Sirmen, Erenkaya ve Karaosmanoğlu ne düşünüyor? Büyükakın ne yapacak ?

Geçtiğimiz gün Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanının bir konutu olmaması şehir için bir eksikliktir diye bir yazı kaleme aldık.

Bu teklifimize kızanda oldu, destek verende oldu.

Bu konuyu şehrin efsane Belediye Başkanı Sefa Sirmen ile konuştum..

Dedim ki.. “Siz 14 yıl Büyükşehir belediye başkanı olarak görev yaptınız bu arada belediye başkanlık konutu yapmayı düşündünüz mü..?

Cevabı şöyle oldu..

“ Biz büyük projelerle uğraşmaktan o konuyu düşünemedik. İmkân olsaydı yapardık. Bu bir ihtiyaçtır. Kesinlikle lüks değildir. Kocaeli’ye başkanlık konutu gereklidir ve yapılmalıdır”

Sirmen’den sonra bir dönemin başaralı belediye başkanlarından Hikmet Erenkaya ile de konuştum.. O’na da dedim ki..

“Başkanım siz başkanlığınız döneminde Kocaeli Büyükşehir belediye başkanlık konutu yapmayı düşündünüz mü…?”

İşte cevabı” Benim dönemimde buna ihtiyaç yoktu. Ama bugün şehir büyüdü. 2 milyon nüfusu olan bu şehirde mutlaka başkanlık konutu olmalı. Başkan misafirlerini burada ağırlamalı. Bugün Kocaeli’den daha küçük şehirlerimizde başkanlık konutları var. Ancak bu konut çok lüks ve şafşatalı olmamalı”

En son üç dönem başkanlık koltuğuna oturup Kocaeli’de iz bırakan İbrahim Karaosmanoğlu ile konuştum.

Dedim ki.. “Siz üç dönem Büyük şehir belediye başkanı olarak görev yaptınız. Bu görev süresinde belediye başkanlık konutu yapmayı düşündünüz mü..?

Cevabı şöyle oldu..

“ Hayır düşünmedim. Gerekte görmüyorum. Belediye başkanı izole olmamalı, vatandaşla iç içe olmalı. Belediye başkanı konutta oturmamalıdır”

Bu arada CHP eski İl Başkanı Cengiz Sarıbay aradı ve dedi ki..

“ Kocaeli’ye başkanlık konutu yapılmalı önerinize destekliyorum ve yapılmalı diyorum. Vali İhsan Dede tarafından Valilik konağı yapılırken ben il başkanıydım. O zaman konağın yeri yanlış diye karşı çıkmıştım. Bugünde diyorum ki Başkanlık konutu şarttır ama yeri vatandaşı rahatsız etmemelidir.”

Şimdi buradan Tahir Büyükakın’a seslenelim..

Sayın başkan siz ne düşünüyorsunuz.

Göz göre göre hepimiz Korona olacağız!

Hafta sonu, İzmit’i şöyle bir dolaştık.

Dolaşırken, koronovirüsle mücadele önlemlerine odaklandık.

Çarşının içinde bile maskeler çenede, sosyal mesafe ise hak getire.

Kapan önünde yemek yedik.

Adam resmen insanlarının yüzüne üfleyerek sigara içiyor.

Sigara meselesi;

Bu dönemde çok mühim!

Açık havada bile dikkat etmek gerekiyor.

İkaz edelim dedik, tepkiyle karşılaştık.

Ne hikmetse tanık olan vatandaşlar ve görevliler, müdahil olmaya çekiniyor.

Hep; söylüyoruz…

Maske, mesafe ve temizlik kurallarının temel amacı, hem uygulayan bireylerin hem de karşı bireylerin sağlığı içindir.

Ama dinleyen ve aldıran yok.

Bu kafayla olmaz, mümkün değil.

Sonunda hepimiz hasta olacağız.

Basın emekçileri ile şantajcıları birbirinden ayırınız.

Ne yazık ki son birkaç yıldır Kocaeli basınını kanser hücresi gibi saran bir kesim var.

Basını kanser hücresi gibi sarmaya başlayan bu güruh, önce aba altında sopa gösteriyor, tehdit ederek, istedikleri parayı alamamaları durumunda yayın yoluyla saldırıya geçeceklerini açıkça söyleyebiliyor.

Bazı kurum ve kişiler bunlara piyasa koşullarının çok üstünde maddi kaynak aktararak, saldırılardan kurtulmayı tercih ediyor.

Şurası bilinmelidir ki, bu yolla menfaat temin edenler kadar, bu kişilerden korkarak boyun eğen ve istenilen reklamı, ilanı ya da maddi manevi çıkarı sağlayanlar da en az şantajcılar kadar suçludur. Başta belediye başkanları olmak üzere tüm yerel yönetim yetkililerine bu vesile ile çağrıda bulunuyoruz.

Gerçek gazetecilerle; işi sadece ülke, kent, toplum ve vatandaşa hizmet amaçlı habercilik yapmak olan basın emekçileri ile şantajcıları birbirinden ayırınız.

Aslında onları en iyi bilenler sizlersiniz.

Tehditçi, şantajcı ve şahsi menfaat temin edici faaliyet içerisinde bulunan sözde gazeteci kimliğini kullanan bu şahıslardan, mesleğimizi temizlemek adına verdiğimiz mücadeleye destek verin.

Bu kişileri besleyip, büyütüp daha fazla semirtmeyin.

Aksine afişe edin.

Şantaj gazetecilerine karşı dik duran, haraç vermeyen kişi ve kuruluşlar ise ahlaksızca bir saldırıyla muhatap oluyor.

Gazeteci müsveddeleri dedikodu, yalan ve iftiralarla haraç almaya çalışıyor.

Bu kişiler bir an önce medya camiasından uzaklaştırılması gerekir.

Biz buradan Kocaeli Valimiz sayın Seddar Yavuz’a, belediye başkanlarımıza ve basın meslek kuruluşlarına açıkça çağrıda bulunuyoruz.

Gazetecilikle ilgisi olmayıp, şantajcı – çıkarcı anlayışla habercilik yapanları hep birlikte önleyelim ve bu kişilerle ilgili gereken tedbirleri acil olarak hayata geçirelim.

Aksi taktirde bu çürümeden hep birlikte sorumlu oluruz.

Bu konuda özellikle Kocaeli’de yayın yapan günlük gazete sahiplerinin bir araya gelerek ortak karar alması (etik kurulu gibi) bir mekanizmayı harekete geçirmesi herkesin yararına olacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nurettin Kolaylı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?