Neden yalan söylenir.

Vaktiyle büyük bir şehirde çok zengin bir aile vardı. Bu ailenin Ahmet adında bir çocukları vardı. Bu çocuk henüz yedi yaşındaydı ve ilkokulun birinci sınıfına gidiyordu. Ahmet’in,  Hasan adında bir arkadaşı vardı. Hasan orta halli bir ailenin tek evladı idi .

Bu iki arkadaş, ilkokulu, ortaokulu, liseyi ve üniversiteyi beraber bitirdiler. Her ikisi de büyümüş ve yakışıklı birer delikanlı olmuşlardı.

Hasan bir inşaat şirketinde mühendis olarak çalışmaya başlar. Ahmet ise bir inşaat şirketi kurdu ve büyük bir otel inşaatı ile başladı. İnşaatı yaptıranlar; ölen babasının zengin ve doğru sözlü olduğunu bildikleri için, hiç mukavele yapmağa lüzum görmeden işi ona verdiler.

Yalnız bir sözlü anlaşma yaptılar. Bu sözlü anlaşmaya göre: Bina en iyi malzeme ile yapılacak. Sağlam ve güzel olması için hiçbir şey esirgenmeyecekti ve bir yıl sonra teslim edilecekti. Ahmet bunları kabul etti ve binanın, istedikleri gibi olacağına söz verir.

İnşaat iki yıl sonra biter, otel dışarıdan güzel gözüküyordur; fakat gerçekte çok kötü malzemeler kullanılmıştır. Binanın yapılışından üç dört ay sonra binanın bazı yerlerinde çatlaklar görülmeye başlar ve nihayet bina çöker.

Ahmet’in yalan söylediği ve sözünü tutmadığı böylece meydana çıkar , Binanın sahipleri dava ederler  mahkemede Ahmet ‘in yalan söylediği meydana çıkar ve  davayı kaybeder sonuç malum ..!!

Hasan ise, çalıştığı şirkette gittikçe derecesi yükselir ve şirkete ortak olur. Yaptığı işlerde doğruluğu sayesinde tanınır ve artık zengindir.

Bir gün, eve dönerken, yolda dilenci görür ve para vermek üzere eğildiğinde dilenci ile göz göze gelince, dilenciyi tanır ..

— Ne arıyorsun burada?

Ahmet ağlayarak başından geçenleri anlatır, arkadaşı onu evine davet etmek ister ama o koşar adımlarla oradan uzaklaşır.

Hasan şaşırmış, çok üzülmüş ve dona kalmıştır.

Bir kaç gün sonra gazeteler, bir parkta bir dilencinin ölü olarak bulunduğunu yazmaktadır.

İşte o bir zamanlar gururlu ve onurlu kişiler yaşarlar ve yalanları ortaya çıktımı çok sevdikleri yaşamlarını bile hiçe sayarlarmış.

Oysa bugün yalanlar ve yalan söyleyenler birbirleri ile yarış edercesine yalanlara yalan katıyorlar hem de hiç yüzleri kızarmadan , utanmadan , sıkılmadan ..

Gözünün içerisine baka baka , umursuzca , utanmazca ..

Yalanın her kötülüğün ve itibarsızlığın başlangıcı olduğunu unutmayalım ve yalan söyleyenin yüzüne çarpalım ..

 

SAYGILARIMLA

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fazile Özkurt - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çağdaş Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çağdaş Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Çağdaş Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çağdaş Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni web sitemizi beğendiniz mi?