatandaşlardan dinledim...

Harun Yıldızlı’yı savunan iki üç arkadaşının destek açıklamalarına baktığımda sanki bir mecburiyet sonucu topa girmiş gibiydiler. Yıldızlı’ya yanıt veren AK Parti’liler ise ilçe düzeyindeki yetkililerdi. Büyükakın üç gün sonra bir soru üzerine ilk ve son kez diyerek konuştu.

AK Parti il Başkanı Mehmet Ellibeş de önceki akşam Adem Turgut ile birlikte yaptığımız TV-41’deki 7 Artı programında bizim sormamız üzerine topa girdi. Ellibeş de bu konuyu Büyükakın gibi insani boyutunu öne alıp, polemik konusu yapılmaması istediğini ifade etti.

Toparlayacak olursam;

Harun Yıldızlı, yılların genel ülke sorununu yerelle özdeşleştirme kolaycılığına kaçmış. Büyükakın ise konuya insani boyutuyla bakıp, siyasete malzeme yapılmasını doğru bulmadığını söyledi. Ana muhalefetin İl Başkanı elbette muhalefet yapacak ancak yerel sorunları gündeme getirirken kullandığı malzemeye ve yöneleceği adrese dikkat etmeli. Çünkü muhalefet adına diyalog köprüsünü ayakta tutma sorumluluğunu en fazla o taşıyor. Dolayısıyla, düz bir partili ağzıyla konuşmaktan kaçınmalı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?