CHP’nin genel fotoğrafı…

Hafta başında iktidarı ve muhalefetiyle bütün partileri genel ve yerelde analiz etmiş sadece CHP’yi daha sonra yazmak kaydıyla yerelde bırakmıştım. Çok fazla ısrar gelince bugün CHP’nin genel fotoğrafını ele almak istedim…

Öncelikle söyleyeyim; CHP’nin bugünkü fotoğrafı 31 Mart seçim stratejisinin başarılı mimarı Kılıçdaroğlu’nun eseridir. Kılıçdaroğlu bütün muhalefeti kucaklıyor, genişlemesine vesile oluyor ama kendi partisini yukarı çıkaramıyor. Giderek büyüyen karasız seçmen kitlesinden pay alamıyor. Bu da CHP’lileri rahatsız ediyor ama şimdilik kimse sesini çıkarmıyor. (Muharrem İnce, Mustafa Sarıgül hareketlerini katmıyorum)

Bu durum CHP’nin ruhuna uygun değil. O nedenle Kılıçdaroğlu’nun silkelenip bunları görmesi gerekir…

CHP ve muhalefet…

CHP’nin şu anda muhalefet cephesindeki rolü ne?

Şemsiyesi mi, tutkalı mı, lokomotifi mi yoksa dinamosu mu?

Aslında bu işlevlerin hepsini görüyor ama müteffiklerini hiç rahatsız etmeden yapıyor. Bu tümüyle Kılıçdaroğlu’nun özverisinden ileri gelen bir başarı…

CHP şu anda iktidarın bütün şimşeklerini üzerine çeken paratoner gibi…

Muhalafete abilik yapıyor. Bunu yaparken de çok mütevazı davranıyor. Hatta kendi partililerini kıskandıracak kadar kucaklayıcı davranıyor. Muhalefetteki partilerin kimine milletvekili, kimine moral veriyor. Bunları elbette inandığı demokrasi uğruna yapıyor. Ancak kimseye yaranamıyor. Ne kendi partilileri, ne müttefiki konumundaki muhalefet partileri ne de vatandaş bunu takdir ediyor…

Yaranamadığı için de hep yerinde sayıyor. Hatta bazen geriliyor sonra tekrar eski yerine geliyor ama yükselemiyor… Bu realite ise CHP’nin izlediği stratejiyi değiştirmesi gerektiğini işaret ediyor…

31 Mart seçimlerindeki bu stratejiyi koruyarak bir daha başarılı olabileceğini düşünüyor. Küçük büyük parti ayrımı yapmıyor. Hele ana muhalefet partisi olduğunu hiç hissettirmiyor. Hep ilkelerden, ittifakın genel prensiplerinden söz ediyor. Hiç “Muhalefetin en büyüğü benim, Cumhurbaşkanı adayı benden olsun” demiyor. Bu elbette ortaklık veya ittifak kültürünün bir gereği. Bu anlamda Türkiye için iyi bir örnek oluşturdu…

31 Mart stratejisi ömrünü tamamladı…

Bu zamana kadar buraya kadar doğru geldi ama artık 31 Mart stratejisi ömrünü tamamladı. Çünkü çok statükocu hale geldi. O nedenle CHP bu stratejiyi artık değiştirmek zorunda. Yoksa yerinde dahi sayamaz hale gelip gerilemeye başlayacaktır. Zira muhalefet cephesindeki tüm partilerin B, C hatta Z plan arayışları var iken CHP’nin bir B planı dahi görülmüyor…

Sokaktaki vatandaş gibi eleştiri yapmanın ilerisine geçip, alternatif sunabilmeli…

Grup toplantılarındaki Salı vaazlarının içeriğini değiştirmeli…

Topluma gelecek için umut aşılayan bir anlayışa dönüşmeli…

Bunu yapabilmesi için de ekonomistlerini öne çıkarıp, ülkenin geleceğine yönelik söylemlere odaklanmalı…

Anlaşılamayacak onlarca maddeyi sıralayıp benim reçetem bu demek yetmiyor. Daha ridakal söylemlerde bulunacak. Gerçekçi olacak, somut rakamlarla konuşacak…

Mesela afaki bir şey olacak ama; “Ülkemin parası yok, tamam. Ama hükümet gidip IMF’den düşük faizli 250 milyar dolar kredi alsın, ben bunu alkışlayacağım. O almazsa ben alacağım. Ben iktidara gelirsem bir yandan tasarruf diğer yandan yatarım yapacağım” diyebilmelidir…

Toparlayacak olursam;

Topmunu umuda ihtiyacı var. Onun için gelecek ile ilgili rota görmek istiyorlar. Bu rota için Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem söylemi yetmiyor, yetmeyecek de.

