CHP’den istifa eden 3 vekil neyin habercisi?

Başlıktaki sorunun yanıtını vererek başlayayım…

Dünyada her alanda büyük bir belirsizlik var. Pandemi her şeyi alt üst etti bu anlamda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Dolayısıyla ülkemizde de başta siyaset kurumu olmak üzere her şey yeniden şekillenecek. Kimler bunu erkenden görüp, kendilerini ona göre dönüştürürlerse, başarıyı gelecekte onlar yakalayacaktır.

Bu bağlamda üç milletvekilinin istifası CHP adına çok büyütülecek bir konu değil. Çünkü siyaset kurumunda bu kadar belirsizlik iklimi hakim iken bundan sonra böylesi istifalar ve ayrılıklar iktidar dahil bütün partilerin başına gelebilecek bir realitedir.

İstifalar sürpriz değil…

İzmir milletvekili Mehmet Ali Çelebi, Karabük milletvekili Hüseyin Avni Aksoy ile Yalova milletvekili Özcan Özel dört gün önce CHP’den istifa etti.

Bekliyor muydum,  evet bekliyordum…

Yani bana sürpriz gelmedi… 

Fazlasını da bekliyor musun, evet ; CHP genel merkezi, krize dönüşen bu gelişmeyi iyi yönetemezse istifaların arkası gelir…

CHP’yi 50 yıldır yakından tanıyorum. Son 5-6 aydır büyük bir basınç sıkışması içinde olduğunu görüyor ve ‘bu gidişat iyi değil’ diye de  uyarıcı yazılar kaleme alıyordum.

Bu uyarılarıma karşılık ‘CHP bütün muhalefeti bir arada tutma anlayışını aşıp, özellikle ekonomik anlamda alternatif olduğunu ortaya koyarak Türkiye’nin önünü ve ufkunu açmak zorunda’ diye de sıkça önerilerde bulunuyordum.

Çünkü CHP ülkemizin ana muhalefetiydi, o iyi olmazsa Türkiye’de işler iyi olmazdı…

3 istifa çok büyütüldü…

Bu üç istifa olayı görüyorum ki; CHP kamuoyunu tahmin ettiğimden fazla rahatsız etti. Oysa o kadar büyütülecek bir konu değildi. Böylesi istifa olayı bir süre önce diğer partilerin de başına gelmişti. Kaldı ki CHP bu konuda çok şerbetliydi. 3 değil 33 vekil istifa etse CHP’nin kurumsal yapısı fazla zarar görmez.

Ama dedim ya, parti içinde bir basınç sıkışması var dolayısıyla bu üç milletvekilinin istifasından CHP’nin çıkarması gereken dersler var. Ayrıca belirtmek isterim ki, aldığım bilgilere göre CHP genel merkezi bundan sonraki süreci iyi yönetemezse başka istifalar da olacak.

Üç önemli sonuç…

Bir:

Muharrem İnce  faktörü…

Önceleri; Cumhurbaşkanı adaylığı için partisini “CHP’li aday bulmaya zorlayacak” o nedenle bu İnce’nin yürüyüşü önemsenmeli diye değerlendiriyordum.  Ancak şimdi Muharrem İnce’nin koşar adım partileşme sürecine doğru ilerlediğini görüyorum…

Bu yürüyüş CHP’yi bozar mı, bozabilir. İş yapar mı? Her şey CHP genel merkezine bağlı… Çünkü İnce CHP’nin genetik kodlarını iyi biliyor ve basınç sıkışmasının farkında.

Nedir bu basınç sıkışması?  

İktidar gerilerken hele hele kararsızlar çoğalırken sen CHP olarak yükselemiyorsan ve bütün muhalefeti bir arada tutmak için onlara verdiğin değeri kendi öz evlatlarından esirgiyorsan, işte orada bir basınç sıkışması olur…

CHP’nin başına gelen de bu… 

İki:

Aday tesbiti ve önseçim…

CHP genel merkrezi ön seçim yapmaz, parti örgütlerinden yetişmiş kadrolar yerine hiç tanımadığı partiye emek vermemiş adamları milletvekili veya belediye başkanı(Urla, Menemen) yaparsa, olacağı buydu.

Onun için sevgili CHP’li dostlar fazla üzülmesin… Biri Silivri’de yatmış diye (Mehmet Ali Çelebi) İzmir’den, öteki bilmem kim önerdi diye (Hüseyin Avni Aksoy) Karabük’ten  listeye yazılmış. Başka ne beklenir ki?

CHP genel merkezi bundan ders çıkarıp; örgütüne ve örgütünden yetişenlere önem verip başının tacı etmeyi artık öğrenmeli…

Üç:

CHP alternatif yaratamıyor…

CHP hem siyaseten hem ekonomik olarak alternatif sunamıyor. Büyük bir tıkanmanın içinde ve açılım yapmak zorunda (Aslında bütün partiler tıkandı ama bugünkü konumuz CHP. Çünkü ana muhalefet yani iktidara aday bir parti).

İktidarı ve muhalefeti dahil tüm partiler Türkiye’deki siyasetin kaygan zemininde sörf yapıp, B, C planları yapıyor. Ama CHP çok statik kaldı ve ısrarla bunu sürdürmek istiyor. Sadece bütün enerjisini muhalefeti bir arada tutmaya harcıyor. Bu da onu açmazda, politik kısırlık içinde bırakıyor ve oy oranını bir türlü yükseltemiyor. Bu durum da basınç sıkışmasına yol açıyor.

Kimi ekseni kaydı diyerek, kimi Atatürk’ten uzaklaşıyor diyerek bahane yaratıp siyasi ikbal peşine düşüp istifa etti.  CHP genel merkezinin izlediği politikalar değişmezse bu istifalar çoğalır…

Yani  kendini eriterek, başkalarına güç vermeye devam ettiği sürece, CHP daha büyük sıkıntılar yaşayacaktır.

Sonuç;

Üç vekilin istifası CHP’de moralleri geçici olarak bozmuştur, ama ciddi başka bir sonuç doğurmaz. Ancak olası daha başka ayrılıklar konusunda Kılıçdaroğlu ve kurmayları dikkat etmezse işin şekli değişir ve CHP’nin aleyhine gelişir.

Tabi CHP’nin en önemli önceliği; “Hem ekonomik olarak hem siyaseten Türkiye’nin geleceğine talibim. Türkiye’nin umuduyum” diyebilecek kıvama gelmesidir.

O zaman bütün muhalefetin önüne yol gösterici olarak da geçer. Yoksa bu statik duruşu sürdürdüğü müdetçe, kopmalar olacak ve oy oranını yükseltip alternatif olduğuna kimseyi inandıramayacaktır…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmet Chp Üyesi - Yazıyorum nuraya 15 ğün sonra başliyacak istifaları bekle neyini bekliyeceksinki akp niye elestiriyorsun dinle siyaset yapiyor diye seninki ne yapiyor dibine kadar mezhepcilik ,birde bu açidan bakmak lazım sadun bey 50 yillik partililiginde CHP hiç bu duruma düşürülmedi..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Şubat 00:15


Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?