YAŞAM OYUNU

Her tiyatro sevenin şahit olduğu son zamanlarda moda olan, ismi konulmayan veya benim bilmediğim bir tiyatro oyun türü vardır;

Seyircilerin de piyesin içinde rol almalarını sağlayan bir tiyatro çeşidi.

Tiyatro oyuncusunun seyircilerin arasına katılıp izleyiciyle kurduğu diyalog ile seyircileri de eserin önemli bir parçası haline getirmesidir.

Diğer bir özelliği de, betiğe dayanmadan, doğrudan doğruya içe doğduğu gibi doğaçlama oynanan, anlık gelişmelerle, anlık buluşlarla geliştirilmiş bir drama olmasıdır. 

İşte ana hatlarını tanıtmaya çalıştığımız yazarı ‘’ANONİM’’ olan bu drama, 2019 yılının son günlerinde Çin’in Hubei Eyaletine bağlı Wuhan şehrinde prömiyer yapmış, 2020 yılının başlarından itibaren bütün dünya sahnelerinde gösterime girip, ülkemizde de aynı yılın mart ayından itibaren sahne almıştır.

Evet değerli okurlarım, girişten de anlayacağınız gibi bu tiyatro oyunu çok farklı bir oyun, diğer standart tiyatro oyunların skalası gibi değil, bu oyunun en önemli farklılığı, her bölümün zaman sürecinin belirsizliğinin yanı sıra, kaç perde süreceği bile saptanmamış olmasıdır.

Dekorlar ve sahne şeklide çok farklıdır;

Çabuk değiştirilebilecek, kimi zaman toplu taşıma araçları,  kimi zaman bir düğün salonu, kimi zaman bir taziye evi ama genellikle, hastane koridorları, yoğun bakım ünitesi ve araştırma laboratuarları olan dekorlar ve istenebilecek biçime sokulabilecek sahne düzenleri vardır.

Başrollerde her drama da olduğu gibi kötüler ve iyilerin yer aldığı sıra dışı ilişki;

Kötülerin başrol oyuncusu  ‘’COVİD–19’’

İyilerin başrol oyuncusu, temsile katılım sağlayan seyirciler yani ‘’İNSANLAR’’

Evet, sevgili okuyucularım bu perde de ‘’COVİD–19’’ un kendine has özelliğini görmekteyiz;  İsminin verdiği dehşetin bilinmesine rağmen, insanların onun çekim alanlarından bir türlü uzaklaşamaz olmaları. ‘’COVİD–19’’ un da bunu fırsata çevirip ölümcül mikrobunu kendisi ile ilişki kuran herkese geçirmesidir. Hatta bununla da kalmayıp ilişki kurduklarına da aynı bulaş görevini vermesi sonunda,  mikrobun süratli bir şekilde yayılması ve tüm insanlık alemini etkisi altına almasıdır.

Bu zor anlarda iyilerin temsilcisi olan ‘’İNSANLARIN‘’ ölüm korkusu ile şaşkın bir şekilde sinerek başlarına gelebilecek meçhul un beklentisi içinde olmalarının moral bozukluğu içinde perde bitiyor.

Sonraki perde de, kötüler ile iyiler arasında, meydan savaşlarında yaşanan dehşet ve ölüm sahneleri bulunur.

 Bu perdede; İyileri temsil eden insanlar büyük kayıplar verir.

Kayıpların yanı sıra ister istemez alışkın olmadığı kısıtlanmış bir yaşam düzeni içinde bulurlar kendilerini ve şaşkına dönerler.

Bu şaşkınlık içinde geçmişte elinin altında olup da hiç kullanmadığı ve önemsemediği varlıkların özlemini çekmeye başlar.

Bu özlemlerin başında,  evlatlarına, torunlarına, dost ve sevdiklerini sımsıcak hisler ile kucaklayamamanın sıkıntısı olmak üzere, tüm sosyal yaşam düzenlerinin alt üst olduğu bir dönemin sergilenmesidir.

Tabi ki bu sıkıntıların sonunda kaçınılmaz olarak psikolojik çöküntü de baş gösterirken perde tekrar iner.

Takip eden bu perde de dekorlar değişmiş;

Ülke sınırları kaldırılmış, korunma pankartları, tanı aparatları, sağlık araçları ve araştırma laboratuvar görüntüleri dekoru oluşturulmuştur.

Sahnede ise insanlık için birlik beraberlikle verilecek olan mücadeleyi üslenen liderler ve etrafında ön saflarda çalışan fedakar sağlık görevlileri ile tüm cefakar insanların çabalarıyla verilen savaşın sıcak sahnelerinin yer aldığı görülür, korkunun ve heyecanın doruk noktasında perde tekrar kapanır.

Başta da belirttiğim gibi, kaç perde olduğu belli olmayan oyunun son perdesi diyemeyeceğimiz perdesi açılırken, dekor da bir aşı istasyonu ve çok miktarda aşı kolileri vardır.

Sahnede ise; Sıraya girmiş, heyecan içinde aşı sırasını bekleyen insanlar bulunmaktadır.

Ancak seyircilerde yaşadıklarından ötürü büyük bir kaygı ve endişe içinde merakla izledikleri ‘’Yaşam oyununun’’ finalini büyük bir heyecan ile beklerken;          

Perde iner.

Oyuncular seyircileri selamlarken, görünürde bitmemiş olan bu tiyatro oyunun piyonları olan insanlarda;

Zihinlerde gelecek için bin türlü senaryolar yazarak evin yolu tutulur.   

Sevgilerimle,              

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Erimiş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?