CHP düdüklü tencere gibi patlarsa; bütün “sol mahalle” yanar…

Patlama; düdüklü tencerenin başına gelecek en önemli risktir. Biliyorsunuz düdüklü tencereyi patlatan ise basınç sıkışmasıdır. İşte o basınç sıkışması; bugün   CHP için en büyük bela haline gelmiş durumda…

Allah muhafaza düdüklü tencereye benzer biçimde patlama olursa sadece CHP zarar görmez, bütün “Sol mahalle yanar” ve bunun zararını da ülke olarak hepimiz çekeriz. Çünkü Türkiye’nin dengesi bozulur…

Son bir yıldır  kah yazmaktan kah CHP’nin yöneticisi olan dostlara anlatmaktan inanın yoruldum.

En son geçen hafta gazeteye Harun Yıldızlı, Hakan Çakar, Songül Kaya ve Fatma Kaplan Hürriyet ile birlikte ziyaretimize gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın’a “İktidar erirken CHP’nin oy oranı niye artmıyor?” diye sormuş, aldığım yanıtlar dan tatmin olmamıştım…

Kuşkusuz Kılıçdaroğlu ve yardımcıları kurultayda ezici çoğunlukla seçildikleri için her şeyin en iyisini ve en doğrusunu onlar biliyor. Ayrıca onlara akıl vermek ne benim haddim ne de görevim.

Buna rağmen CHP’nin son 50 yılını yaşayarak görmüş biri olarak tarihe not düşmek istiyorum…

Kılıçdaroğlu ve 31 Mart stratejisi…

Kılıçdaroğlu ve kurmayları 31 Mart’ta başarı kazanmış stratejiyi koruyarak yeniden bir başarı hikayesini yazabileceğini düşünüyor ve ona inanmış olarak yol alıyorlar. Onlar için CHP’nin saati 31 Mart gecesinde durmuş…

Bu politikanın sürdürülüş biçiminden dolayı epey bir zamandır CHP’nin içinde bir basınç sıkışması oluşmaya başladı.

Nedir bu basınç sıkışması?

İktidar cephesi gerilerken hele hele kararsızlar çoğalırken CHP bir türlü oy oranını yükseltemiyor. Buna karşılık “Dostlarımızla yürüyeceğiz” diyen Kılıçdaroğlu’nun bütün muhalefeti bir arada tutmak için onlara verdiği değer ise, kendi partilileri arasında ‘üvey evlat muamelesi” olarak yorumlanıyor. Bu artık sinirleri bozan çok yaygın bir kanaat haline geldi.  Diyorlar ki “Sayın Genel başkan ittifak ortağı diğer partilere gösterdiği yakın ilginin onda birini bize göstersin”

 İşte tüm bunlar üst üste gelince CHP’de bir basınç sıkışması oluşuyor…

Ankara kulisleri; 3 eski genel başkan devrede…

Ankara kulislerinden aldığım en son bilgilere göre; CHP’nin Akil İnsanları ya da Ak Saçlıları diye anılan üç eski genel başkanı gelişmeleri yakından izliyor ve CHP’de yaşanması olası kopmalara engel olmaya çalışıyorlar. Murat Karayalçın, Hikmet Çetin ve Deniz Baykal’ın kapısı son 15 gündür çok aşındırılıyormuş.

Biliyorsunuz geçen hafta üç milletvekili istifa etti. Üç eski önemli milletvekili de partiden istifanın eşiğinden dönmüş. Döndürenler de eski genel başkanlarmış. (Bunun benzeri de ilimizde yaşanıyor. Yönetici olmayan iki önemli siyasi aktör, ilimizde epey bir istifanın önüne geçti- tabiki şimdilik- )

Muharrem İnce cephesi hareketli bununla birlikte başka gelişmeler yaşanırsa da sürpriz olmayacak gibi görünüyor. Kısaca CHP’nin Türkiye genelindeki kulislerinde büyük bir hareketlilik başladı. CHP’nin akil insanları kopmalar ve yeni parti arayışlarının önünü kesmeye çalışıyor.

Talepname hazırlıyorlar…

Bu bağlamda CHP’nin eski genel başkanlarıyla bazı Akil İnsanları’nın Kılıçdaroğlu’na bir talepname hazırladıkları da aldığım bilgiler arasında. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile CHP genel başkan adaylığının üyelerle belirlenmesi talep edileceklerin ilk sırasında bulunuyor. Ayrıca milletvekili ve belediye başkanlığı adaylıklarında da mutlaka ön seçim uygulanması isteniyor…

Tabi tüm bunlar CHP’de çok büyük bir basınç sıkışmasının bulunduğunun göstergeleri. Kimse bu işin nereye evrileceğini tahmin edemiyor ve CHP’de beklenmeyen çok önemli gelişmelerin yaşanması ihtimali de büyük korkuyla birlikte  stres yaratıyor.

Patlarsa “ Sol Mahalle” yanar…

31 Mart hem yerel seçimdi, dolayısıyla hem konjonktür hem siyasi iklim farklıydı. İki yıl geçti, seçimlere kadar elbette daha epey zaman geçecek ve çok şey değişecek. Buna rağmen 31 Mart stratejisini aynen yürürlükte tutmak CHP için artık statükonun ta kendisi haline geldi.

