“ GÖNÜLLER SULTANI “

Tasavvuf düşüncesinin Anadolu’daki en önemli temsilcilerinden olan mutasavvıf düşünür-şair Mevlana Celâleddin-i Rumi (30 Eylül 1207 – 17 Aralık 1273) yüzyıllardır Anadolu’da ve çevresinde, hangi inanca sahip olursa olsun, herkes tarafından “Gönüller Sultanı” olarak tanınır ve bilinir. O’nun   bu  unvanla   tanınmasının  ve anılmasının temel sebebi  Mevlana’nın engin hoşgörüsü ve gerçek hümanist oluşudur.  Anadolu  topraklarına  “Diyar-ı Rum” denildiği için Mevlana Celâleddin-i  Rumi  diye adlandırılmış ve bu adla ünü tüm  cihana yayılmıştır.

              Mevlana , Afganistan - Belh şehrinde doğmuş , Moğol istilasıyla birlikte Hicaz ve Şam üzerinden  Anadolu’ya  geçip Konya’ya yerleşmiştir. Anadolu Selçuklu Sultanı Alaattin Keykubat’ın sevgi ve iltifatını kazanmıştır. Sadece tasavvuf değil hemen tüm ilimlerde kendisini geliştiren ve yetiştiren Mevlana, tasavvuf ve mana âleminde  asıl ilerlemeyi Şems-i Tebrizi ile tanışıp buluşmasından sonra gerçekleştirmiştir. Şems, Mevlana’nın hayatında çok  önemli  bir yer tutar. Şems’in Konya’dan ayrılması  Mevlana’yı  çok hüzünlendirir. Bu hüzün Mevlana’yı duygularını, hissettiklerini; gönül ve zihnindeki  ummanı  kağıda dökmeye, yazmaya yöneltir. Art arda eserler verir. O dönemin gelişmiş edebiyat dili olan Farsçayı kullanmış; 25618 beyit tutarında 6 ciltten oluşan ünlü Mesnevisini ve Divan-ı Kebir, Fihi Mafih, Mecalis-i Seb’a, Mektubat adlı eserleri ile rubailerini bu dille yazmıştır. Mevlana,  özellikle  Mesnevi’sinde  şekil  değil  “mana Müslümanlığı “ üzerinde durur ve birçok konuyu ilhamının sesine uygun içine doğduğu gibi söyleyerek  büyüleyici  bir  eda yakalar. “Dinle neyden kim şikayet etmede / Ayrılıklardan şikayet etmede”  dizeleriyle  başlayan  Mesnevi, “varlıkta birlik” anlayışını birtakım hayali veya realist hikayelerle, insanlar ya da hayvanlar  arasında geçen vakalarla anlatan benzersiz bir eserdir.

              Mevlana bir gün odasında düşüncelere dalmış bir haldeyken  müritlerden  biri  heyecanla odaya girer. “ Ya Hazreti Mevlana, biliyor musun  ne buldum?” der telaşla. Mevlana “Ne buldun?” diye soruyu soruyla karşılar. Mürit: “Allah’ın varlığı hakkında 101 adet delil buldum.” der. Mevlana, elini dizine vurur, “Eyvah, sen demek ki 101 defa şüpheye düşmüşsün. Allah’ın af ve mağfiretine sığınmalısın.” diyerek müridi uyarır. Çünkü ,  insan  şüphelendiği  konularda  delil arar.

              Mevlana Türbesi  ve Külliyesi  her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçinin uğrak yeridir. Yerli ve yabancı Mevlana hayranları rutin ziyaretler dışında her yıl 17 Aralık’ta “ vuslat gecesi”  Şeb-i Arus törenlerine ve 07-17 Aralık Mevlana haftası etkinliklerine katılarak “Hazret” sıfatı ile ifade  edilen  Mevlana’yı  coşku ile anarlar. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve  Kültür  Örgütü UNESCO tarafından 1973 yılı 700. Vuslat yılı olması, 2007 yılı ise doğumunun 800. yıl dönümü  olması münasebetiyle “Mevlana’yı  Anma  Yılı” olarak benimsenmiş ve ilan edilmiş; Dünya genelinde Mevlana’nın eserle-rinin tanınması, okunması  ve düşüncelerinin  benimsenmesi sağlanmıştır.

              İranlı hikmet ve gazel ustası ünlü şair “Gülistan” ve “Bostan”  yazarı  Şeyh Sadi-i Şirazi, rivayet olunur ki  Anadolu ziyaretinde Konya’ya da uğramış, Mevlana ile baş başa sohbetlerde bulunmuştur. İran’a  döndüğünde  kendisini  ziyarete gelenler  Sadi’ye  ününü çok duydukları  Mevlana’yı sorarlar. O’da  şu  beyitle  Mevlana’yı anlatır: “Mençi guyem  vasf-ı  ol Ali cenap / Nis peygamber veli  daret kitap” (Ben o büyük zatın nesini söyleyeyim / Peygamber değildir ama kitabı vardır.) Tüm dünyanın hayranlık duyduğu “Gönüller Sultanı”  Mevlana’yı bir rubaisine yer vererek  rahmet  ve saygıyla yad edelim. “Şu  dünyada  üç beş günlük ömrün var / Neye yarar bu saraylar konaklar / Sel yatağına ev  kurmuşsun  /  Kasırgada mum yakmışsın ne çıkar.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erinç Gürbüz - Mesaj Gönder

# yıl

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?