Hem Pandemiyle mücadele hem 208 Milyon TL tasarruf...

31 Mart seçimlerinden sonra Türkiye’deki bazı belediye başkanları için “tasarruf” kelimesi adeta siyasi moda olmuştu. İlk aylarda bolca rakamlar telaffuz edilerek, bu modaya ayak uydurulmuş, sonra da unutulmuştu…

Ne yalan söyleyeyim, üzerinden 20 ay geçtiği için ben de unutmuştum.

Ta ki Tahir Büyükakın “208 milyon TL tasarruf yaptık” diye hatırlatıncaya kadar… Meğer hem Pandemiyle mücadele etmiş hem tasarruf yapmış...

Geçen Perşembe günü gerçekleşen Büyükşehir Meclisi’nde 2021 bütçesi 3 milyar 400 milyon lira olarak açıklandı. Ancak bunun içindeki tasarruf rakamı dikkatimi çekti.

Başkan Tahir Büyükakın “2021 için 3.4 milyar TL olarak belirlenen Büyükşehir Belediyesi Bütçesinin 208 Milyon TL’si 2020 yılında yaptığımız tasarruflardan elde edilmiştir” dedi.

Sonra ise şöyle devam etti;

“2021 yılında da bütçemizin yüzde 37’lik kısmını yatırımlar oluşturacaktır”

Yani yüzde 37 oranındaki yatırımların neredeyse yüzde 7’si tasarruftan gelecek…

208 Milyon TL büyük rakam…

Hem de bu tasarruf, pandemi döneminde Büyükşehir’in Kocaeli’nin her yanına miktarı 150 milyon lirayı aşan büyük destek sağlamasına rağmen gerçekleşti. (Sadece otobüsçü esnafına 17.6 milyon lira destek verildi)

Yani Büyükakın hem Pandemiyle mücadele etti hem de tasarruf yaptı. Tasarrufu yeni mobilya almayarak, kırtasiye giderlerini kısarak ve projelerin önceliklerini değiştirerek sağladı.

Dolayısıyla bu tasarruf miktarını büyük başarı olarak görüyorum…

Büyüklüğün daha iyi anlaşılabilmesi için iki örnek vereyim;

400 milyon liralık Gebze Belediyesi bütçesinin yarısı,

310 milyon liralık İzmit Belediyesi bütçesinin 3’te ikisi…

Toparlayacak olursam;

Büyükakın 31 Mart 2019’da ilk göreve geldiğinde tasarrufu birinci madde yapmıştı. Demek ki, halka şirin görünmek için laf olsun diye yapmamış. Aksine bunu bir temel politika haline dönüştürdü ve bir yandan Pandemi için vatandaşa destek olurken diğer yandan da bu yılki tasarruflarıyla gelecek yılın yatırım bütçesine kaynak sağladı. Ben bu davranışı takdir ediyor ve örnek alınmasını temenni ediyorum…

Sefa Sirmen için

bu kez üzüldüm.

Sefa Sirmen çok eski bir dostum olduğu için uzun yazacağım… Biraz da son 30 yılın muhasebesi gibi olacak…

Davaları 20 yıla yakındır sürüyor…

70 yaşını aşmış Sefa Sirmen’e mahkeme bu kez 13 milyon liralık bir ceza vermiş… Bu kez diyorum çünkü, bundan 4 yıl önce, 6 yıl 3 aylık mahkumiyet nedeniyle cezaevine girmiş ve bir yıla yakın kalmıştı. 

Davalarının pek çoğunu biliyorum. İzmit Büyükşehir Belediyesi’ne gelen Mülkiye Baş Müfettişleri Hüseyin Avni Coş ile Bülent Savur’u 20 yıl kadar önce dinlemiştim. Her iki isim yıllar sonra vali oldu.

Elbette hukuk önünde boynumuz kıldan incedir. Elbette Hukuk olmazsa bu dünyada adaleti bulamayız. Ancak adalet geç gelince, o da adalet olmaktan çıkıp işkenceye dönüyor. Sirmen’in durumunu buna benzetiyorum.

Sirmen ile ilgili bu davada hukuken zaman aşımı olmasa bile vicdanlarda çoktan zaman aşımı olmuştur.

O nedenle Sefa Bey için gerçekten üzüldüm. Artık yeter, ayıptır, günahtır diyorum…

Bu kentte CHP’lilerin çoğu Sefa Sirmen ile benim ilişkimi bilir. Eski dostumdur. 1989’da ön seçimden çıkmasında önemli bir rol üstlenmiştim. 10 yıla yakın danışmanı ve Büyükşehir Basın Yayın Müdürü olarak kendisiyle çalıştım. 1990’ların sonuna doğru kendi isteğimle istifa ederek, Büyükşehir’le ilişkimi kestim ve mesleğime geri döndüm. Sefa Bey ile ilgili en sert eleştirileri yapmış biriyim. Bunlara rağmen milletvekilliği, il başkanlığı dönemlerinde de kendisine epey bir desteğim olmuştur.

Hapisten sonra aldığı para cezasına inanın çok üzüldüm…

Sefa Bey’in daha önce aldığı mahkumiyeti, pek çok CHP’li siyasi olarak yorumlarken ben aksini savunmuştum. Çünkü 1994’ten 2000’e kadarki Sirmen dönemi, güç zehirlenmesinin yaşandığı yıllardı…

18 yıldır gerek siyaset arenası gerek adalet dünyası Sefa Sirmen’e çok fazla yoğunlaştı. Kendisini mağdur konumuna getirdiği için bu zaman zaman Sefa Bey’in hoşuna da gitmiş ve siyaset alanında da bir koz olarak kullanmıştır.

Ama genel olarak çok acı çekti. Başkası olsaydı bu kadar strese asla dayanamazdı. Sefa Bey geniştir. Teflon tava gibidir hiçbir sıkıntıdan etkilenmemeye çalışır. Yani sıkıntıları sünger gibi emip dert yapmaz. Zaten o nedenle bunlara bugüne kadar dayandı…

Allah Sefa Bey’in yardımcısı olsun diliyorum. 20 yıl sonra gelen böyle adalet için de olmaz olsun diyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?