Statükoya dönüşen bu strateji, CHP’ye enerji veren canlı dinamik iç yapısını baskı altına aldı. Bu da basınç sıkışmasına yol açıyor.

Bunu hiç kimse küçümsememeli; evdeki düdüklü tencereye benzer ve Allah korusun bir patlarsa bırakın evi yakıp yıkmasını bütün mahalleyi yangın yerine çevirebilir…

Dolayısıyla basınç sıkışmasından dolayı CHP’nin tenceresi patlarsa, yalnız CHP değil, bütün “Sol Mahalle” yanar…

Çünkü basınç sıkışması önce yerinden saydırır(bugüne kadar CHP’de yaşananlar) ardından gerileme başlar ondan sonrası ise kaostur. Bu da hem CHP’yi hem de sol mahallenin tümünü yakar…

Süreci CHP Genel Merkezi iyi yönetemezse…

3 milletvekilinin istifası CHP’de moralleri tahminimden öte bozmuştu. Sonra Muharrem İnce’nin parti mesajları, Mustafa Sarıgül’ün TDH’sı ve bir başka parti daha kurulması ihtimalleri belirmesi ihtimalleri küçümsenecek gelişmeler değildir. Bunlar birbirini tetikleyecek olursa ayrıca örgütlerden, eski milletvekillerinden, partinin önderi konumundaki kadrolardan gelebilecek olası istifa haberleri  CHP’de bir panik havası yaratabilir…

Sonrasını kestirmek ise mümkün değil. Ama kaybeden sadece CHP olmaz bütün sol mahalle ile birlikte Türkiye kaybeder…

Çıkış nedir?

Bir:

Kimse CHP ittifakı bozsun demiyor. Trafik polisliği yapılmasın, partinin kimliği ve kişiliği ezdirilmeden, diğer ittifak üyelerine her bakımdan saygı gösterilerek, onlar kucaklanarak hatta onlara ağabeylik yapılarak devam edilsin isteniyor.

CHP genel merkezi şu ana kadar bunların hiç birini yapamadı…

İki;

CHP Türkiye üzerine bir hikaye yazamıyor topluma gelecek adına umut aşılayamıyor bu da yerinde saymasına hatta gerilemesine yol açıyor

Ekonomiyi temel alıp üzerine demokrasiyi oturtarak eğer bir hikaye yazabilirse bu zaten onu muhalefetin lideri haline getirecektir.

Üç:

CHP pandemiden sonrasına hiç odaklanmıyor. Oysa hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, o nedenle partide hem program anlamında hem de  yapısal değişim anlamında hazırlıklı olmalı.

Kılıçdaroğlu CHP’deki zamanı sanki 31 Mart seçimlerinde durdurdu. Oysa o zamandan bugüne hemen hemen 2 yıl geçti. CHP’nin bu kadar süredir yerinde sayması hayra alamet görülmemeli…

Dört:

CHP kadrolarında heyecan azaldı, büyük bir yorgunluk ve umutsuzluk baş göstermeye başladı. Kılıçdaroğlu kendi öz evlatlarına sahip çıktığını hissettirecek adımlar atmalı.

 

Toparlacak olursam;

Kılıçdaroğlu ve kurmayları silkelenmeli. CHP’nin gidişatında arızalı bir hal var. Düdüklü tencere gibi parti patlayabilir. Patlamaması için de önlem almaya mecburlar. Yoksa hem kendilerini hem CHP’yi hem de “Sol mahalle” nin tümünü yakabilirler…

Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkan adaylığının partili üyelerle belirlenmesi mantıklı bir öneridir. Biriken bütün gazı alabileceği gibi CHP’ye yenilenme yolunu da açar. Ayrıca milletvekili ve belediye seçimlerinde  parti üyelerinin  görüşlerinin alınacağı bir ön seçim müessesinin getirilmesi şarttır. Bunlar CHP’ye nefes aldırır. Ama güzel bir Türkiye hikayesi yazamazsa, aldığı nefesi bir süre sonra yine tüketmeye başlar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadun Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

İbrahim Güçlü - Değerli dostum, aynı his ve kaygıları taşıyoruz, benim farklı düşündüğüm noktalardan biri, CHP seçmeni biat kültüründen gelmediği için, yüksek sesle yaptığı eleştiriler CHP de ki sıkıntılarıın oldugundan büyük görünmesine sebep oluyor. Söz konusu sıkıntı daha çok yukarıdaki aktörlerde taban da böyle büyük bir kaygı görünmüyor. Şu olabilir mi olur, ateşle oynarken yangın çıkabilir.

Şu tespit e katılırım, yerel seçimlerdeki başarıda beklemek durağanlaştırır.

Geleceğe dönük umudumu, millet ittifakının çekim merkezi oluşu ve giderek demokrasi platformuna evrimleşiyor olması, milet ittifakı seçmen kitlesinin bilinç düzeyi, sorgulama gücü, en büyük güvencedir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Şubat 23:08
01

Mehmet - Partiyi cok güzel özetlemişsin 1hafta sonra istifalar ülke genelinde başlar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Şubat 09:48


Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?