İki önemli eser

Edebiyatımızda Geçiş Dönemi (11. Ve 13. Yüzyıllar arası) olarak adlandırdığımız süreçte verilen dört önemli eserden ”Kutadgu Bilig" (Yusuf Has Hacip) ve "DivanüLügati’t Türk” (Kaşgarlı Mahmut) adlarındaki iki önemli eseri önceki yazılarımızda tanıtmıştık. Bu yazımızda dönemin diğer ik¡ önemli eserini tanıtmaya çalışacağız.

Bu eserlerden biri Edip Ahmet Yükneki’nin yazdığı "Atabetü’lHakayik" adli eser olup 12.

Yüzyılda yazılmıştır. Eserin adı ”Gerçeklerin Eşîği” anlamına gelir. Yazar Edip Ahmet’in hayatı hakkında çok geniş bilgilere sahip değiliz. Doğuştan “görme engelli” olduğu, ancak çok zeki bir insan olduğu söylenir. Doğu Türkistan’da Taşkent yakınlarında bir kent olan Yükneki’li olduğu için Edip Ahmet Yükneki olarak tanınır. Döneminin saygın bir din adamı ve bilge kişisi olarak bilinir. Ancak sanat yönü çok güçlü değildir ve sanatı din ve ahlak değerlerini insanlara iletme aracı olarak görmüştür.

"Atabetü’lHakayik” Hakaniye lehçesiyle yazılmış didaktik (öğretici) bir eserdir. Aruz ve hece ölçüsü kullanılmıştır. Dili dönemin diğer eserlerine göre daha ağırdır. Kitapta Allah’ın, Peygamberin ve dört halifenin övüldüğü 40 beyit tutarında gazel biçiminde aruz ölçüsü ile yazılmış ilk bölümden sonra 101 dörtlükten oluşan ahlaki öğütlerin verildiği ikinci bölüm yer alır. Dörtlükler mani şeklinde kafiyelemiştir ve hece ölçüsü kullanılmıştır. Eserde yazar öğütlerini ayetlerle ve hadislerle desteklemiştir. Eserin orijinali M. Asim Ersoy tarafından bulunmuştur. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

Geçiş Döneminde tanıtacağımız diğer eser ise Hoca Ahmet Yesevi’nin( ? - 1166) hikmetlerinin yer aldığı “Divan-i Hikmet” adli eseridir. İranlı şairlerin "Pir-i Türkistan" diye adlandırdıkları Hoca Ahmet Yesevi’nin hayatı bazı menkıbelere dayanır. Güney Kazakistan’da Türkistan adı ile tanınan Yesi şehrinde (Sayram kasabası) doğduğu, sonra Buhara’da yaşadığı bilinir. Tasavvuf düşüncesinin ilk ve en önemli temsilcisidir.

“Hikmet” diye adlandırılan 144 şiir ve bir münacattan (Allah’a yakarış şiiri) oluşan bu eser din ve tasavvuf konularını ele alır. Genellikle 7‘li ve 12’li hece ölçüsünün kullanıldığı hikmetler dörtlüklerle aaab düzeniyle ve redifli yarım uyaklarla yazılmıştır. Kitapta aruzla gazel tarzında yazılmış hikmetler de vardır. Hakaniye lehçesiyle yazılan eserde yalın halk Türkçesi kullanılmıştır. Biçim bakımından koşuklara benzeyen hikmetler içerik olarak İslam dinini ve tasavvuf öğretisini anlatır. Hikmetler daha sonra Anadolu’da tekke edebiyatında görülen ilahi şiir şeklinin ilk biçimleridir. Sanat endişesi güdülmeden tasavvuf inancını yaymak amacıyla yazılan bu şiirler lirizm yönünden zayıf olmalarına rağmen halk üzerinde çok etkili olmuştu .

Hoca Ahmet Yesevi, yaşadığı bölgede İslamiyet’i yeni kabul eden göçebe Türk boyları arasında hikmet adını verdiği şiirleriyle çok sevilmiş, ünü bütün Türkistan’a yayılmış, Anadolu’ya kadar geniş bir coğrafyada etkili olmuş, Yunus Emre’yi yetiştirecek olan düşünce ortamını hazırlamıştır. Altmış üç yaşına geldiğinde şeyhlik geleneğine uyarak tekkesinin avlusunda hazırlattığı “çilehane"ye girmiş ve ölünceye kadar buradan çıkmamıştır. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erinç Gürbüz - Mesaj Gönder

# kent

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?