TBMM Başkanvekili Akar’ın ziyareti…

Yolcu ederken makam aracında kırmızı değil normal plaka görünce; “Sayın Başkanvekilim niye kırmızı plakayı takmadınız” diye sordum…

“Abi burası kendi memleketim, görev gereği de bulunmuyorum, o halde niye takayım ki?” deyince gerçekten şaşırdım…

Oysa bu memleket, TBMM’nin sadece idari Amiri veya Katibi makamına oturup kırmızı plaka takıp dolaşanları da çok görmüştü. O nedenle “ Bu kadar mütevazı Gürcü’yü ilk kez görüyorum”diye de takıldım. O da “Abi ben senin bildiğin Gürcü’lerden değilim” deyince epey bir gülüştük…

Soldan sağa; Yiğit Özcan, Uğur Ulusoy, ben, Haydar Akar, Nurettin Kolaylı ve Evin Bozkurt

Devlet adamı kıvamında...

Geçen gün “Müsaitsen kahve içmeye geleceğim” deyip çat kapı geldi. Arkadaşım Nurettin Kolaylı ile birlikte iki saati aşkın süre ile sohbet ettik.

Akar’ı devlet adamı kıvamında buldum. Kıvamında diyorum çünkü yıllardır particilik yapmış birinin politikadan kopup devlet adamı olması şüphesiz kolay değil. Nitekim kendisi de bunun zorluğunu açıkça ifade etti…

Tam 30 yıl sonra ilimizden bir isim TBMM Başkanvekili oldu. Rahmetli Halim Aras Kocaeli milletvekiliydi ama Kayseri’liydi. Haydar Akar ise hem Kocaeli milletvekili hem de bu kentin(Kartepe-Derbent) evladı. O nedenle üstlendiği görevin özgül ağırlığı kadar bu yönünün bir ilk olması önemli…

Tabi önce yaptığı işi sorduk. Sonra meclisteki son kulislerle CHP’nin ve memleketin genel ahvalini konuştuk. O heyecanlı, fırtına gibi, sivri sert söylemleriyle tanıdığımız muhalefet milletvekili gitmiş, TBMM’yi hukuka dayalı olarak her partiye eşit mesafede objektif biçimde yönetmeye azimli bir Akar gelmiş…

Halkevi için Vali’ye gidecek…

İçeri girer girmez, “Halkevi’nden geliyorum “ dedi. İzmit Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Erol, sorun çözülünceye kadar siyah kurdela bağlanması için bir kampanya açmıştı. “Kurdela mı bağladın sayın vekilim” dedim.

Akar:

“Yok hayır. Halkevi Müdürü Zeki Kalaç ile görüştüm. Restorasyon için 20 Milyon TL’ye ihtiyaç varmış. Valimiz Sayın Seddar Yavuz ile en kısa zamanda görüşeceğim. Eğer ihtiyaç duyarsa bu konuda yardımcı olabileceğimi söyleyeceğim. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesi meclise gelince Bakan Bey’den Halkevi için ödenek rica ederim diyeceğim”

Akar eskisi gibi muhalefet milletvekili olarak kalsaydı, Halkevi’ne gittiğinde siyah kurdaleyı bağlar belki orada bir basın toplantısı bile yapardı. Ama şimdi çözüm makamında ve “Şehrime bir katkım olabilir mi?” diye bir arayışın içinde.

Aslında Akar’daki değişikliğin özeti de bu…

Dedim ki:

“Fatma Kaplan Hürriyet İzmit Belediye Başkanı, siz TBMM Başkanvekili oldunuz.  Tahsin Tarhan maşallah üç milletvekili gibi çalışıyor”…

Akar;

“Tahsin Bey bizi bu makamlara göndererek aktif milletvekili alanından dışarı çıkardı. Artık o alandaki siyaset tümüyle ona kaldı ”…

Tabi bu bir espriydi. Hep birlikte güldük…

Akar:Vekiller olarak uyumluyduk…

“Fatma Hanım, Tahsin Bey ve ben gerçekten çok uyumlu çalıştık. Bütün illerin milletvekilleri adeta bizi kıskanıyordu. Çünkü her yerde, herkes birbirinin ayağını kaydırıyordu. Biz ise sürekli dayanışma ve ahenk içinde çalıştık. Fatma Hanımın İzmit adaylığına hep birlikte destek verdik. Benim Başkanvekili seçilmem konusunda da Tahsin Bey’in büyük çabası ve emeği oldu”

Akar: “Siyasi hedefleri boşalttık”…

“Partinin Kocaeli siyasetindeki hedefleriyle ilgili alanlardan çekildik”…

Bu sözü gelecek dönem adaylıkları için olarak yorumladım. Sonra “Sayın vekilim siz öyle diyorsunuz ancak CHP Kocaeli’de aşağıdan da pek isim gelmiyor. Gelmeye yüz tutanlar bir kaç isim var ama onların da epey pişmesi gerekiyor. O nedenle neredeyse aranır hale geldiniz.” diye karşılık verdiğim de gülümsedi…

Akar; “Halk değişim istemeli”

Ekonomik tablonun çok kötü olduğunu uzun uzun anlatan Akar, halkın buna tahammül edemez hale geldiğini söyledikten sonra “Halkın değişim istiyorum, bu kez şu partiye oy vereceğim demesi gerekiyor. İşte o aşamaya gelindiğinde iktidar değişikliği söz konusu olacaktır” dedi...

Peki ama muhalefet partileri değil de kararsızlar büyüyor. Yoksa muhalefet iyi çalışmıyor mu?

Akar:

Bizim CHP milletvekilleri çok iyi çalışıyor. İyi muhalefet yapıyorlar ama yeterli olmuyor. Partinin ortaya başka bir vizyon koyması gerekiyor.

Mesela üst düzey bir toplantıda Sayın Kılıçdaroğlu’na şunu söyledim; Dünya gelecekte kıtlıkla karşı karşıya kalacak. Biz iktidara geldiğimizde köyden kente göçü tersine çevirmeliyiz. Tarımda yeniden, kendi kendine yeten bir ülke haline gelmeliyiz. Bu kadar kalabalık nüfus için dünyanın geleceği tarımdaki üretimde. Tabi bazı politikaların ve yeni vizyonlarınoluşması biraz zaman alıyor. Bizim de zamana ihtiyacımız var. İşte o zaman halk değişim olsun diyecektir.

Özet:

Haydar Akar’ı siyasette büyük tecrübe sahibi olmuş ve bunu içselleştirmiş buldum. Ağır, oturaklı, memleket ve kent sorunlarına daha geniş perspektiften bakabilen bir devlet adamı olgunluğunda gördüm. Bu yeni yapısıyla, hem partisi CHP’de hem diğer siyasi çevrelerde, sözü daha çok dinlenen bir isim haline geleceğini düşünüyorum...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?