İnsanlar karamsarlıktan, kısır çekişmelerden, kutuplaşmalardan kurtulmak istiyor.

Onlar için hayatın ta kendisi; yatırım, ekonomik büyüme, refah, istihdam ve yargı bağımsızlığı... İşte CHP bunlara odaklanmalı, bu fikirlerin öncüsü olmalı. CHP için B planı ve topluma umut vermenin yolu buralardan geçiyor…

Kenan Akman’ın
ardından…

İstanbul’da Korona nedeniyle tedavi görüyordu. Hastaneye gidip gelen ortak arkadaşlarımızdan sağlığı ile ilgili haberler alıyordum. Vefat haberini ise geçen sabah erken saatlerde CHP eski il başkanlarından Nadir Birok’tan aldım.

1970’li yılların ortalarıydı...

Kenan Abi’yi il başkanı iken tanıdım. Ben de İzmit Lisesi’ni bitirmiş üniversitede okurken CHP İl Gençlik Kolları yöneticisi olmuştum. Sonra 1977’de milletvekili seçildi. Delegeydim, Kenan Abi ile rahmetli Turan Güneş ve rahmetli İbrahim Akdoğan’a ön seçimde oy vermiş ve üçü de milletvekili seçilmişti.

Sendikacılıktan geliyordu. Lastik-İş’in efsane yöneticilerindendi. 15-16 Haziran işçi direnişlerinde önderlik yapmıştı. Gerek il başkanı gerekse milletvekili olduğu dönemlerde hep işçiden yana politikaların içinde oldu.

12 Eylül 1980 askeri darbesinde tutuklandı Metris’te yaklaşık 4 yıl tutuklu kaldı. 1985 gibi Barış Gazetesi’nde 20 yıla yakın ortak olarak birlikte olduk.

ANAP lideri ve Başbakan Turgut Özal’dan milletvekilliği teklifi aldı kabul etmedi. Refah Partisi’nden de milletvekilliği teklifi almış onu da kabul etmemişti.

Ecevit döneminde milletvekilliği yapmıştı dolayısıyla vefa gösterip onun kurduğu DSP’ye gönül bağıyla bağlandı. Ancak daha sonra Sefa Sirmen ve Hikmet Erenkaya’nın belediye başkanı seçimlerinde yeniden CHP ile buluşup var gücüyle onlara destek oldu.

Örgüt terbiyesi aldığı için bütün il başkanları ona saygı gösterdi o da onların bütün davetlerine katılarak, CHP’nin saygı duyulan bir büyüğü olduğunu her zaman ortaya koydu…

Rahmetli Turan Güneş ve İbrahim Akdoğan ve Allah uzun ömürler versin Erol Abi (Köse) CHP içindeki rakipleri olduğu halde onlarla hep seviyeli, saygılı bir ilişki içinde olmuştu…

Rahmetli Kenan Abi ile 45 yıllık bir ağabey kardeş ilişkimiz vardı. Hepsi rahmetli olan Necdet Balcı, Nurtan Bilgisu, Saim Anıçok gibi politikacılarla ve Fikri Tanta, Hüseyin Çakmak, Talat Öz ve Deli Hakkı ve Allah uzun ömürler versin Durmuş Ali Yalnız gibi sendikacılarla birlikte çalışmıştı.

Düzgün, dürüst, vefalı ve hep işçi dostu olan bir ağabeyimdi. Allah’tan rahmet diliyorum, geride kalan ailesine arkadaşlarına ve dostlarına baş sağlığı diliyorum…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Ali Fuat - CHP yeni ve sürdürülebilir siyaset stratejisini hayata geçirmeli.. Değişimi kendi içinden başlatmalı.. Benzeşerek çözüm aramak kendinizi çözer... Emeği savunup emek sömürüsü ile olmaz.. Parti içinde demokratik değişim şart...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Ocak 11:05
01

BİR DOST - SAYIN YAZAR YAZINIZI OKUDUM CHP KONUSUNUN ÇOĞUNA KATILMAKLA BERABER KATILMADIĞIM KONU İMEFEDEN İSTENECEK DÜŞÜK FAİZLİ 250 MİLYARLIK FAİZLİ PARA BU FİKİR CHP DEN ÇIKTIĞININ İLK CUMASINDA FAİZ HARAMDIR DERLER BAZI SU KURNAZLARI BUNLAR İMEFEYE TÜRKİYEYİ MUHTAÇ EDİYORLAR DİYECEKLER AMAN HA

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Ocak 23:10


Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?