ÖZGÜN BİR ŞAİR : YAHYA KEMAL BEYATLI

Milli  Edebiyat  Dönemi  ve  Cumhuriyet  Döneminin  en  özgün  kişiliklerinden  biri  olan  Yahya  Kemal  Beyatlı (1884 – 1959) Batı şiiri ile eski Türk şiirinin bileşimini gerçekleştirerek modern  Türk şiirinin kurucularından olmuştur. Henüz 18 yaşında gittiği Paris’ten, eğitimini tamamlayıp “mektepten memlekete”  sloganıyla, Batı hayranı bir şair olarak değil, geçmişimizin bütün kültür mirasına sahip çıkan Batılı bir Türk şairi olarak yurda dönmüş; bu kültür mirasının göz kamaştıran bütün zenginliklerini  tarih, vatan, aşk, musiki, din, tabiat, sonsuzluk gibi kavramların potasında eriterek  kendi şiir anlayışı içinde bütünleştirmiştir. Şiir ile düzyazının  tamamen farklı alanlar olduğu düşüncesiyle  “Öz  şiir” anlayışını savunmuştur.

Yahya Kemal şiirde musikiye önem verdiği için sembolistlere, ortak dil ve kuralları kullandığı için klasiklere yaklaştırılsa da şiirlerindeki lirizm nedeniyle  klasiklerden, anlam açıklığı yönüyle de sembolistlerden ayrılır. Kimi şiirlerinde özgün bir masal dünyası  oluşturmuş, tarihe ve milli kültüre bağlılığı O’nu romantizme yaklaştırmıştır. Parnasizmin “mükemmeliyetçilik” ilkesini bütün şiirlerinde sürdürmüş, dil ve söyleyiş konusundaki titizlik nedeniyle bazen şiirlerindeki bir tek sözcük için bile yerine göre yıllarca beklemiştir. Türkçe sevgisini  “Türkçe, ağzımda annemin sütüdür.” diyerek özetlemiştir.

Toplumsal sorunlar dışında aşk, sonsuzluk özlemi, ölüm gibi temalara yönelmiş, vatanın bir özeti olarak gördüğü İstanbul’a ve Türk uygarlığına büyük hayranlık duymuştur. Osmanlı tarihinden aldığı ilhamla kahramanlık motiflerine şiirlerinde çok geniş yer vermiştir. Hece- aruz tartışmasının en şiddetli döneminde hececileri desteklemiş, ancak hece ile yazdığı “Ok” adlı şiiri dışında tüm şiirlerinde aruz ölçüsünü kullanmıştır. Aruz ölçüsünü Türkçeye en başarılı biçimde uygulayan şairlerden biridir. Birçok şiiri bestelenmiştir.”Açık Deniz, Akıncılar, Sessiz Gemi, Endülüs’te Raks, Mehlika Sultan, Ok, Mohaç Türküsü, Vuslat, Ses, Kar Musukileri” en çok bilinen şiirleridir. Rubai türüne 20. Yüzyılda hayat veren Yahya Kemal, kendi yazdıkları dışında Ömer Hayyam’ın rubailerini de sade bir söyleyişle Türkçe-leştirmiştir. Yahya Kemal’in  nesir alanında da başarılı eserleri vardır. Eserleri sağlığında kitap haline getirilmemiş, ölümünden sonra yayımlanmıştır.

Şiirleri “Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgarıyla, Rubailer, Hayyam Rubaileri” adlı kitaplar- da toplanmıştır. Düzyazıları “Aziz İstanbul, Eğil Dağlar (Milli Mücadele yazıları), Edebiyata Dair, Siyasi ve Edebi Portreler, Siyasi ve Edebi Hatıralarım, Mektuplar-Makaleler” adlarıyla yayımlanmıştır.

Özgün Şair Yahya Kemal Beyatlı’yı ünlü şiiri “Sessiz Gemi” ile bir kez daha yad edelim. Anısına saygıyla ve rahmet dileklerimizle…

“Artık demir almak günü gelmişse zamandan / Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol / Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli / Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli  Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu / Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler / Bilmez ki giden sevgililer dönmeyeceklern Birçok giden her biri memnun ki yerinden / Birçok seneler geçti dönen yok seferinden”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erinç Gürbüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?