Dijital şiddete dikkat!

Şiddetin kelime anlamı; 'Güç ve baskı uygulayarak insanların fiziksel veya psikolojik açıdan zarar görmesine neden olan bireysel veya toplu bir harekettir'

Evet; şiddet, özel veya kamusal alanda meydana gelebilir.

Günümüz teknolojisinde ise şiddetin yeni bir uzantısı olan dijital şiddet kavramı ortaya çıktı.

Bizler bu dijital şiddet kavramını kısacası; 'Kullanıcıların teknolojiyi sorunlu kullanmasından dolayı kaynaklanıyor' cümlesiyle özetleyebiliriz.

Şiddet deyince illa birinin birine el kaldırması veya vurması gerekmez.

Karşımızdaki kişiye karşı ses tonumuzu yükseltmek, bağırarak bir şeyleri ifade etmeye çalışmak da bir şiddet tarzıdır.

Duygusal şiddete maruz kalan kişiler bu durumda kendilerini değersiz hisseder.

Üstelik zamanla gördüğü duygusal şiddetten kaynaklı kendini hep yanlış yapıyormuş veya hep hatalı, suçlu gibi hissetmesine sebep olabilir.

Bu denli bir değersizlik duygusu uyandırmak da bir psikolojik şiddettir.

Bu olaya uzaktan baktığımızda; dijital şiddet unsurunun bütün şiddet türlerinin özelliklerini az-çok taşıdığını ifade edebilirim.

Teknolojinin sunduğu sınırsız imkanlar çok güzel bir olayken, dijital şiddet kavramının oluşmasına da zemin maalesef zemin hazırlıyor.

Dijital şiddet olayı sosyal medya araçları aracılığı ile psikolojik hatta cinsel hatta ekonomik zarar vermeyi amaçlayan saldırılardır.

Yaşadığımız bu teknoloji çağında, tanımadığımız bir insan tarafından dijital şiddete maruz kalabileceğimiz gibi tanıdığımız insanlar tarafından da maruz kalabiliyoruz.

Evet; dijital şiddet türlerini kısaca kategorilemek gerekirse, ısrarlı takipçilik, cinsel içerikli mesajlar, cinsel intikam, gizli görüntüler, kurban suçlama gibi terimler kullanılabilir.

Peki, dijital şiddetin artmasına sebep olan faktörler neler ve bunlar nasıl engellenebilir?

İnternet aracılığıyla kullandığımız sosyal medya platformları hepimizin duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebilmemize imkan sağlıyor.

Bizler internette birçok şeyi kendi adımıza özgürce yaparken, bazı kişiler ise bu özgürlük imkanını kendi kimliklerini gizleyerek yapıyor.

Haliyle bu durum dijital şiddete de zemin hazırlayabiliyor.

Günümüz teknoloji çağında empatiden yoksun kimselerin bu tür davranışlar göstermesi belki de birçok sorundan kaynaklanıyor olabilir.

Peki, bu durumlara karşı tedbirli olmak için veya böyle bir durumla karşılaşmamak için ne yapabiliriz?

Her şeyden önce internet çağında ebeveynlere büyük görev düşmektedir.

Çocukların oynadığı bir oyunda şiddet içeren bir görüntüyle karşılaşması veya tanımadığı kişiden gelen olumsuz bir mesaj gibi karşılaşabilecekleri birçok durum mevcut.

Ayrıca arkadaş gruplarında dahi tehdit içerikli mesajlara maruz kalma psikolojik sorunları da beraberinde getirebiliyor.

Dijital şiddetle karşılaşan kişinin yapabileceği en önemli şey ise kanıt olarak ekran görüntüsü almak olacaktır.

İnternette topladığımız bu bilgilerin kanıt olarak saklanması gelecekte işinize yarayabilir.

Ayrıca; internette iken şiddetin sadece fiziksel olarak karşımıza çıkmayacağını hatırlayın.

Psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddet türlerini tanıyın, şiddet durumunda asla kendinizi sorumlu hissetmeyin ve şiddeti normalleştirmeyin.

Rahatsız olduğunuz davranışları karşınızdakine dile getirmekten çekinmeyin.

Şiddete uğradıysanız bunu bir başkasına anlatmaktan utanmayın ve yardım isteyin.

Video devinden

Covid-19 harekatı

Evet; ilk 2019 yılının son günlerinde ortaya çıkan ve dünyanın ortak gündemi olmaya devam eden coronavirüs salgını teknoloji dünyasının önde gelen şirketlerini de harekete geçirdi.

ABD merkezli teknoloji şirketi Google’ın bünyesinde yer alan YouTube, salgın konusundaki yanlış bilgi akışını engellemek için yeni bir karar aldı.

YouTube Covid-19 aşısı konusunda Dünya Sağlık Örgütü'yle (DSÖ) çelişen video içerikleri platformdan kaldıracağını açıkladı.

Yetkililerden yapılan açıklamada; Covid-19 aşısının ölüme veya kısırlığa neden olduğu iddialarını içeren videolar ile birlikte aşının miktoçiplere ev sahipliği yaptığını iddia eden içeriklerin de bu kapsamda silineceği bilgisine yer verildi.

Video devi ayrıca, Şubat ayından bu yana corona virüs ile ilgili 200 binden fazla tehlikeli veya yanıltıcı videoyu platformdan aldırdığının altını çizdi.

Hatırlanacağı üzere; sosyal paylaşım sitesi Facebook da bir kaç gün önce aşı karşıtı reklamlara yasak getireceğini duyurmuştu.

Facebook'tan alınan karar ile ilgili yapılan açıklamada, aşıları güvenli olmayan veya faydasız olarak gösteren reklamlara artık izin verilmeyeceği belirtilmişti.

Facebook'un ardından ise YouTube böyle bir karar aldı.

Evet; sosyal medyanın devlerinden ardı ardına takdire şayan kararlar alınıyor.

Kalın sağlıcakla...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özkan Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?