Futbolun varları yokları

Masallar vardır genellikle ‘’Bir varmış, bir yokmuş’’ diye başlar.

Bilinmez arkasında neler vardır.

Kahramanlar, periler, cadılar, krallar, dalkavuklar ve tabi ki iyiler.

Ama sonuç bellidir;

‘’İyiler asla kaybetmezler’’.

 A Milli Futbol Takımı’da, işte böyle bir masal gibi.

Kaybetmezler ama kazanamazlar da, masal başlangıcı gibi bir varlar, bir yoklar.

Evet değerli okurlarım, 12 gün de yapılan, Almanya hazırlık maçı dahil son üç maçta gerilerden gelerek alınan gollü beraberlikler böyle bir futbol masalını ortaya çıkarıyordu.

A Milli Futbol Takımımız, UEFA Uluslar B Ligi 3. Grup, dördüncü maçında, Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde Sırbistan ile karşı karşıya geldi.

Rusya maçının ikinci yarısında oynanan güzel futbolun verdiği moralle, galibiyet için çıktığımız maçın ilk yarısı ve ikinci yarısının başı bizler için tam bir hayal kırıklığı olan maçta;

Savic’in 21’deki, Mitrovic’in de 49’da penaltıdan attığı gollerle, 2-0 geriye düşen takımımızın şaşkınlığı devam ederken, maçın 56. dakikasında masal kahramanlarının iyilerinden olan Hakan Çalhanoğlu ve 76. dakikada Ozan Tufan’ın attıkları güzel gollerle sahadan 2-2’lik beraberlikle ayrılırken, 333 gündür süren galibiyet hasreti de devam ediyordu.

Evet değerli okurlarım, golleri atan Hakan Çalhanoğlu ve Ozan Tufan’ın yanında bu geceki masalın esas kahramanı, maçın 81. dakikasında Sırbistan’ın gollük şutunu kale çizgisinden çıkarıp takımı mağlubiyetten kurtaran Melih Demiral’dı.

Sevgili Melih, takımı mağlubiyetten kurtarmasının yanı sıra maç boyunca muhteşem bir özveri ile oynarken, bizlere Çağlar Söyüncü’nün, Kaan Ayhan’ın ve de Ozan Kabak’ın A milli Futbol Takımımız için ne kadar kıymetli olduklarını da gösteriyordu. Diğer bir görünen de Burak Yılmaz’dı; Ne kadar iyi niyetli ne kadar öz verili mücadele etse de, gelecek için başarılar beklediğimiz bu genç oluşum içinde ilerisi için maalesef ümit vermiyordu.

Evet değerli okurlarım her zaman mazeret olarak gördüğümüz yorgunluk kelimesine bu kez bir de pandemi belasını da ilave edince, Sırbistan takımı karşısında futbolcularımızın yorgunluğu gözle görülür şekil alıyordu.

Sevgili okurlarım, profesyonel çalışma hayatı olanlar gayet iyi bilirler, kesinlikle onlarında başından geçmiştir; Ailesinin rızkını ve geçimini sağlamak için çalışanlar vardır, tıpkı profesyonel futbolcular gibidirler, bunlar iş gereği futbolcular gibi çok sık seyahat eden kişilerdir.

Devamlı iş gezilerinde olan bu kişilerin gözü seyahatleri boyunca ne manzara görür ne bir eğlence, ne de bir güzellik, devamlı yapacakları anlaşmalara veya tanıtacakları konulara odaklanıp konsantre oldukları için, fiziksel ve zihinsel yorgunlukları tavan yapmıştır.

Hatta bu kişiler çok sık ülke ve otel odası değiştirdikleri için, sabah otel odasında uyandıklarında bir müddet ben neredeyim diye düşünürler, biraz daha ileri gidenler, gece ihtiyaçları için kalktıklarında tuvaletin kapısı yerine oda kapısını açıp otel koridorlarına bile çıkarlar.

Evet değerli okurlarım gönül verdiğimiz A Milli Takım oyuncularımız da bu seviyede olmasa bile, son 15 günde Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden ve Anadolu’nun çeşitli şehirlerinden İstanbul’da toplanmaları.

Almanya’ya gidişleri maç hazırlıkları ve antrenmanlar sonrası Almanya ile oynanan dişe diş, başa baş hırslı ve mücadeleci maçın verdiği mutlu bir yorgunluk.

Rusya’ya geçiş aynı zor saatlerin yaşanması, maç heyecanı ve maçın ikinci yarısındaki olağanüstü mücadelenin verdiği aşırı yorgunluk.

Türkiye’ye dönüş ve Sırbistan karşısında, muhakkak kazanma hırsının zihinsel yorgunluğunu göz ardı etmeden, lütfen takımımızın yorgunluğunu da mazeret olarak kabul edelim.

İşte bu fiziki ve zihinsel yorgunluklar, muhtelif sakatlıkları da beraberinde getiriyor ki, bizler son maçta bunun acılarını tam manası ile yaşayıp as futbolcularımızdan yoksun kaldık.

Evet değerli okurlarım artık geçmişe bakmanın faydası yok, geçmişten ders alıp, Euro 2020’ye, 8 aylık bir zamanın kaldığı bu süreçte, bizlere güzel günler vadeden, arkadaşlık ve yardımlaşma duygularının simgesi olan, genç, kreatif, tecrübeli ve karakterli futbolculardan oluşan, ‘’Yeni Jenerasyon Milli Takımını’’  yakaladık, kıymetini bilelim.

Bundan sonra yapacağımız planlamalar, programlar ve çalışmalar ile ‘’Yeni Jenerasyon Milli Takımın’’  kişisel becerilere bağımlı olan dönemsel başarılarını, belli bir oyun sistemine adapte edilmelidir.

Sevgilerimle,

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Erimiş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?